Büyük Birlik Partisi

GENEL MERKEZ GÜNDEMİ

2017-09-14 13:41:17

"REFERANDUM YAPILIRSA MİSAK-I MİLLİ YENİDEN GÜNDEME GELMELİDİR!"

Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcıları Bayram Karacan ve Ahmet Yelis ile İstanbul İl Başkanı Mustafa Mican il başkanlığı binasında ortak bir basın açıklaması düzenleyerek, Kuzey Irak Referandumu, Ekonomik süreç ve BBP Kongre çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundular. 

Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bayram Karacan 25 Eylül’de Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Lideri Mesut Barzani’nin yapmayı planladığı bağımsızlık referandumu ile ilgili dikkat çeken açıklamalar yaptı.  Büyük Birlik Partisi’nin Kerkük meselesinde de haklı çıktığını vurgulayan Genel Başkan Yardımcısı Bayram Karacan, ''100 yılı aşkın bir zamandır bir İngiliz projesi olarak devam eden ortadoğudaki ülkelerin daha küçük parçalara bölünerek ülkeleri böl parçala yönet taktiği bugün büyük ortadoğu projesi adıyla tazeliğini koruyor.

BBP OLARAK 2003 YILINDA UYARMIŞTIK
2003 yılındaki ırak işgali yapılmadan önce BBP ve şehit liderimiz bir rapor hazırlayarak başta cumhurbaşkanlığı, başbakanlık, genelkurmay başkanlığı ve TBMM olmak üzere devletin ilgili kurumlarına verdiler. O raporun içeriğinde şu vardı; ''Bu işgalin neticesinde bölgede belirli yapılanmalar olacak. Bu yapılanmalarda  özellikle Kerkük bölgesinin kritik önem taşıdığına dikkat çekildi. O bölgedeki Türkmen kardeşlerimizin güvenliğini sağlamak üzere bir koridor açılarak Türkiye’ye bağlanması gerektiği özet olarak vardı. Fakat, o gün yapmış olduğumuz uyarılar dikkate alınmadı. Bu öngörüler gerçekleşti ve bağımsız Kürt devletinin kurulmasıyla ilgili hazırlıklar son aşamasına gelmiş durumda. İşgal gerçekleştikten sonra Kerkük’te yapılan ilk eylem nüfus idaresinin yağmalanması, tapu dairesinin yakılması ve mezar taşlarının kırılarak o mezarlarda hangi milletten insanların yattığının ortadan kaldırılması girişimi olmuştu. Bunun amacı o bölgenin kadim bir Türkmen kenti olduğunun izlerini silmekti. Daha sonra o bölgede Türkmen ve Arap nüfusu seyrelterek oraya getirdikleri kürtler ile, bölgede kürt nüfus lehine bir avantaj sağladılar. Tüm şartlar oluştuktan sonra da bu referendum kararını aldılar.'' şeklinde konuşarak gerçekleştirilmesi planlanın bağımsızlık referandumunun Irak'ın işgali sırasında planlandığını ve Büyük Birlik Partisi'nin bu konuda gerekli tüm uyarıları yaptığını belirtti.


REFERANDUMA GÖZ YUMULURSA AYNI DURUMLA ÜLKEMİZDE DE KARŞILAŞABİLİRİZ
Konuşmasına devam eden BBP Genel Başkan yardımcısı Bayram Karacan ''Referandum kararında bir başka dikkat çekici husus da şudur; bildiğiniz gibi Irak anayasasına göre Kuzey Irak bölgesel yönetiminin sınırları içerisinde başta Kerkük olmak üzere, Telafer ve Şengal gibi bölgeler de yok. Yani Kuzey Irak bölgesel yönetimi her halukarda tanımayacağımız bir referendum yapmış olsa bile, kendi bölgesi dışındaki Irak anayasasına göre resmi olarak Irak merkezi hükümetinin resmi sınırları içerisinde olan Kerkük, Telafer ve Şengal’de böyle bir karar alma yetkisi yok. Eğer buna göz yumulursa gelecekte şunun da olması ihtimalini göz ardı etmememiz gerekir. Gelecekte bir bakarsınız Ülkemizde ben bazı şehirlerde referendum yapacağım deyip, bunun da şartlarını oluşturup böyle bir karar alıp bunun da yolunu böylece açmış oluruz. ‘’ ifadeleriyle Türkiye’nin güvenliğinin Kerkük’ten başladığı söylemlerini destekler nitelikte bir açıklama yaptı.
Referanduma sayılı günler kala alınması gereken önlemleri de 4 başlık altında açıklayan Karacan maddeleri şu şekilde sıraladı;


1.) Referanduma karşı olduğunu resmi olarak ilan etmiş olan Irak Merkezi hükümeti ve İran başta olmak üzere, diğer ülkeler ile biran evvel diplomatik bir girişimde bulunup, referandumun muhtemel sonuçlarına göre ortak hareket etme kararı alınmalıdır.
 2.) Irak Türkmen Cephesi Lideri Erşat Salihi Türkiye’de en üst düzeyde, Cumhurbaşkanlığı düzeyinde kabul edilerek oradaki Türkmen kardeşlerimize desteğimiz ilan edilmelidir.
3.) Türkiye Büyük Millet Meclisi özel gündem ile toplanmalı ve referendum sonucunun hiçbir şekilde kabul edilmeyeceği ilan edilmelidir.
4.) Garantör ülke sıfatımızla muhtemel saldırı ve katliam girişimlerine karşı başta Kerkük olmak üzere Türkmen nüfusun yoğun olduğu bölgelerde gerekli güvenlik tedbirleri alınmalıdır.


