Büyük Birlik Partisi

GENEL BAŞKAN GÜNDEMİ

2017-12-20 16:51:06

HÜKÜMET TÜRK İŞ’İN ASGARİ ÜCRET TEKLİFİNİ GÖZÜ KAPALI KABUL ETMELİ

Genel Başkanımız Mustafa Destici, Hükümet’in Türk İş’in vermiş olduğu asgari ücret teklifini gözü kapalı kabul etmesi gerektiğini söyledi.

  Genel Merkez Binamzıda haftalık basın toplantısı düzenleyen Destici, konuşmasına İzmir’in Ödemiş ilçesinde 2 öğrenci tarafından tüfekle öldürülen Okul Müdürü Ayhan Kökmen’e Allah’tan rahmet dileyerek başladı.
  Bu olayın bütün Türkiye’yi üzdüğü gibi kendisinin de eğitimci olmasından dolayı çok üzdüğünü kaydeden Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Öğretmenlerimizin şöyle bir serzenişleri var. Bir öğretmen hasbelkader bir öğrencisinin kulağını çekse ya da hafifçe bir onu uyarı niteliğinde bir hareket yapsa bu bütün Türkiye'nin gündemi oluyor. Basın bunu en yüksek dereceden haber yapıyor. Ama öğretmenler bu tür ölümle neticelenen hadiseler ile karşı karşıya kaldığında yeteri kadar kamuoyunda yer bulmuyor ve duyarlılık gösterilmiyor diye haklı bir serzenişleri var. Onu da burada sizlerle paylaşmayı bir Eğitimci olarak borç biliyorum. Tabii biz eğitimin sevgi ve saygı temeline dayalı olmasını istiyoruz ne öğretmen öğrencisini darp etsin ya da şiddet uygulasın ne de öğrenci öğretmeni bırakın yani silahla vurmayı, en küçük saygısızlıkta bulunsun. Biliyorsunuz örfümüzde, âdetimiz de, ahlakımızda geleneğimizde öğretmeni 1 kilometre öteden gördüğümüzde eskiden hazır ola geçilir ve beklenirdi öğretmen geçsin diye. Şimdi o günlerden bugünlere gelinmiş yani sevgi ve saygıyı tam anlamıyla eğitim camiamıza yerleştirmenin en önemli hadiselerden birisi olduğunu burada vurgulamak istiyorum.” Dedi.
  Müfredattaki ve eğitimdeki diğer eksiklerin giderilmesi gerektiğini ifade eden Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Öğretmen açığı kapatılmalı, atanamayan öğretmenler atanmalı, sadece okulları donatmakla değil öğretmenleri iyi yetiştirerek eğitimde kalitenin yükseleceği gerçeği bunların hepsini zaten söylüyor ve her zaman ifade ediyoruz. Ama eğitimimizdeki, eğitim camiasında ve eğitim hayatımızdaki bir önemli problem daha son dönemlerde karşımıza çıkmaya başladı. O da öğretmen öğrenci ve öğretmen veli ilişkileri. Bunlar maalesef gittikçe şiddetle sonuçlanan hâdiselerin çokluğu dikkat çekmeye başladı. Bizde bu hususa dikkat çekmek istiyoruz ve bununla ilgili özel bir çalışma gerçekleştirilerek artık biz ne öğrencisini darp eden, aşırı şiddet uygulayan öğretmen de olmasını istemiyoruz ama öbür taraftan da öğretmenini darp eden ya da öğretmenini öldürecek seviyeye gelen öğrencilerin de olmaması için hangi tedbirler alınması gerekiyorsa ivedilikle tedbirlerin alınmasını buradan bir kere daha çağrı yapıyoruz ve bir kere daha Ayhan Kökmen öğretmene ve onun şahsında bu şekilde hayatını kaybeden bütün öğretmenlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.” Şeklinde konuştu.
  Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yapılacak olan Kudüs oylaması ile ilgili açıklama yapan Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Kudüs olayı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine taşındı. Güvenlik Konseyi'nin 15 üyesi var. Bu 15 üyeden 14 tanesi ABD'nin ve Tramp'ın bu kararının yanlış olduğunu ve dolayısıyla da hükümsüz kılınması için el kaldırdı. Sadece Amerika Birleşik Devletleri tek başına buna Hayır dedi. Yani 14 de 1 kaldı ve bütün dünyada yalnızlaştı. ABD'nin bu derece yalnızlaştığı hadiseler çok enderdir ve işte bunlardan bir tanesini ABD yaşadı. Tabii bu kararı veto etti. 5 Daimi ülkenin veto kararı var. Bunlardan birisi de ABD ve kararı veto etti. Yarın veto edilen bu kadar