Büyük Birlik Partisi

GENEL BAŞKAN GÜNDEMİ

2017-10-11 14:35:36

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ, AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETİLERİ’NİN İSTEDİĞİ ZAMAN POSTA KOYACAĞI BİR DEVLET DEĞİLDİR.”

Genel Başkanımız Mustafa Destici, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, Amerika Birleşik Devletlerinin istediği zaman posta koyacağı bir ülke olmadığını söyledi.

Genel Merkez Binasında haftalık basın toplantısında konuşan Destici, Tüpraş’daki patlamanın milletimizi derinden yaraladığını ifade etti.
Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Bu patlamada hayatını kaybeden işçi kardeşlerimize, çalışanlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun. Mekânları cennet olsun. Ailelerine ve birlikte çalıştıkları iş arkadaşlarına başsağlığı dileklerimi ve üzüntülerimi bildiriyorum. Allah (cc) ailelerine, yakınlarına da sabrı cemil niyaz etsin ve yaralı olan kardeşimize de yüce Rabbimden acil şifalar niyaz ediyorum” dedi.

Ampute Milli Takımının Avrupa Şampiyonu olması ile sevince boğulduklarını kaydeden  Genel Başkanımız Destici, “Ampute Milli futbol takımımızın Avrupa şampiyonluğunu kazanması gerçekten insanın bir takım uzuvlarını kaybetse de inancıyla, imanıyla, yüreğiyle hangi başarılara imza atabileceğini göstermesi açısından ve özellikle de A Milli futbol takımımıza örnek olması açısından çok kayda değer yüksek bir başarıydı. Ben Ampute futbol takımımızın bütün oyuncularını ayrı ayrı yürekten tebrik ediyorum. Teknik heyetine, emek veren, destek veren herkese de şükranlarımı sunuyorum. Bizlere büyük bir sevinç yaşattılar, bizleri gururlandırdılar. Bütün Türkiye’nin sevinci oldular."dedi.

ABD ile Türkiye arasında yaşanan vize gerginliğini değerlendiren Destici, “Amerika Birleşik Devletleri'nin ölçüsüz uyarı ateşi niteliğindeki vize tepkisinin sebebinin sadece İstanbul Başkonsolosluğu’nda çalışan bir şahsın tutuklanması ile sınırlı olamayacağı kanaatindeyiz. Özellikle Türkiye'nin son dönemlerde Rusya ve İran’la Astana zirvesinden sonra başlatmış olduğu İdlip harekâtının, operasyonunda bu kararda etkili olduğu kanaatindeyiz.” diye konuştu.
Genel Başkanımız Destici, “Bugün Amerika Birleşik Devletleri ile geldiğimiz bu vize sorununun müsebbibi asla ve kat’a Türkiye ya da Türkiye'yi yönetenler değildir. Bu problemin sebebi Amerika Birleşik Devletleri, Amerika Birleşik Devletleri'nin siyasetçileri, orayı yönetenler ve onun Ankara'daki büyükelçisidir. Amerika Birleşik Devletleri'nin şunu bilmesi lazım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, asla ve kat’a Amerika Birleşik Devletleri'nin canı istediği zaman posta koyabileceği, gözdağı verebileceği, uyarı ateşi yapabileceği bir ülke değildir. Bunun böyle olmadığını mütekabiliyet esasları çerçevesinde aynı seviye de verilen cevap da göstermiştir. Türkiye çok haklı bir durumda. Çok kararlı, inançlı bir adım atmıştır. Amerika Birleşik Devletleri'ne aynıyla mukabelede bulunmuştur ve bir yönüyle de sen kim oluyorsun deme kararlığını da göstermiştir.” şeklinde konuştu.

