08.09.2010 : 05:29
GEMİŞ OLSUN MESAJI    -     GENEL BAŞKANIMIZ YALÇIN TOPÇU 09 EYLÜL 2010 ÇARŞAMBA GÜNÜ SAAT : 08:30'DA TV8'DE ERKAN TAN İLE BAŞKENT'TEN PROGRAMINDA CANLI YAYIN KONUĞU OLACAKTIR.    -     MKYK ÜYEMİZ EKREM ALFATLI 08 EYLÜL 2010 ÇARŞAMBA GÜNÜ SAAT : 16:45 'DE BURSA OLAY TV'DE PARANTEZ PRPGRAMI'NIN CANLI YAYIN KONUĞU OLACAKTIR.     -     PARTİMİZDE BAYRAMLAŞMA    -     BBP'DEN PAKİSTAN'A YARDIM KAMPANYASI    -     Referandum Reklam Çalışmaları    -     TV'DE BBP...    -     VEFAT VE YARDIM KAMPANYASI    -     BBP ASKERDE BABA FARKINI KALDIRDI ! V İ D E O    -     BBP TERÖRLE İLGİLİ RAPORU    -     1 MİLYON ÜYE KAMPANYASINA SEN DE KATIL!    -     BİR DAMLA SU DA SEN BIRAK!    -    
Neden BBP
Tüzük
Program
Logo
Tarihce
Kurucular Kurulu
Başkanlık Divanı
YiK Üyeleri
MKYK Üyeleri
MDK Üyeleri
Genel Sekreter
Teşkilat İşleri
Mali İşler
Seçim İşleri
Basın,Yayın ve Tanıtım
Hükümet ve Mahalli İdareler
Eğitim, Kültür ve AR-GE
Yan Kuruluşlar
İş Dünyası ve Sivil Toplum
Dış İlişkiler ve Türk Dünyası
NEDEN ŞEHİT OLAN ÇOCUKLAR, HEP FAKİR AİLELERİN ÇOCUKLARI?...
İstanbul İl başkanlığı ilkleri yapmaya devam ediyor. Hazırladığı kısa filmi Grand Cevahir Otel’de düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna tanıttı.


İl başkanlığımız tarafından hazırlanın ve asker dağıtımını anlatan kısa film Grand Cevahir Otel’de düzenlenen basın toplantısında gösterildi. Filmde üst düzey devlet görevlilerinin çocuklarının asker dağıtımında terör olaylarının yaşandığı bölgelere, gelir seviyesi düşük aile çocuklarının büyük kentlere düşmesi anlatıldı.



Basın toplantısında İstanbul İl Başkanımız Bayram Karacan şunları dedi ;


Sayın Basın Mensupları,



Milletimiz yaklaşık 26 yılı aşkın bir süredir bir imtihan vermektedir. Allah’a çok şükür ki bu güne kadar vermiş olduğu bu imtihanda üstüne düşeni fazlasıyla yapmıştır. Karşı karşıya olduğumuz durum itibariyle, tartışmaya mahal kalmayacak bir şekilde diyebiliriz ki geçen 26 yıllık terörle mücadele tarihimizde elimizde olan kocaman bir fiyaskodur.  Geçen bu 26 yılı aşkın süre içerisinde ülkeyi yöneten irade birçok konuda olduğu gibi bu konuda da son derece başarısız olmuştur. Son zamanlarda kamuoyuna yansıyan bazı bilgiler başta şehit ailelerimizi ve gazilerimiz olmak üzere bütün milletimizi kahredecek cinsten olup, vatana ihanet tanımlamasının tam karşılığı olan bu fiillerin üzerinden 2 yıl aşkın bir süre geçmiş olmasına rağmen maalesef bırakın gereğini yapmak, doğru dürüst bir soruşturma yapıldığı bile müphem gözüküyor. Evet terörizmle mücadele kapsamında istihbarat toplamaya yardımcı olan insansız hava aracı Heron’ların düşürülmesi veya koordinatlarının değiştirilmesini isteyen diyalogdan bahsediyorum.



Geçen 26 yıl boyunca terörle mücadelede birçok çarpıklığın olduğunu söylemek için bir askeri veya siyasi deha olmaya gerek yok. 2010 yılında yani içinde bulunduğumuz zaman diliminde canlı şahidi olduğumuz terörist faaliyetlerin ulaştığı nokta bunu yoruma gerek bırakmayacak kadar açıkça ortaya koymaktadır.