Newyork da Amerika Birleşik Devletleri'nde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda görüşülecek. Orada biz ümit ediyoruz ki yine ABD dışındaki bütün ülkeler inşallah evet oyu kullanacaklar ve ABD orada yalnızlığını daha büyük bir şekilde hissetsin. Tabi orada kararın alınabilmesi için üçte ikilik çoğunluk gerekiyor ve orada ABD'nin ya da başka bir ülkenin veto hakkı da bulunmuyor genel kurulda. İnşallah biz yarınki oylamada üçte iki çoğunluğun çok üzerinde Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail dışındaki bütün ülkeleri İnşallah Evet diyerek ABD'nin aldığı bu kararın geçersiz olması için bir sonuç çıkacağını beklediğimizi buradan ifade etmek istiyorum.” Şeklinde konuştu.
  Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndan ne çıkacağı elbette önemlidir. Ama bizi bir dereceye kadar ilgilendirir ve ondan sonrasında da ilgilendirmez. Çünkü önemli olan tarihi gerçeklerdir ve önemli olan asıl olan şudur ki Kudüs bizim Beyt- ül Makdis'imiz, Dar -üs Selamımız'dır. Kudüs bizim kutsal mekânlarımızın Mescidi Aksa, Kubbet-üs-sahra başta olmak üzere bizim için kutsal olan mekânların bulunduğu bir beldedir. Kim hangi kararı alırsa alsın biz Kudüs'ten vazgeçmeyiz, Kudüs İslam’ındır ve Filistin'in başkentidir.
  Suriye'nin kuzeyinde ve Irak'ta yaşanan olayların Dünya da ve Türkiye de ikinci plana düştüğünü vurgulayan Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Bizim için her zaman Suriye'nin kuzeyindeki gelişmeler en önemli gündem maddelerinin başındadır. Türkiye için bir kere daha altını çizerek vurgulayarak söylüyorum Türkiye için en yakın, en ciddi tehlike Suriye'nin kuzeyinde yaşanan gelişmelerdir. Türkiye asla ve kat’a Suriye'nin kuzeyinde bir PYD, YPG varlığına müsaade edemez. Bırakın PYD’nin YPG’nin orada kendisine bir devlet kuracak alanlar açmasına varlığına dâhil müsaade edemezsin. Centkom da savaşmamız gerekiyorsa savaşır, hangi bedeli ödemesi gerekiyorsa öder ama buna müsaade edemez. Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'nin kuzeyinde Türkiye'ye karşı açık hasmane tutumları da kabul edilebilir değildir. Evet, anlaşılabilir noktaya gelmiştir daha önce anlaşılabilir değildi ama şu anda anlaşılabilir bir noktadadır. Amerika Birleşik Devletleri burada niyetini çok açık bir şekilde göstermiştir. Türkiye'ye karşı açık hasmane bir tutumu içerisindedir ve dolayısıyla da Türkiye açısından bu kabul edilebilir değildir ve misliyle mukabele göreceğini de inşallah inanıyoruz ve görmesi gerektiğini de buradan bir kere daha ifade etmek istiyorum.” İfadelerini kullandı.
  Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Türkiye haklı olarak tabi bölgedeki problemlerin çözümü için İran ve Rusya ile ve onun çevresinde oluşan ülkelerle, yapılarla önce Astana'da daha sonra da Soçi'de Suriye'deki savaşın durdurulması ve çözüm için bir araya geldiler. Rusya ile Suriye konusunda Astana da başlayıp Soçi'de devam eden bir süreç işletiyor olabiliriz ama bu bizim Rusya ile her konuda mutabık olduğumuz anlamına gelmez. Zaten olması da mümkün değil. Kırımı nereye koyacağız? Ya da hala Moskova'daki PKK, PYD ve YPG ofislerini nereye koyacağız? PKK'nın elinde gözüken Rus silahlarını nereye koyacağız? Biz Türkiye olarak Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı ne kadar dikkatliysek Rusya'ya karşı da o kadar dikkatli olmak ve attığımız adımların sonuçlarını öngörerek hamleler yapmak zorundayız. Onun için biz Türkiye olarak tuzağa düşme gibi bir kredimiz kalmamıştır. Çok dikkatli bir politika izlemek zorundayız ve ister bu tarafta Amerika olsun ister öbür tarafta Rusya olsun Türkiye için Suriye'de bir gerçek vardır. O da şudur; Türkiye Suriye'de