ABD’yi sert bir dille eleştiren  Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Amerika Birleşik Devletleri şunu bilmelidir ki; dönüp tarihine bakarsa daha Amerika Birleşik Devletleri kurulmadığı da Amerika kıtası keşfedilmediğinde de Türk devleti vardı. Amerika tarihi bilgisini geliştirmeli ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin köklerinin nereye dayandığına bakmalı ve bundan sonra Türkiye ile ilgili bir karar verirken de bin kere düşünüp ondan sonra bir adım atmalıdır. Amerika Birleşik Devletleri bugün PYD, YPG ile ortaklık yapma yanlış içerisindedir. Hiç unutmasınlar ki eğer bu yanlışlarından en kısa süre içerisinde dönmezlerse bunun da bedelini ağır bir şekilde ödeyeceklerdir. Çünkü terör örgütleriyle teröristlerle iş tutanlar, bugüne kadar nasıl bunun bedellerini ödemişlerse Amerika Birleşik Devletleri de açık bir şekilde PKK'nın uzantısı olan PYD ve YPG ile iş tutmanın bedelini gün gelecek ve ödeyecektir.” ifadelerini kullandı.
Genel Başkanımız Destici, “Biz Amerika Birleşik Devletleri ile problem yaşayalım, sorun yaşayalım demiyoruz. Biz iyi ilişkiler kurmak istiyoruz. Ama bugün ABD, Türkiye ilişkilerinin bu düzeye gelmesinin müsebbibi Amerika Birleşik Devletleri ve onun hem Amerika'daki yöneticileri hem de Türkiye'deki büyükelçisidir. Büyükelçilerin görevi görev yaptığı ülkeler de kriz çıkarmak, krizleri körüklemek ya da ateşe benzin dökerek gitmek değildir. Tam tersine büyükelçilerin görevleri çıkabilecek krizleri önceden öngörerek bunların çıkmasını önlemektir. Ya da bir kriz çıkmışsa bu krizin aşılması noktasında büyük gayret göstermektir. Ama son ABD Türkiye arasındaki vize krizinde görülmüştür ki; Amerika'nın buradaki Büyükelçisi John Bas bırakın kriz önlemeyi tam tersine bu krizin çıkması için elinden gelen her türlü gayreti göstermiş ve bu krizin baş müsebbibi olmuştur. Ama hak ettiğini, layığını bulmuş Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden iktidarıyla, muhalefetiyle sivil ve askeri bürokrasi ve milletin tamamından da hak ettiği muameleyi görmüştür.

Krizlerden yana olmadıklarını kaydeden Destici, “Bu krizinde sağduyuyla Amerika Birleşik Devletleri yöneticilerinin aklını başına almasıyla çözüleceğini ümit ederiz. Çünkü Türkiye'yi kaybeden çok şey kaybeder. Amerika Devlet Başkanı başta olmak üzere bütün yöneticilerinin bunu iyi bilmesi ve bundan sonra 
Türkiye ile ilişkileri de bu hassasiyetle koruması ve gözetmesinin kendi menfaatlerine coğrafyanın menfaatine ve dünya barışının menfaatine olduğunda bir kere daha ifade etmek istiyorum ve temennimiz odur ki inşallah bu kriz fazla sürmez ve bir an önce çözüme kavuşturulur. "d
edi.

