Yükleniyor...
8 Nisan 2026 • Büyük Birlik Partisi Genel MerkeziBüyük Birlik Partisi

Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici, Düzce’de gündemi değerlendirdi

Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici, Düzce İl Başkanlığı binasında düzenlediği basın toplantısında hem ülke hem de dünya gündemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Sayın Destici, konuşmasında Orta Doğu’daki çatışmalar, savunma sanayii, toplumsal yozlaşma, sabah kuşağı programları, LGBT tartışmaları ve erken seçim ihtimali üzerine açıklamalar yaptı. Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici, Düzce’de gündemi değerlendirdi

Konuşmasının başında Düzce’de olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Sayın Mustafa Destici, il ve ilçe teşkilatlarıyla bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu söyledi. Basın mensuplarını ve teşkilat üyelerini selamlayan Sayın Destici, ziyaretin ana sebeplerinden birinin Sayın Bayram Bilgin’in annesinin vefatı nedeniyle taziye ziyareti olduğunu ifade etti.

Merhumeye Allah’tan rahmet dileyen Sayın Destici, Sayın Bayram Bilgin’in daha önce de yakın aile fertlerini kaybettiğini hatırlatarak, ailesine başsağlığı dileklerini iletti.

Sayın Destici ayrıca Düzce İl Başkanı Sayın Emre Erdem, il yönetimi, ilçe başkanları ve kadın kollarına teşekkür ederek, teşkilatın çalışmalarını “başarılı, onurlu ve kararlı” olarak niteledi.

DÜZCE PROGRAMI SONRASI ESKİŞEHİR VE GÜNYÜZÜ VURGUSU

Düzce’deki programın ardından valilik ve belediye ziyaretleri gerçekleştireceklerini belirten Sayın Destici, bu görüşmelerde Düzce’nin meselelerini ve kente yapılabilecek katkıları değerlendireceklerini söyledi.


Daha sonra Eskişehir üzerinden Ankara’ya döneceklerini ifade eden Sayın Destici, Günyüzü Kaymakamı Sayın Muhammed Raşit Kurt’un geçirdiği ağır trafik kazasına da değindi. Kaymakama ve şoförüne geçmiş olsun dileklerini ileten Sayın Destici, kazada hayatını kaybeden vatandaş için de rahmet diledi. Merhumun ailesine, yakınlarına ve Günyüzü halkına başsağlığı mesajını basın aracılığıyla iletti.

“İRAN’I KISA SÜREDE TESLİM ALACAKLARINI DÜŞÜNDÜLER, HESAPLARI TUTMADI”

Sayın Destici, konuşmasının önemli bölümünde Orta Doğu’daki gelişmelere yer verdi. Emperyalist ABD ile siyonist ve terörist olarak nitelediği İsrail’in Filistin, Gazze, Lübnan ve Suriye’den sonra İran’a yönelik saldırılarının yaklaşık 40. gününe geldiğini söyleyen Sayın Destici, saldırıların kısa sürede sonuç vermesinin beklendiğini ancak bunun gerçekleşmediğini vurguladı.

ABD ve İsrail’in 1-2 hafta içinde İran’ı teslim almayı hedeflediğini belirten Sayın Destici, İran’da rejim değişikliği hedeflendiğini ancak İran devletinin halkıyla birlikte ciddi bir direniş ortaya koyduğunu söyledi. Mossad ve CIA ajanlarına rağmen İran’ın direncini sürdürdüğünü ifade eden Sayın Destici, İran ordusunun da “müthiş bir direniş” gösterdiğini dile getirdi.

İran’ın savaşın uzamasıyla birlikte özellikle Körfez’de ABD üslerine ciddi saldırılar düzenlediğini kaydeden Sayın Destici, son günlerde ABD’ye askeri anlamda büyük kayıplar verdirildiğini, uçakların ve helikopterlerin düşürüldüğünü, gemilere zarar verildiğini, radar ve elektronik sistemlerin bozulduğunu, İsrail’in de ağır füze bombardımanı altında kaldığını söyledi.

