Büyük Birlik Partisi

GENEL BAŞKAN GÜNDEMİ

2017-09-26 23:03:01

“TÜRKMEN KARDEŞLERİMİZ TEDİRGİNLİK İÇİNDE”

Genel Başkanımız Mustafa Destici, Türkmenlerin tedirginlik içinde olduğunu söyledi.

  Özel Bir Televizyon kanalında Kuzey Irak’taki sözde bağımsızlık referandumu ile ilgili açıklamalar yapan Destici, referandumun gayri meşru ve korsan bir referandum olduğunu ifade etti.

“BU BİR OYUN VE TEZGÂH”

  Barzani'nin bu kararı tek başına alıp uygulama gibi bir seçeneği olmadığını belirten Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Son dakika dün akşam itibariyle ortaya çıkan bazı gelişmeleri de baktığımız zaman Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve Barzani, Talabani güçleri arasında bir oyun olduğunu, bir tezgâh olduğunu çok açık ve net olarak görüyoruz. Dün akşama kadar referanduma karşı olduğunu açıklayan Talabani Partisi bugün Kerkük başta olmak üzere diğer bölgelerde de kendi taraftarlarına referanduma katılmaları ve Evet oyu kullanmaları çağrısı yaptı.” Dedi.

“MASUM VE BAĞIMSIZ BİR KÜRT DEVLETİ KURULMUYOR”

Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Tabii İsrail'in bu referandumu açıktan destekleyen dünyada tek ülke olmasının anlamı çok açık ve net. O da şudur ki; bölgede bağımsız ve masum bir Kürt devleti kurulmuyor.  Öncelikle orada yaşayan Kürtlerin ve orada yaşayan Türklerin kışkırtmaya çalışılan Kürt kardeşlerimizin bunu iyi bilmesi lazım. Orada kurulmaya çalışılan ikinci Siyonist İsrail devletinin bir benzeridir. İslam Dünyasını zaten bölmüşler, parçalamışlar. İslam Dünyasının pek çok noktasında kan ve gözyaşı var. Emperyalistler ve Siyonistler kana doymuyorlar. Buna devam ettirmek istiyorlar.” Diye konuştu.

“ARAP, TÜRKMEN VE KÜRTLER ÖDEYECEK”

  Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Şu anda İran, Türkiye ve Irak Merkezi hükümeti çok sık bir diplomasi trafiğine girmiş vaziyette. Ve dolayısıyla da bu referandumu meşru ve korsan gördüklerini tanımayacaklarını ifade ettiler. Her üç ülkenin de farklı uygulamaları olacak. İran’ın hava sahasının kapatması, kara sınırını kapatması, Irak Merkezi hükümetinin Irak Bölgesel Yönetiminden havaalanlarının ve diğer kurumların devrini istemesi, Türkiye'nin sınırda şu anda çok yüksek düzeyde bir askeri tatbikatı gerçekleştiriyor olması olumlu gelişmelerdir. Bu korsan referandumun bedelini kim ödeyecek? İsrail veya Amerika’daki vatandaşlarda ödemeyecek. Bedeli bölgede yaşayan Arap, Kürk, Türkmen ödeyecek. Bu bedeli de onlara Barzani başta olmak üzere referanduma sıcak bakan Emperyalist Küresel güçler ve Siyonist İsrail ödetiyor” şekline konuştu. 

“TEDBİRLER ALINMIŞ VAZİYETTE”

  Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Kerkük bölgesinde referanduma katılımın çok düşük olduğu bilgileri geldi. Kerkük sokakları boş. Türkmen kardeşlerimiz bir tedirginlik içerisinde ve tabii kendilerini hemen bir gelişme olabilir diye sıcak çatışma da kendilerini koruyacak tedbirleri almış vaziyetteler. Geçmişte Türkmen kardeşlerimiz büyük katliamlarla karşı karşıya kaldılar. Hem hükümet hem de bizler bu konuda çok kararlı bir şekilde Kerkük’te bir oldu bittiğinin kabul edilmeyeceğini ve Kerkük’te özellikle bir iç çatışma çıktığında, Türkmenlere karşı bir saldırı olduğunda anında müdahale edileceği noktasında bir garanti verilmiş ve bütün dünya’ya ilan edilmiş durumda.  İnşallah sıcak bir çatışma yaşanmaz. Bunların tedbirleri alınmış vaziyette. Sıcak çatışmaların yaşanabilme ihtimali var. Bu ihtimal hiçbir zaman yok sayılamaz. Sadece Türkmenlerde değil Kürtlerde de tedirginlik var. Kürtlerin bir kısmının Erbil’e gittiği, Arapların Bağdata ve diğer bölgelere gittiği bilgileri bizlere ulaştı.” Dedi.