Güney sınırlarının Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğundan bugüne en sıkıntılı süreçleri yaşamakta olduğunu belirten  Genel Başkanımız Mustafa Destici, “900 kilometrelik Suriye sınırımız hem Irak sınırımızın hemen öbür tarafında hiç istemediğimiz iç savaşlar yaşanmakta, hiç istemediğimiz oluşumlar meydana getirilmekte ve bunlar Türkiye'ye açık bir tehdit olarak devam etmektedir. Tabii Türkiye'nin buna karşı almış olduğu önlemler, Türkiye'nin buna karşı uyguladığı politikalar bugün çok doğru ve yerindedir. Özellikle Suriye'nin kuzeyinde PYD ve YPG nin varlığı Türkiye için hem Hudut ve güvenliği hem de Devletin bekası ülkenin milletin birliği, bütünlüğü ve dirliği açısından çok uzak olmayan çok yakın diyebileceğimiz bir tehdit ve tehlikedir. Onun için Türkiye'nin İdlib operasyonunu bu çerçevede değerlendirmek gerektiğinin altını bir kere daha çizmek istiyorum. Evet, belki bugün İdlib de PYD ve YPG unsurları yok. Başka terör unsurları var. Ama zaten Türkiye'nin amacı, gayesi ve politikası sadece bir terör örgütüne terör grubuna yönelik değil o bölgede ne kadar terör örgütü varsa hepsinin bölgeden temizlenmesine yöneliktir. İdlib operasyonunda Türkiye hem İdlib’in teröristlerden kurtarılmasına öncülük ederken bu operasyon içinde bizatihi yer alırken öbür taraftan da PYD ve YPG nin Afrin’e ulaşarak oradan Akdeniz'e ulaşma ve bir PYD, YPG koridorunu da önleme gayesi ile yola çıkıldığını herkesin bilmesi lazım. Hadise'ye böyle bakması lazım ve bu operasyonun arkasında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde sınır ötesi operasyonlara evet diyen iktidarıyla, muhalefetiyle meclis içi ve Meclis dışı muhalefetin tamamen Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, ordumuzun, devletimizin yanında sonuna kadar durması bu operasyonu başarıyla tamamlanması açısından çok önemlidir. Bu operasyonu doğru, kararlı atılmış bir adım olarak görüyoruz ve destekliyoruz.” diye konuştu.
Bu operasyonu sadece ile İdlib ile sınırlı kalınmamasını yineleyen  Genel Başkanımız Destici, “Afrin başta olmak üzere PYD ve YPG nin Suriye'nin kuzeyinde oluşturduğu bütün sözde kantonlara bu operasyonların yapılarak PYD / YPG’nin tamamıyla Suriye’nin Kuzeyinden hatta yeryüzünden temizlenmesi zaruretini bir kere daha İfade ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin buna gücü vardır. Allah'ın izniyle inşallah en kısa zamanda bu gerçekleşecektir.” dedi.
Başbakan Binali Yıldırımın önümüzdeki günlerde yapacağı Irak ziyaretini değerlendiren Destici, “Yapılacak olan Irak ziyaretini anlamlı ve değerli buluyoruz. İnşallah bu işbirliği devam eder ve bölgenin huzuru açısından Barzani’nin yapmış olduğu bu gayrimeşru ve korsan referandum tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılır.” dedi.
Kerkük’ün Türkmen şehri olduğunu ebediyete kadar da devam edeceğini ifade eden Destici, “Kim ne yaparsa yapsın Kerkük’ün bir Türkmen şehri olduğunu ve Allah'ın inayetiyle de ebediyete kadar da Müslüman Türk şehri olarak varolacağına yürekten ve kalpten inanıyoruz. Ve sonuna kadar Türkmen kardeşlerimizin yanında olduğumuzu buradan bir kere daha ifade etmek istiyorum. Irak Türkmen cephesi lideri Erşat Salih'i gardaşımı bir kere daha onun şahsında bütün Türkmen kardeşlerimize sevgilerimizi selamlarımızı iletiyoruz.” dedi.
Türkmen Lideri Erşad Salih’inin kendi sosyal paylaşım hesaplarından kendilerine teşekkür ettiğini ifade eden  Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Bize teşekkür etmelerine gerek yok. O teşekkür onların büyüklüğündendir. Biz daha önce de ifade ettiğimiz gibi biz Kerkük’ü orada yaşayan Türkmenleri değil kendimizi savunuyoruz. Çünkü onlar biz, Biz’de onlarız. Ankara neyse Kerkük odur. Sivas neyse Telafer odur. Burada yaşayan Ahmet, Mehmet, Mustafa neyse Kerkük’de Telafer’de, Tuzuhurmatuda yaşayanlar odur. Burası ne kadar Vatan toprağıysa Kerkük'te, Telafer'de o kadar Vatan toprağıdır ve kutsaldır. Şehit kanlarıyla sulanmıştır ve korunması için de yine Şehitler verilecekse veririz ama o toprakları elden çıkmasına ya da başkalarının çiğnemesine asla ve kat’a izin vermeyeceğimizi de herkesin bilmesini isteriz. Ben bir kere daha buradan o bölgede yaşayan Türkmen kardeşlerimiz başta olmak üzere, Barış'tan yana olan kardeşlikten yana olan Arap, Kürt bütün masum insanlarımızı ve bütün Müslüman kardeşlerimizi sevgiyle saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum. Batının oyununa Emperyalist Küresel Güçlerin oyununa, Siyonist İsrail'in oyununa gelmemelerini, onların taşeronu olan Barzani kılığındaki yöneticilerine prim vermemelerini ve kardeşliği bozacak her türlü adımdan uzak durmalarını bunun herkes için hayırlı olduğunu bir kere daha ifade etmek istiyorum.



FOTO GALERİ


GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