“GEÇİCİ ATEŞKES MEMNUNİYET VERİCİ AMA GÜVENİLİR DEĞİL”

ABD Başkanı Donald Trump’ın önceki gün yaptığı açıklamayı da değerlendiren Sayın Destici, “Bu gece bir medeniyet yok olacak” sözlerine tepki gösterdi. Hiçbir medeniyetin bir gecede yok olmayacağını ifade eden Sayın Destici, İran’ın teslim olmadığını ve yok edilemediğini söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Pakistan’ın devreye girmesi sonucu 10 günlük geçici ateşkes imzalandığını belirten Sayın Destici, bundan memnuniyet duyduklarını kaydetti. Ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve bölgede barışın tesis edilmesi gerektiğini vurgulayan Sayın Destici, yalnızca İran ile ABD-İsrail hattında değil; Filistin, Lübnan, Suriye, Irak ve Körfez hattında da çatışmaların sona ermesini istediklerini söyledi.

Ancak bu ateşkesin güvenilir bulunmadığını da açık şekilde ifade eden Sayın Destici, Trump yönetiminin tutarsız tavrının bunu gösterdiğini vurguladı. İran’a ilk saldırının, diplomatik görüşmeler sürerken yapıldığını hatırlatan Sayın Destici, bu nedenle ateşkese temkinli yaklaştıklarını belirtti.

“İSLAM ÜLKELERİ TOPYEKÛN AYAĞA KALKMALI”

Sayın Destici, ABD ve İsrail’in saldırganlığının durdurulabilmesi için başta İslam ülkeleri olmak üzere dünya devletlerinin topyekûn ayağa kalkması gerektiğini söyledi. Sayın Genel Başkanımız, böyle bir ortak tavır sergilenmesi halinde saldırganlığın mutlaka duracağını belirtti.

Trump’ın NATO’ya yönelik eleştirileri ve tehditlerine de değinen Sayın Destici, NATO’nun ABD’ye değil, ABD’nin NATO’ya ihtiyaç duyduğunun altını çizdi. NATO’nun bugüne kadar birçok noktada ABD’nin jandarmalığını yaptığını ifade eden Sayın Destici, ABD’nin ise yalnızca kendi çıkarı için Afganistan, Irak, Libya ve Suriye’de bulunduğunu dile getirdi.

ABD’nin NATO’dan çıkmasının NATO için değil, ABD için kayıp olacağını belirten Sayın Destici, İran karşısında Washington yönetiminin ne hâle düştüğünün görüldüğünü söyledi.

“ABD VE İSRAİL YENİLMEZ DEĞİL”

İslam ülkelerinin yaşananlardan büyük ders çıkarması gerektiğini dile getiren Sayın Destici, İran’la yaşanan 40 günlük savaşın, ABD ve İsrail’in yenilmez olmadığını ortaya koyduğunu söyledi. “Yeter ki İslam ülkeleri ortak duruş sergilesin” diyen Sayın Destici, bu devletlerin ve orduların yenilemez olmadığını ifade etti.

“EN BÜYÜK PAY SAVUNMAYA AYRILMALI”

Türkiye’nin kendi güvenliği açısından dört alanda kendi kendine yeter duruma gelmesi gerektiğini söyleyen Sayın Destici, bunları gıda, ilaç-aşı, enerji ve savunma sanayii olarak sıraladı. En önemlisinin savunma sanayii olduğunu vurgulayan Sayın Destici, “Güvenliğiniz yoksa ne özgürlüğünüz olur, ne refahınız olur, ne sağlığınız olur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, hükümetin ve Cumhur İttifakı’nın bu konudaki yaklaşımını desteklediklerini ifade eden Sayın Destici, savunma sanayiine ayrılan kaynağı eleştiren muhalefet çevrelerini de hedef aldı. Geçmişte bazı muhalefet temsilcilerinin “İHA’lara, SİHA’lara ne gerek var?” dediğini hatırlatan Sayın Destici, İran’ın direnebilmesinin arkasında savunma gücünün bulunduğunu söyledi.

“750 LİRA DEĞİL, 7 BİN 500 LİRA KATKI ALINSIN”

Sayın Destici, konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden birinde savunma sanayii için vatandaşlardan alınması gündeme gelen katkı payına değindi. Geçtiğimiz yıl her vatandaştan yılda bir kez 750 liralık katkı istenmesinin konuşulduğunu hatırlatan Sayın Destici, Büyük Birlik Partisi olarak bunun 750 lira değil, 7 bin 500 lira olması gerektiğini savunduklarını belirtti.