MİSAK-I MİLLİ YENİDEN GÜNDEME GELMELİ!
Son maddenin özellikle önemine vurgu yapmak istediğini belirten Karacan, geçtiğimiz hafta kutlanan Söğüt şenliklerinde bir araya geldikleri Türkmenlerin böyle bir katliam olabileceğini ve bunun bazı emarelerinin olduğunu da belirttiklerini söyledi. Türkiye ve Irak arasındaki sınırın 1926 yılında imzalanan Ankara anlaşması ile belirlendiğini belirten Karacan, bir referendum yapılması ve akabinde bağımsızlık ilan edilmesi halinde anlaşmanın ihlal edilmiş olacağını ve Türkiyenin son mebusan meclisinin ilan etmiş olduğu Misak-ı Milli sınırlarının tekrardan gündeme getirilmesi gerrektiğini açıkladı.


 Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Yelis ise ekonomiye dair yaptığı açıklamalarda küresel sermayenin en büyük silahı'nın borç tuzağı olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin ekonomiye bakış felsefesini değiştirmesi gerektiğini vurguladı.

Ahmet Yelis;'' Ülkemiz, borç batağı tuzağından uzak durmalıdır.Aşırı borçlanma güvenlik sorunu oluşturur. Ekonomi için artık yeni bir yol haritasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bize bir şey olmaz deme lüksüne sahip değiliz. Kamu harcamaları ve iç tüketim üzerinden büyüme, sürdürülebilir ve hedeflenebilir bir büyüme şekli değildir.Hele, hele yüksek faizle borçlanıp, piyasa fonlanarak, tüketimin teşvik edilmesi hiç tercih edilecek yol değildir. Denk bütçe’ den vazgeçilip; mevcut cari açığın negatif etkisine, ikinci bir risk parametresi daha oluşturulmamalıdır. Ekonomik program ve ekonomi yönetim felsefesi yeniden yapılandırılmalı, sadece; "inşaat, bankacılık ve perakende sektörüne” odaklanmak ne derece sorunlarımızı çözer? Sorgulanmalıdır. İşsizliğin bu kadar yüksek olduğu ülkemizde, İş ve aş üreten ekonomik modele acilen geçilmelidir.


ORTA GELİR TUZAĞINDAN ÇIKMAK İÇİN, VERİMLİLİK ARTTIRILMALIDIR.                   
Orta gelir tuzağından çıkmamız için, verimliliği arttırmamız gerekmektedir. Bunun yolu yapısal reformlardır. Herkes uzun vadeye güven duymalıdır. Ekonomi yönetiminin yapacağı en önemli şey, uzun vadede müteşebbisin önünde ki sis perdesi oluşturan engelleri kaldırmaktır. Türkiye de düzenlemeler sürekli değişmektedir. Kalıcı ve uzun vadeli düzenlemelerle marka bilinci, Ar-Ge ve inovasyon konularında işletmelerin önü açılmalıdır. Kosgeb doğrudan imalat sanayiine odaklanmalıdır. Rekabetçi sanayi ve ürün bazında birikimli kobilere destek verilmelidir. Her biri belirli alanlarda uzmanlaşmış, yeni teknoloji merkezleri oluşturulmalıdır. Türk şirketleri, “odak şirket” haline getirilerek, stratejik ağlar’ı oluşturma ve yönetme stratejisi uygulanmalıdır. Odak şirketler için gerekli olan finansman desteği Varlık fonundan sağlanmalıdır. Hukuk güvenliği, zamanında tecelli eden adalet, eğitim reformu ve yatırımcılara her alanda güven veren politikalar, ekonomi için şarttır.


HAZİNENİN BORÇLANMASI VE KEFALETİ TEHLİKELİ BOYUTLARA ULAŞMAMALIDIR.    
Hazinenin borçlanmasına ilaveten, Varlık fonu ikinci riskli borçlanma aracı haline dönüştürülmemelidir. İşsizlik fonu ve emeklilik fonları amacı dışında kullanımamalı, geleceğimizin bugünden kullanılması aracı yapılmamalıdır. 30 milyar liraya ulaşacak bütçe açığının, 40 milyar dolar seviyesinde beklenen cari açığın  ve 420 milyar dolar borcumuzun olduğu gerçeğini gözden kaçırmamalıyız. Ayrıca dünya, bölgemiz ve ülkemizdeki siyasi, askeri ve ekonomik koşullar da, yeni ekonomik bakış açısını mecbur kılmaktadır. Ülke güvenliğimizin temeli, doğru ekonomik kararlardan geçmektedir. Stratejik ürünler ile tarım gözden geçirilerek, tarımda acilen kendi, kendimize yeterli hale gelmeliyiz. Oluşturulacak imkan ve yükümlülükler arasında objektif bir denge olmalıdır. Ekonomik planlar çok daha uzun vadeli yapılmalıdır. Yeni bir ekonomik bakış ve ekonomi felsefesi şarttır.


