Yükleniyor...
5 Eylül 2026 • Büyük Birlik Partisi Genel MerkeziBüyük Birlik Partisi

Sayın Destici, Sivas İl Başkanlığımızda basın toplantısı düzenledi

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Mustafa Destici, Sivas İl Başkanlığımızda düzenlediği basın toplantısında Sivas Kongresi’nin 107’nci yıl dönümü etkinliklerinden şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasına, “Terörsüz Türkiye” sürecinden tarım politikalarına ve Sivas Belediyesinin çalışmalarına kadar gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Sayın Destici, Sivas İl Başkanlığımızda basın toplantısı düzenledi

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE’DEN YANAYIZ, ANCAK PAZARLIKSIZ VE ŞARTSIZ”

Türkiye’nin terör nedeniyle binlerce şehit verdiğini, on binlerce insanın hayatını kaybettiğini ve ülkenin ekonomik kaynaklarının büyük bölümünün terörle mücadeleye harcandığını ifade eden Sayın Destici, terörün arkasındaki uluslararası hesapların da sona ermediğini söyledi.

Sayın Mustafa Destici, “Hepimiz terörsüz Türkiye istiyoruz. Terör bitsin istiyoruz. Bunun için binlerce şehit vermişiz. On binlerce insan hayatını kaybetmiş. Trilyonlarca dolarımız, emeğimiz tabiri caizse heba edilmiş. Bütün bunların sebebi kim? PKK terör örgütü, onun uzantıları ve onların arkasındaki emperyalist küresel güçlerdir” dedi.

“TÜRKİYE ÜZERİNDEKİ HESAPLAR SONA ERMEDİ”

Türkiye’nin bugün geçmişe göre çok daha güçlü bir ülke olduğunu vurgulayan Sayın Genel Başkanımız, Türkiye üzerinde hesabı bulunan çevrelerin amaçlarından vazgeçmediğini söyledi.

Sayın Destici, Türkiye Cumhuriyeti var olduğu müddetçe dış güçlerin Türkiye üzerindeki hesaplarının devam edeceğini belirterek, “Onların bir amacı, emeli, hesabı varsa bizim de bir amacımız, bir hesabımız vardır. Güvencemiz önce Allah, sonra milletimizdir. Güvencemiz birliğimiz ve kardeşliğimizdir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin ekonomik, askeri, savunma sanayii ve dış politika alanlarında önemli bir güç haline geldiğini ifade eden Sayın Destici, Türkiye’nin artık başkalarının üzerinde oyun kurduğu bir ülke olmadığını, kendi iradesiyle hareket eden ve bölgesinde ağırlığı bulunan bir devlet konumuna geldiğini söyledi.

“SİLAH BIRAKILACAK, ÖRGÜT FESHEDİLECEK, DEVLETİN HUKUKUNA TESLİM OLUNACAK”

“Terörsüz Türkiye” hedefini desteklediklerini ancak bunun belirli şartlara bağlanamayacağını ifade eden Sayın Destici, Büyük Birlik Partisinin bu konudaki tavrının açık ve net olduğunu söyledi.

Sayın Destici, “Biz başından itibaren söylüyoruz. Şartsız, müzakeresiz, pazarlıksız; silahını bırakacaksın, kendini feshedeceksin, devletin hukukuna teslim olacaksın. Etmedin, etmedin; sonuçlarına katlanırsın. Bu kadar basit” diye konuştu.

Terör örgütünün silah bırakmasının yanında, terör propagandasının da sona ermesi gerektiğini vurgulayan Sayın Mustafa Destici, devletin ve milletin ortak değerlerine yönelik provokasyonlara müsamaha gösterilmemesi gerektiğini belirtti.

“MİLLETİMİZİN SİNİR UÇLARIYLA OYNANMASINA MÜSAADE EDİLEMEZ”

İlgili yasal düzenlemelerin ardından bazı çevrelerin terör örgütü sempatizanlığını açık şekilde sergilemesinin kabul edilemez olduğunu ifade eden Sayın Genel Başkanımız, özellikle teröristlere “şehit” muamelesi yapılmasına sert tepki gösterdi.

Sayın Destici, “Özellikle ilgili yasanın Meclis’ten geçmesinden sonra bakıyorsunuz, PKK sempatizanları, DEM Partililer milletimizin sinir uçlarıyla oynuyorlar. Teröriste, tırnak içinde, şehit muamelesi yapıyorlar. Bunlara sessiz kalamayız. Bunlara fırsat veremeyiz” dedi.