Bu katkının gönüllülük esasına dayalı ya da farklı yöntemlerle alınabileceğini söyleyen Sayın Destici, “Savunma sanayiine harcanacak her kuruş helal olsun” ifadesini kullandı.

ROKETSAN VE FÜZE PROJELERİ İÇİN DESTEK MESAJI

Dün Roketsan’da düzenlenen törenden de söz eden Sayın Destici, özellikle balistik füzelerin teslim törenine dikkat çekti. Tayfun başta olmak üzere yürütülen projelerle gurur duyduklarını belirten Sayın Destici, Türkiye’nin menzil kabiliyetinin daha da artacağını söyledi.

Savunma sanayii alanında emeği bulunan herkesi kutlayan Sayın Destici, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri, Savunma Sanayii Başkanlığı, savunma şirketleri, mühendisler ve işçilere teşekkür etti. Sayın Genel Başkanımız, Büyük Birlik Partisi olarak savunma sanayii yatırımlarını sonuna kadar desteklediklerini ifade etti.

“KİMLİKTEN, KÜLTÜRDEN VE İNANÇTAN UZAKLAŞMA VAR”

Türkiye’nin en büyük problemlerinden birinin toplumsal dejenerasyon olduğunu kaydeden Sayın Destici, Türk kültüründen, örf ve adetten, İslam inancından ve Kur’an ahlakından uzaklaşma yaşandığını söyledi. Büyük bir yozlaşma sürecine girildiğini belirten Sayın Destici, bu konuda duruşlarının net olduğunu dile getirdi.

Bazı kesimlerin özgürlükler ve bireysel haklar adı altında ahlaksızlığı ve sapkınlığı topluma ve gençlere dayatmaya çalıştığını hatırlatan Sayın Destici, buna karşı olduklarını söyledi.

LGBT AÇIKLAMASI

Sayın Destici, konuşmasının bir bölümünde LGBT tartışmalarına değinerek, Müslüman Türk çocuklarına LGBT dersi verilmek istendiğini ve bazı etkinliklerle bunun yapılmasının amaçlandığını belirtti. Bunu “hadsizlik” ve “ahlaksızlık” olarak nitelendiren Sayın Destici, böyle bir girişime asla müsaade edilemeyeceğini söyledi.

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in bu konuda izin verilmeyeceğine dair açıklamasını yerinde bulduğunu belirten Sayın Destici, Büyük Birlik Partisi olarak da buna izin vermeyeceklerini ifade etti. Sayın Genel Başkanımız, Türk milletinin, Türk gençliğinin, öğretmenlerin ve Millî Eğitim camiasının da böyle bir dayatmaya karşı duracağına inandığını söyledi.

Sayın Destici, söz konusu taleplerin arkasında aşırı sol yapılar ve marjinal unsurlar bulunduğunu vurgulayarak, bu çevrelerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aidiyet duymadığını ifade etti.

“TÜRK BAYRAĞINI TAŞIMAYANLARIN NİYETİ BELLİDİR”

Bu çevrelerin eylemlerinde Türk bayrağı taşımadığına dikkat çeken Sayın Destici, bunu Türkiye’ye aidiyet sorunu olarak değerlendirdi. Türk bayrağını eline almayan, başka yapıların ya da bölgelerin sembollerini kullanan kişilerin niyetinin açık olduğunu söyledi.

Sayın Destici, devletin ekmeğini yiyip suyunu içen, bu devletin şemsiyesi altında yaşayan hiç kimsenin devlete karşı hainlik yapamayacağını ve parmak sallayamayacağını ifade etti.

SABAH KUŞAĞI PROGRAMLARI VE CEP TELEFONU UYGULAMALARI

Toplantının soru-cevap bölümünde sabah kuşağı programları ve bazı cep telefonu uygulamalarının gençler üzerinde olumsuz etki oluşturduğu yönündeki soruya da yanıt veren Sayın Destici, bu konuda çalışmalarının bulunduğunu söyledi.

Daha önce de bu meseleye ilişkin basın toplantılarında değerlendirme yaptıklarını belirten Sayın Destici, bazı programlarla ilgili çok net açıklamalarda bulunduğunu hatırlattı. Sayın Destici, “Biz bunlara savaş açmış durumdayız. Sadece eleştirmiyoruz, savaş açtık” dedi.