Fakat bugün burada buluşmamız, terörle mücadele stratejilerinin doğruluğunu yanlışlığını tartışmak için değil. Yaklaşık 26 yıllık terörle mücadele tarihimiz içerisinde ki çarpıklıklardan bir başkasına dikkat çekmek ve sizin vasıtanızla bunu bütün kamuoyu ile paylaşmak üzere sizi davet ettik. Bu çarpıklık ne askeri, ne siyasi, ne de diplomatik bir çarpıklık. Bu sosyal bir çarpıklıktır. Toplumda derinden derine düşünülen ve konuşulan bir çarpıklık olup son şehit haberleri ile artık dayanılmaz bir noktaya gelen bir çarpıklıktır. Haksızlıktır, adaletsizliktir ve bir vicdansızlıktır. Eğer bu haksızlık, adaletsizlik ve vicdansızlık daha uzun süre devam ederse, müdahale edilmezse, düzeltilmezse, hesapta olmayan başka arızalara sebep olacaktır.




İşte bu nokta da soruyoruz.  



NEDEN ŞEHİT OLAN ÇOCUKLAR, HEP FAKİR AİLELERİN ÇOCUKLARI?...



Neden hep asgari ücrete yakın ücret alan işçi ailelerinin çocukları? Neden çalışıp çabalayıp ancak karnını doyuran çiftçi ailelerin çocukları? Neden hep işsiz ailelerin çocukları?


Veya şöyle soralım soruyu.


Askerlerin dağıtım yerleri belirlenirken neden hep asgari ücrete yakın ücret alan işçi ailelerinin çocukları, Neden çalışıp çabalayıp ancak karnını doyuran çiftçi ailelerinin çocukları, Neden hep işsiz ailelerinin çocukları, terör bakımından daha riskli bölgelere düşüyor.



Böyle bir şey yok, herkes büyük bir adaletle dağıtım yapılıyor, toplumun bütün katmanlarından insanların çocukları ülkenin dört bir tarafındaki coğrafyada askerliklerini yapıyorlar deniliyorsa, teröristler saldırılarını yaparken özellikle bu ailelerin çocuklarını mı tespit edip, sıkıyorlar kurşunları?



Veya, ülkede yukarıda saydığım ailelerden başka diğer ailelerin erkek çocukları olmuyor mu? Doğan çocukların hepsi kız mı doğuyor, yoksa sonradan mı kız! oluyor?


Neden bir tane üst düzey bürokratın çocuğunun şehit haberi gelmiyor? (elbette hiçbir vatan evladının burnunun kanamasını istemiyoruz, ama bir durum tespiti yapmamız gerekiyor.) Neden bir tane üst düzey komutanın, paşanın çocuğunun şehit haberi gelmiyor? Neden bir tane üst düzey siyasetçinin, neden bir tane holding patronunun veya CEO’sunun, neden üst düzey bir bankacının, neden bir milletvekilinin, bir bakanın, neden ….., neden….., neden…….?




Vatan bizim vatanımız. Gerektiği zaman uğruna kanımızı da akıtacağız, canımızı da vereceğiz. Binlerce Mehmetçiği uğruna şehit verdik. Bundan sonra da icap ettiği sürece, bir çakıl taşı için binlerce Mehmet feda olsun. Mehmetler vatan için feda olsun da, en azından devletin ilgili kurumları bu konuda adalet terazisini şaşırtmasın.



Fakir mehmetler kadar, hatta onlardan daha fazla babası zengin veya babası nüfuzlu mehmetlerin de bu vatana borcu var.



Anlaşılan o ki, TÜİK verilerine göre kişi başına düşen milli gelirin miktarı 8.500,00 dolar olan ülkemizde, Van’da şehit düşen Serdar’ın ailesinin fakirliği öyle bir safhaya ulaşmış ki, gece apar topar bir giyim mağazası açtırılarak giysi tedarik edilmişte, cenaze törenine öyle gitmişler.



Yani kişi başına düşen 8.500,00 dolar milli gelirden Serdar’ın ailesinin başına,şehitlerini uğurlamak için giyecekleri kıyafetlerin parası bile düşmemiş.



Düşmemişte belediye başkanı gece apar topar bir mağazayı açtırmışta, belediye imkânları ile giyinip cenaze törenine gitmişler.