“IRAK’IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNDEN YANALAR”

  ITC’nin Türkmeneli ve Kerkük bölgelerinde bu referandum yapılmaya kalkılırsa işte buna müdahale edeceğiz çağrıları tabii ki Barzani taraftarları tarafından dikkate alınmadı.” Diyen Genel Başkanımız Mustafa Destici şunları söyledi: “Çünkü onlar bir çatışma çıksın ve burada Türkmenler, bu çatışmayı çıkarmış gibi suçlansın istiyorlar ve daha sonra da Türkmenlere karşı katliama varacak bir takım yaptırımlar ve de saldırılar planladıklarını biz biliyoruz. Şu anda Kerkük’e PKK'yı da sokmuş vaziyetler. Türkmenler bunu bildikleri için Türkmenler çok sağduyulu sabırlı bir şekilde hareket ediyorlar. Ama asla bu referandumu kabul etmeyeceklerini sonucunu da tanımayacaklarını ve Kerkük’ün özel bir statüde olması gerektiği ifade ediyorlar. Irak’ın toprak bütünlüğünden yanalar. Irak bölünürse uluslararası referandumun sonucu Irak’ta bir bölünmeyi meydana getirirse Türkmenler asla ve kat’a İsrail destekli bölgesel Kürt yönetiminin idaresinde kalmayacaklarını bunu kabul etmeyeceklerini ifade ettiler.”

“SİYASİ, EKONOMİK VE KÜLTÜREL İLİŞKİLER ASKIYA ALINMALI”

“Kerkük Türk şehridir” diyen Genel Başkanımız Mustafa Destici, “İnşallah ebediyete kadar da Müslüman Türk şehri olarak kalacaktır. Arapların ve Kürtlerin kardeşçe yaşadığı Türk şehridir. Türk şehri kalması konusunda da Kerkük’teki Türkmenler kanlarının son damlasına kadar geçmişte olduğu gibi bugünde mücadele etme kararlılığı içerisindedirler." Dedi.

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarını değerlendiren Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Sayın Başbakan bedeli orada yaşayan Kürtlerin, Arapların değil bu referandumun sorumlusu olan kişilere ödettireceğiz sözlerini çok açık ve net olarak kurdu. Sayın Cumhurbaşkanının gerekirse sınırları kapatırız, askeri müdahalede bulunuruz cümleleri bize göre net cümlelerdir. Bugünden itibaren Türkiye sınırlarını kapatması gerekir. Bütün siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerini askıya alması gerekir.” Diye konuştu.

“GEREKİRSE SAVAŞIRIZ, KAN DÖKERİZ.”

  Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Bu zamana kadar yapılan tüm anlaşmalardan doğan haklarını kullanacağını açık ve net bir şekilde ifade etmesi gerekir. Lozan’da Kerkük’e bir statü verilmiş. Musul’a bir statü verilmiş. Bu güne kadar böyle gelinmiş. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir statü ile çekildiği toprakları Barzani'yemi bırakacağız. Uluslar arası güçlere tamamen bırakmadığımız toprakları Irak’a bırakmamışız bunları Siyonist işbirlikçi Barzaniye mi bırakacağız.  Elbette Türkiye’nin bırakmaması gerekir. Türkiye’nin bırakma hadisesi gelişirse o zaman Türkiye hem Coğrafyasındaki büyük devlet olma vasfının gereğini yerine getirmemiş olur, hem de kendi haklarını korumamış bir devlet haline gelir. Bunu Türkiye’ye kimsenin yaşatma hakkı yoktur. Dediğim gibi gerekirse savaşırız, gerekirse kan dökeriz, gerekirse şehitler veririz ama Türkmen yurdu olan Kerkük’ü ve diğer Türkmen yurtlarını asla Barzani ve destekçilerine bırakmamalıyız.

 

 



FOTO GALERİ


GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