Bu tutumu nedeniyle hakkında davalar açıldığını da belirten Sayın Destici, geri adım atmayacaklarını söyledi. İnandıklarını söylemekten vazgeçmeyeceklerini ifade eden Sayın Destici, ahlaksızlığa ahlaksızlık, sapkınlığa sapkınlık dediklerini ve Türk milletinin değerlerine yönelik saldırılara karşı çıkmaya devam edeceklerini kaydetti.

Bazı çevrelerin reklam geliri uğruna toplumsal değerlerin aşındırılmasına göz yumduğunu dile getiren Sayın Destici, kamuoyunda öne çıkarılan bazı isimlerin toplum adına konuşmasının kabul edilemeyeceğini söyledi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere devlet kurumlarının bu konuda duyarlı olduğunu belirten Sayın Destici, milletin de inançlarına, köklerine, tarihine ve değerlerine sahip çıktığını ifade etti. Değerler olarak Türk kültürü, örf ve adetleri, İslam inancı, Kur’an ve peygamber sünnetini işaret eden Sayın Destici, bunları açıkça savunmaya devam edeceklerini söyledi.

“ERKEN SEÇİM DÜŞÜK İHTİMAL, AMA ÖNE ALINMIŞ SEÇİM OLABİLİR”

Erken seçim tartışmalarına ilişkin soruya da yanıt veren Sayın Destici, erken seçim ihtimalini düşük gördüğünü, ancak öne alınmış bir seçimin mümkün olabileceğini söyledi.

Bunun temel sebebinin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi olduğunu ifade eden Sayın Destici, Sayın Erdoğan’ın bu konuda açık bir talep dile getirmemiş olsa da Türkiye’nin içinden geçtiği şartlar sebebiyle onun deneyimine ve tecrübesine ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi.

Sayın Destici, mevcut dönemin yeni bir siyasi maceraya girme zamanı olmadığını, Türkiye’nin güçlü bir devlet tecrübesiyle yönetilmesi gerektiğini söyledi. Sayın Genel Başkanımız, bölgedeki savaşlar, katliamlar, soykırımlar ve Türkiye’ye yönelik tehdit söylemleri nedeniyle mevcut sürecin olağan bir süreç olmadığını belirtti.

“CUMHURBAŞKANI BİR KEZ DAHA ADAY OLMALI”

Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişini tamamlaması, enerji hamlelerini sürdürmesi ve caydırıcılığını artırması gerektiğini belirten Sayın Destici, ülkenin tıpkı ABD, İsrail, Fransa, Rusya ve Çin gibi nükleer kapasiteye sahip olması gerektiğini; bunun saldırı amacıyla değil, caydırıcılık için gerekli olduğunu söyledi.

Savunma sanayiine ayrılacak kaynaklara itiraz eden çevreleri de eleştiren Sayın Destici, bu ülkenin hassasiyetlerini taşımayan bir kesimin var olduğunu ve buna karşı dikkatli olunması gerektiğini dile getirdi.

DEM Parti ve uzantıları dışında doğrudan başka bir partiyi hedef almadığını söyleyen Sayın Destici, buna rağmen Türkiye’de devletin adı, milletin kimliği ve hassasiyetleri konusunda duyarsız bir topluluğun bulunduğunu; bu nedenle uyanık, dikkatli ve teyakkuzda olunması gerektiğini vurguladı.

“ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ YA DA SEÇİM KARARIYLA MÜMKÜN OLABİLİR”

Sayın Destici, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın yeniden aday olmasının bir görev olarak görülmesi gerektiğini, bunun için anayasa değişikliğiyle üçüncü kez adaylığın önünün açılabileceğini, bu olmazsa tek yolun seçimin bir miktar öne alınması olduğunu belirtti.

Seçimin altı ay ya da bir yıl öne alınmasının şart olmadığını ifade eden Sayın Destici, Yüksek Seçim Kurulu seçim takvimini açıklamadan önce Meclis’in alacağı bir seçim kararıyla Cumhurbaşkanı’nın yeniden aday olabileceğini söyledi.

Sayın Destici, “İnşallah da öyle olur” diyerek sözlerini tamamladı.

DÜZCE PROGRAMI





Galeri