Milletin hassasiyetlerinin sürekli sınanmasının toplumsal barışa zarar vereceğini belirten Sayın Destici, bugün görmezden gelinen bir davranışın yarın daha büyük provokasyonların önünü açabileceği uyarısında bulundu.

“TERÖR PROPAGANDASINA İZİN VERİLMEMELİ”

Sayın Mustafa Destici, geçmişte terör örgütü adına eylemlerde bulunmuş kişilerin bugün kamuya açık alanlarda “pişman değiliz” şeklinde açıklamalar yapmasını da eleştirdi.

Terörle mücadelede hayatını kaybeden asker ve polislerin hatırasına saygı gösterilmesi gerektiğini belirten Sayın Destici, terör propagandasının hiçbir şekilde normalleştirilmemesi gerektiğini söyledi.

Sayın Destici, “İçeriden çıkmış, onlarca askerin, polisin katili teröristler bugün meydan meydan dolaşıp ‘pişman değiliz’ diyerek konuşmalar yapmaktadır. Terör propagandası yapmaktadır. Bunlara da müsaade edilmemelidir” ifadelerini kullandı.

“DİYARBAKIR TÜRKİYE’NİN BİR ŞEHRİDİR”

Spor müsabakaları ve çeşitli organizasyonlarda terör örgütünü veya bölücülüğü çağrıştıran isim ve sembollerin kullanılmasına da tepki gösteren Sayın Destici, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumlarının bu tür girişimlere karşı gerekli hassasiyeti göstermesi gerektiğini söyledi.

Diyarbakır’ın Türkiye’nin bir şehri olduğunu vurgulayan Sayın Destici, tarihsel süreç üzerinden yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin hiçbir bölgesinin başka bir devlet veya milletin parçası gibi gösterilemeyeceğini ifade etti.

Sayın Destici, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hiçbir kurumu, bir spor federasyonu bile olsa bölücülüğü andıracak isimlere müsaade edemez ve etmemelidir” dedi.

“BİZİM İÇİN ORTAK PAYDA TÜRK BAYRAĞI VE İSTİKLAL MARŞI’DIR”

Türkiye’de yaşayan herkesin etnik ve mezhepsel farklılıkları ne olursa olsun, ortak milli değerler etrafında birleşmesi gerektiğini belirten SAyın Destici, Türk bayrağı ve İstiklal Marşı’nın bu ortak paydanın en önemli sembolleri olduğunu söyledi.

Sayın Genel Başkanımız, Kürt, Arap, Boşnak, Alevi veya Sünni ayrımı yapmadan, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve milli değerlere bağlı herkesi kardeş olarak gördüklerini ifade etti.

“Biz vatanını, milletini seven, Ay Yıldızlı Al Bayrağı eline alıp yüreğinden İstiklal Marşı’nı okuyan herkesi kardeşimiz olarak görüyoruz” diyen Sayın Mustafa Destici, milli birlik konusunda taviz vermeyeceklerini vurguladı.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE İSTİYORUZ AMA TÜRKİYE’NİN KİMLİĞİNDEN TAVİZ VERMEYİZ”

Sayın Destici, Büyük Birlik Partisinin “Terörsüz Türkiye” hedefine karşı olmadığını, aksine Türkiye’nin terörden tamamen kurtulmasını istediklerini ancak bunun milli birlik, devletin üniter yapısı ve Türk milletinin ortak kimliği üzerinden herhangi bir taviz verilerek gerçekleştirilemeyeceğini söyledi.

Sayın Destici, terör örgütünün silah bırakması, kendisini feshetmesi, pişmanlığını ortaya koyması ve devletin hukukuna teslim olması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz netiz. Bizim duruşumuz net. Evet, Terörsüz Türkiye’den yanayız. Ama pazarlıksız, şartsız, müzakeresiz silahı bırakacaklar. Tövbe edecekler, pişmanlıklarını ifade edecekler ve devlete, devletin hukukuna teslim olacaklar. Ve ellerine de Türk bayrağını alacaklar. Bu kadar net.”

Sayın Destici, bütün bu yaklaşımın Sivas Kongresi’nin ortaya koyduğu milli irade ruhuyla örtüştüğünü belirterek, Türkiye’nin birliğinin, bütünlüğünün ve bağımsızlığının kırmızı çizgileri olduğunu vurguladı.