BORÇLANMA, FİNANS/ KAPİTAL DÜZENİNE, MODERN KÖLE OLMAKTIR.              
Peygamber Efendimiz, borçlu olan bir Müslümanın cenaze namazını kıldırmamış, sahabeden bir kişinin borcu üstlenmesi halinde kıldırmıştı. Borç bu derece tehlikeli, müthiş bir tuzaktır. Onunla bütün kötülükler başlar. Yalan, sözünü yerine getirememe, ahlaki zafiyet vs. gibi. Yaşam standardını arttırmak için borçlanılamaz. Borç sadece; zaruretten veya yatırım yapmak için başvurulan bir araçtır. İsraf etmeyen, dengeli yaşayan ve iktisat eden ise huzurlu yaşar. Müslüman ve akıllı insan, finans/kapitalin; lezzeti, hazzı ve zevki körükleyen, nefsi azgınlaştıran israf ve borç tuzağına düşmez. Borç; yiğidin kamçısı değil, finans/kapitalin modern köle yapmak için uyguladığı en tehlikeli tuzaktır. Bugün ülkemizdeki kredi kartı ve bireysel kredi kullananlar, bunun en yakın tanıklarıdır.


"NİZAM-I ALEM" ÜLKÜSÜNDE EKONOMİK BAKIŞ.
"Nizam-ı Alem" Ülküsünün hakim olduğu ekonomik düzende insanlar, başkasının sistemden pay alması için çalışırlar. Çünkü kendi rızıkları garanti altındadır. Faziletli toplumda Kazanmak serbest, harcama kısıtlıdır. Kısıtlama ölçüsü israftır. O halde kazanç sahipleri, tasarruflarını ya yatırım ve üretime yöneltecek, ya da diğer insanların ihtiyaçlarını karşılayacaklar... Büyük Birlik Partisi; misyonu, vizyonu ve programı ile ülkeyi yönetmeye talip, Türkiye’nin denenmemiş tek partisidir.


ALPERENLERE YAKIŞIR BİR KONGRE YAPACAĞIZ
Büyük Birlik Partisi kongre süreçlerine dair bilgilendirmelerde bulunan İstanbul İl Başkanı Mustafa Mican şu şekilde konuştu;  ''16 nisandan itibaren Türk siyaseti yeni bir sürece girdi. 16 nisan itibariyle de ülkemizde siyasi dalgalanma, arayış ve çalkantıları görüyoruz. Büyük Birlik Partisi 25 yıl önce Türk milletinin değerleriyle, tarihi kodlarıyla milletin birliğini, bütünlüğünü sağlayacak bir siyasi hareket olarak kuruldu. Kurucu liderimizi hain bir suikastle bir seçim çalışmasında kaybettik. Tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Her türlü operasyon ve engellemelere maruz kaldık ama Türkiye'nin her sathında ülkemizin ve milletimizin geleceğiyle alakalı 25 yıldır iman, inanç ve güçlü bir kararlılıkla bu günlere geldik. Bugün ülkemiz, Büyük Birlik Partisi ve Alperenlerin siyasi kadrosuna siyasi misyonuna ve inancına son derece muhtaçtır. Türk milleti'nin içinde bulunduğu problemleri ve neler kaybettiğimizin bilincinde ve şuurundayız. Bu bağlamda 16 Nisandan sonra tüm il ve ilçelerde teşkilatlarımızı yenileyerek, önümüzdeki seçimlerde iktidar olma hedefiyle sıkı bir çalışma yürütüyoruz. Özellikle İstanbul olarak ilçe kongrelerimizi yaptık ve kongreye hazır hale geldik. Allah nasip ederse 1 Ekim Pazar günü Eyüp Kültür Merkezinde kongremizi icra edeceğiz. Tüm vatandaşlarımızı Büyük Birlik Partisi'nde siyaset yapmaya ve partimizin programlarına davet ediyoruz. Genel Merkezimiz Ankara'da Ekim ayının sonunda bir genel kurul yapacak. İl kongremiz genel kurula giden bir viraj ve sıçrama tahtası olacak. Kongremiz Alperenlere ve Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’na yakışır bir kongre olacak. 25 yıldır cefa içinde bu günlere getirdiğimiz hareketimizi önümüzdeki süreçte iktidara getirmek için var gücümüzle çalışacağız.''



FOTO GALERİ


GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