Serdar askere giderken harçlığını köydeki öğretmenler cebine koymuşlar. Allah bilir, Serdar’ın cebine konulan harçlığın miktarı da, biraz evvel saydığım zevatın kızlarının! Bir öğün vaktinde McDonald’s da yediğinden çok daha azdır.



Üstelik bu malum zevatın kızları! Bu ülkenin her türlü nimetinden dibine kadar faydalanıyorlar. Kışın yağan karın, yazın masmavi denizin, güz geldiğinde sarı yaprakların, bahar da ise yeni aşkların! dibine kadar tadını çıkarıyorlar.



Oysa Serdar’lar vatan borcunu ödemek için çıkacağı yolculukta köydeki öğretmenlere borçlanıyorlar. Cep harçlığı için borçlanıyorlar.


Şimdi mesele şu; Serdar vatan borcunu ödemek için canını verdi.



Peki öğretmenlere olan borcunu nasıl ödeyecek….



BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ, İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI olarak bu duruma isyan ediyor ve yukarıda bahsettiğimiz çarpık duruma kamuoyunun ve yetkililerin dikkatlerini çekmek istiyoruz. Bu vesileyle bu çarpıklığın sona ermesi dileklerimizle hazırlamış olduğumuz kısa filmi, Anadolu’nun fukara, yiğit (şehit) Mehmetçiklerine ithaf ediyoruz.


BİZİM TÜRKİYE'MİZDE BİRBİRİMİZDEN FARKIMIZ PARMAK İZLERİMİZ OLACAK


Bayram Karacan


Büyük Birlik Partisi


İstanbul İl Başkanı




 


 


 


Basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayram Karacan,  Parti olarak anayasa değişikliği tartışmalarının başladığı günden bu yana yapılacak değişikliklere destek verdiklerini açıklayan Karacan, ancak bu girişimi siyasi amaç gözetmeden yaptıklarını dile getirdi. Karacan, "Biz baştan beri yapılacak değişikliklere 'evet' dedik. Görüşlerimizi yetkili kurumlarla da paylaştık. Desteğimizi dile getirdik. Ancak anayasa değişikliği ile ilgili konuları siyasi olarak değerlendirmedik. Değişiklik teklifine desteğimizi siyaset yapmak için açıklamadık. Anayasa değişikliğini önemli sayıyoruz. Referandumda evet oyu kullanacağız." dedi.



Basın mensuplarının sorularını cevaplayan Karacan, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun TSK'nın İç Hizmet Kanunu'nın 35. maddesinin kaldırılması ya da değiştirilmesine yönelik teklifini de desteklediklerini söyledi. Bu maddenin değiştirilmesi ya da kaldırılmasını çok iyi bir gelişme olarak gördüklerini anlatan Karacan, "Biz doğru olanın yanındayız. Girişimin kimden geldiğinin önemi yok." değerlendirmesinde bulundu.




SAMANYOLUHABER TV ANAHABER BÜLTENİ - 24.07.2010


HİLAL TV ANA HABER BÜLTENİ - 24.07.2010









ZAMAN GAZETESİ SAYFA NO:6 - 25 TEMMUZ 2010








VAKİT GAZETESİ SAYFA 18 - 25 TEMMUZ 2010








YENİ ŞAFAK SAYFA 11 - 25 TEMMUZ 2010


 



 





DiĞER GÜNDEM BAŞLIKLARI
KAMUOYUNA DUYURU
BBP KOCAELİ İL YÖNETİMİ İFTAR TOPLANTISI
BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ BEYPAZARI İLÇE TEŞKİLATIN’DAN ÇARŞI ESNAFINI ZİYARET ETTİ
KAHRAMANMARAŞ İL TEŞKİLATI İFTARDA BULUŞTU
BBP ATAŞEHİR İLÇE BAŞKANLIĞI ve ATAŞEHİR ALPEREN OCAKLARI ORTAK İFTAR VERDİ
EN YENİ VİDEOLAR
07 Eylül Kahramanmaraş Mitingi
Genel Başkanımız SAMANYOLU HABER'in Konuğu
Genel Başkanımız KANAL 24'ün Konuğu
05 Eylül Ankara Mitingi
Mustafa Destici TGRT Haber'in Konuğu
Büyük Birlik Partisi
Bu sitenin Sunucu Kiralama hizmeti Sunucuturkiye Dedicated Server , Datatelekom Datacenter , Kaliteweb web hosting tarafından sağlanmaktadır.