Sayın Genel Başkanımız, “İşte Sivas Kongresi ruhu tam da budur. Bugün de biz bu ruhu yaşatıyoruz ve Allah’ın izniyle yaşatmaya devam edeceğiz” dedi.

“17 YILDIR BU DOSYANIN TAKİPÇİSİYİZ”

Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte hayatını kaybeden Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya ve İsmail Güneş’i rahmet ve şükranla anan Sayın Destici, 25 Mart 2009’dan bu yana hukuki süreci kesintisiz şekilde takip ettiklerini söyledi.

Sayın Destici, Büyük Birlik Partimizin kurucu lideri Muhsin Yazıcıoğlu dosyasının yalnızca Büyük Birlik Partisi açısından değil, Türkiye’nin adalet ve hukuk mücadelesi açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı.

“DOSYA İKİ KEZ TAKİPSİZLİK KARARI ALDI, İTİRAZLARIMIZLA KALDIRILDI”

Kazanın ardından yürütülen soruşturma sürecinde dosyanın iki kez takipsizlik kararıyla sonuçlandırılmak istendiğini belirten Sayın Destici, bu kararlara itiraz ettiklerini ve itirazlarının kabul edilmesiyle soruşturmanın devam ettiğini ifade etti.

Sayın Destici, ilk takipsizlik kararının 2014 yılında, ikinci takipsizlik kararının ise 2016 yılında verildiğini belirterek, her iki karara da itiraz ettiklerini ve kararların kaldırılması için hukuk mücadelesi verdiklerini söyledi.

2016 yılında verilen takipsizlik kararına yapılan itirazın ardından yaşanan 15 Temmuz sürecine de dikkat çeken Sayın Destici, o dönemde elde ettikleri önemli bir bilginin soruşturma makamlarına iletildiğini anlattı.

Sayın Destici, 2016 yılında Kahramanmaraş Adliyesi’ne yapılan itirazdan kısa süre sonra 15 Temmuz hain darbe girişiminin gerçekleştiğini belirterek, darbe girişiminin ardından Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter enkazında bulunan parçaları söktüğü belirtilen iki askerin darbe girişimi kapsamında yakalandığı bilgisinin kendilerine ulaştığını söyledi.

“18 TEMMUZ 2016’DA BU BİLGİYİ SAVCILIĞA İLETTİK”

Sayın Mustafa Destici, kendisine ulaşan bilgilerin ardından 18 Temmuz 2016 tarihinde Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığına yeni bir dilekçe verdiklerini belirtti.

Bu dilekçede hem takipsizlik kararının kaldırılmasını hem de 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında yakalanan ve helikopter enkazındaki bazı parçaları söktükleri belirtilen kişilerin durumunun soruşturmaya dahil edilmesini talep ettiklerini ifade eden Sayın Mustafa Destici, bu gelişmenin ardından soruşturmanın yeniden derinleştirilmesi yönünde adımlar atıldığını söyledi.

Sayın Destici, bu kişilerin daha sonra FETÖ ile bağlantılarının ortaya çıkmasının, dosyanın farklı yönleriyle ele alınmasının önemini artırdığını belirtti.

“9 KİŞİLİK YENİ BİR KAZA KIRIM HEYETİ KURDURDUK”

Sayın Destici, Büyük Birlik Partisi olarak yalnızca soruşturmanın devam etmesini istemekle kalmadıklarını, teknik açıdan da olayın bütün yönleriyle incelenmesi için girişimlerde bulunduklarını söyledi.

Helikopter kazasının ardından oluşturulan ilk kaza-kırım heyetinin çalışmalarının ardından, kendi talepleri doğrultusunda nitelikleri belirlenmiş 9 kişilik yeni bir heyetin oluşturulduğunu belirten Sayın Destici, bu heyetin farklı uzmanlık alanlarından kişilerden meydana geldiğini ifade etti.

Sayın Destici, yeni heyette uçak ve helikopter mühendisliği, pilotluk, meteoroloji ve sivil havacılık gibi alanlarda uzman kişilerin yer aldığını belirterek, heyetin hazırladığı raporun savcılığa sunulduğunu söyledi.