çok düşük dozajda da olsa etnik ve mezhebi temelli bir siyasi çözüme Evet diyemez. Türkiye hala o bölgede terör unsurları faaliyetlerini sürdürdüğü sürece de bir siyasi çözüme de Evet diyemez. Türkiye bugün hala Afrin başta olmak üzere hemen sınırının dibindeki bölgelerde pkk-pyd unsurları cirit atarken ve bunlar Amerika ve Rusya tarafından desteklenirken Evet diyemez. Bütün bunların ortadan kaldırılması gerekiyor ve o bölgedeki terör unsurlarının temizlenmesi için Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Türkiye önce biliyorsunuz Fırat Kalkanı Harekâtı sonra İdlib operasyonu ve şimdi Afrin operasyonu hazırlıkları var. İnşallah ümit ediyoruz ve bekliyoruz ki en kısa zamanda Afrin operasyonu başlayacak ve Afrin den başlayarak Suriye'nin kuzeyindeki tüm PKK'lılar oradan temizlenecektir. Bu husus Türkiye'nin geleceği ve bekası ile ilgili bir milli meseledir. Türkiye buna asla ve kat’a hangi şartta olursa olsun göz yumamaz. Hangi bedeli ödememiz gerekiyorsa öderiz ama o bölgeyi temizlemek zorundayız.
  Meclisteki bütçe görüşmelerinden çok başka konuların konuşulduğunu belirten Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Hatta o konular üzerinden yumruklaşmalara kadar varan tartışmaların yapıldığını görmekteyiz. Bu da milletimiz adına üzüntü verici bir durumdur. Çünkü millet bütçeyi görmek istiyor. Millet bilmek istiyor. Bütçenin nelerden, hangi kalemlerden oluştuğunu gelirlerinin ne olduğunu, giderlerinin ne olduğunu bütçe denk midir, değil midir önümüzdeki süreçte enflasyon ne kadar olacak, faiz ne kadar olacak, cari açık ne kadar olacak, dış borç toplamı ne kadar, iç borç toplamı ne kadar, bunların faiz oranları nedir, burada milletin sırtına yüklenen yük nedir, bütün millet bunları görmek istiyor. Ama bakıyorsunuz bunların hiçbirisi gündemde değil. İktidar partisi bunların konuşulmasını istemeyebilir. Peki, Meclisteki diğer partiler Ana muhalefet başta olmak üzere niye bunları gündeme getirmiyorlar niye bunları gündeme taşımıyorlar ve hala kayıkçı kavgası yapmaya, sen ben kavgası yapmaya toplumu ayrıştırmaya, kutuplaştırmaya, kamplaştırmaya devam edecek sözler ve eylemlerine devam ediyorlar. Biz Büyük Birlik Partisi olarak bunu anlamakta zorlanan milletimize şunu söylüyoruz; hiç zorlanmayın. Biz gayet iyi anlıyoruz. Çünkü herkes kendi siyasi çıkarının peşinde. Ne kadar taraftar toplayabilirim ne kadar tabanımı tutabilirim bütün bunun derdindeler. Öncelik millet değil, öncelik tamamen kendi çıkarları ve Parti çıkarları.
  Bütçenin büyük bir bölümünün vergilerden oluştuğunu kaydeden Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Bu vergilerin de yine çok büyük bölümünün dolaylı vergilerden oluştuğunu görürüz. Yani milletin her bir ferdinin en fakiri ile en zengininin, asgari ücretle çalışanla diyelim en çok milyarlarca dolar serveti olanın aynı vergiyi ödediği kalemlerden. Yani akaryakıt istasyonuna gittiğinde aldığı benzin üzerindeki vergi gibi dolaylı vergilerden oluştuğunu görmekteyiz. Yine giderlerinde yine çok büyük bölümünü kamu harcamalarına ayrıldığını görmekteyiz. Hâlbuki biz nasıl bir bütçe isterdik. Biz üretimi yatırımı ve tasarruflu önceleyen bir bütçe isterdik. Maalesef bu bütçede üretimi yatırımı ve tasarrufu öncelemediğini tam aksine geçmiş yıllardaki bütçeler gibi tüketimi, giderleri ve israfı hala içinde barındıran bir bütçeyle karşı karşıya kaldığımızı, karşı karşıya olduğumuzu buradan görmekteyiz ve yine bütçede oluşacak açıklar milletin sırtına yüklenecektir ve borçlanmayla dönen bir çark olduğunu görmekteyiz. 2018'de devletin ağır bir borç yükü içinde olduğunu ve yine milletin de neredeyse sadece sanayicisinin, Tüccarın ve esnafın değil, memuru da işçisi de emeklisi de hatta işsizi de borç içinde. Kiminin kredi kartı borcu var, kimisinin ev borcu var, kimisinin okul taksiti borcu var, kimisinin vergi borcu var yani borcu olmayan vatandaş ne kadardır derseniz 100 kişi içinde acaba 5 kişi var mıdır herhalde yoktur diye düşünüyorum. Rabbim milletimizin devletimizin yar ve yardımcısı olsun."
  2018 Yılı Asgari ücret ile ilgilide açıklama yapan Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Asgari ücretli deyip geçmeyin. 5 milyonun üzerinde asgari ücretlimiz var. Biz Aileleri ile birlikte 20 milyonluk gibi bir kitleyi teşkil ediyorlar. Şu an aldıkları ücret en son Türk İş’in ya da başka sendikaların, ya da araştırmacıların ortaya koyduğu sonuca göre açlık sınırı altında ücret alıyorlar. 2018 için Türk İş ne istiyor. Net 1893 lira’ya çıkartılmasını istiyor Asgari ücretin. Buradan hükümete çağrımız şudur;  Bunu gözü kapalı imzalayın. Yani 1893 liranın nesini tartışacağız. Açlık sınırının hemen üzerinde verilmiş bir rakam. Hükümetin gözü kapalı, hiç tartışmadan imzalamasını bekliyoruz.” Dedi.
  Destici, “SSK ve Bağ kur emeklilerimiz var. Aslında bütün emeklilerimiz zor durumda. 10 milyonun üzerindeki emeklerimizin neredeyse tamamı zaten yoksulluk sınırının altında bir maaş alıyor. Ama 8 milyondan fazlası da açlık sınırı altında bir emekli maaşına mahkûm edilmiş durumda ve emeklilerimiz bu durumlarını düzeltilmesi için SSK, Bağ kur emeklerimizin %5 gibi bir zam talepleri var. Biz yine bunun karşılanabilir ve makul bir talep olduğunu ve değerlendirilmesi gerektiği gerektiğini ifade ediyoruz. Buralara kulak tıkanmamalı gözler kapatılmamalı tam tersine bu kesimlerden gelen talepler ve yüksek derecede hassasiyet gösterilmeli. Bu talepler yerine getirilmeli.
” Diye konuştu.
  Büyük Birlik Partisi olarak Taşeronların adeta bayrakları olduklarını vurgulayan Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Mutlaka ama mutlaka bu taşeron işçilerimize kadro düzenlemesinin bir an önce yasalaşması lazım. Devlet zaten bunun maaşını veriyor, giyim parasını veriyor, yemek parasını veriyor, yol parasını veriyor, devlete ek bir tek bir yük getirmeyecek. Ve nitekim Sayın Cumhurbaşkanı geçtiğimiz hafta yaptığı konuşmada “Taşerona verdiğimiz parayı da işçilerimize vereceğiz.” Dedi.  O ne demek taşeron oradan bir de kar payı alıyordu. Yani işçileri çalıştırmaktan. O parayı da taşerona vereceğiz demek. Ama bu konu hala netleşmiş değil. Sayın Başbakan açıklama yaptı. Bir, iki gün içinde taşeron yasasının netleşeceğini ve meclise getirileceğini ifade etti. Taşeron işçilerimizin de sabrı tükendi. Biz yılbaşından önce bütçe görüşmeleri ayın 22'sinde sona eriyor, hemen onun akabinde bu taşeron yasasının meclise getirerek artık netleşmesini ve kadro bekleyen yüz binlerce taşeron işçi kardeşimize hakkı olan kadroların kendilerine verilmesini bekliyoruz.” Şeklinde konuştu.
  KİT’lerde çalışan taşeron işçiler ile ilgili konuşan Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Tabii burada KİT'lerde çalışan yaklaşık 50.000 taşeron işçi var. Bunların şu andaki tasarıda bu grup içinde gözükmüyorlar. Bunların da böyle bir talepleri var. Mademki Kamuda çalışan Taşeronlara kadro veriyor kitlerde çalışanlarında bundan ayrı tutulmamasının ve bunların da bir değerlendirmeye tabi tutulmasını yine teklif ediyoruz. Büyük Birlik Partisi olarak yani nerede bir mağduriyet varsa, nerede bir mağdur kesim varsa bunların mağduriyetlerinin giderilmesi gerekiyor. Bizde Büyük Birlik Partisi olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da onların sesi ve soluğu olmaya devam edeceğiz.

 



FOTO GALERİ


1

GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