“2018’DE TAKİPSİZLİK KALDIRILDI AMA 8 YIL BOYUNCA DAVA AÇILMADI”

Takipsizlik kararının 2018 yılında kaldırılmasına rağmen aradan geçen yıllarda dosyanın sonuçlandırılamadığını belirten Sayın Destici, “2018’den 2026 yılına 8 yıl geçti. Maalesef o süre içerisinde ne dava açıldı ne dosya aydınlatıldı” dedi.

Bu süreçte farklı Adalet Bakanları, başsavcılar ve ilgili bürokratlarla görüşmeler gerçekleştirdiklerini anlatan Sayın Destici, dosyanın kapatılmaması, soruşturmanın derinleştirilmesi ve olayın bütün yönleriyle araştırılması için sürekli girişimde bulunduklarını ifade etti.

Sayın Destici, Büyük Birlik Partisinin dosyayı hiçbir zaman gündeminden çıkarmadığını ve hukuki mücadelenin kesintisiz sürdürüldüğünü vurguladı.

“DOSYA ANKARA’YA GETİRİLDİ”

Sayın Destici, Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’in göreve gelmesinin ardından faili meçhul suçların araştırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında Muhsin Yazıcıoğlu dosyasının da yeniden ele alındığını belirtti.

Dosyanın Kahramanmaraş’tan Ankara’ya getirildiğini söyleyen Sayın Destici, soruşturmanın artık daha geniş kapsamlı bir şekilde yürütüldüğünü ifade etti.

Sayın Destici, daha önce Kahramanmaraş’ta tek bir savcı tarafından yürütülen sürecin Ankara’da bir başsavcı vekili ve iki savcı tarafından takip edildiğini belirterek, gerektiğinde emniyet, Adalet Bakanlığı ve ilgili diğer kurumların da soruşturmaya katkı sunduğunu söyledi.

Ayrıca 14 kişilik bir araştırma komisyonunun da dosyayı incelediğini belirten Sayın Destici, soruşturmanın tüm yönleriyle sürdürüldüğünü kaydetti.

“28 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI, 19’U TUTUKLANDI”

Sayın Destici, soruşturma kapsamında geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirilen operasyonun da önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.

Operasyonda 28 kişinin gözaltına alındığını, bunlardan 19’unun tutuklandığını belirten Sayın Destici, soruşturmanın bütün kapsamıyla devam ettiğini söyledi.

Dosyada yalnızca tek bir ihtimal üzerinden hareket edilmediğini vurgulayan Sayın Destici, helikopterin düşürülmesi veya sabotaj ihtimali başta olmak üzere tüm şüphelerin araştırıldığını ifade etti.

“HELİKOPTERİN DÜŞÜRÜLMESİNDEN RADARLARA, ARAMA-KURTARMADAN KARBONMONOKSİTE KADAR HER ŞEY ARAŞTIRILIYOR”

Sayın Destici, soruşturma kapsamında üzerinde durulan başlıkları da sıraladı.

Sayın Genel Başkanımız, helikopterin dışarıdan bir müdahaleyle düşürülüp düşürülmediği, pilot ve yolcuların karbonmonoksit nedeniyle etkilenip etkilenmediği, radarların çalışmaması, arama-kurtarma çalışmalarında yaşanan aksaklıklar ve kazanın ardından yürütülen soruşturmalarda meydana gelen ihmallerin araştırıldığını söyledi.

Sayın Destici, “Bütün aklınıza gelen ne kadar şüphe varsa; helikopteri, uçakların düşürmesi, pilotun, yolcuların karbonmonoksitten zehirlenip etkilenme meselesi, radarların çalışmama meselesi, arama-kurtarmada yaşananlar, bütün bu 17 senelik süreç, verilen takipsizlik kararları, dosyayı başka yönlere çekme, bilgi kirliliği oluşturma ve aydınlatılmasını engelleme iddialarının tamamına çok detaylı ve ince bir şekilde bakılmaktadır” ifadelerini kullandı.

“TASARLAYARAK VE ÖRGÜTLÜ BİR ŞEKİLDE ÖLDÜRME İHTİMALİ ÜZERİNDE DURULUYOR”

Sayın Destici, soruşturmanın geldiği aşamada yetkililerin yaptığı değerlendirmelere dikkat çekerek, olayın kaza olmanın ötesinde bir sabotaj veya suikast ihtimaliyle de incelendiğini söyledi.

Dosyada tutuklanan ve şüpheli konumundaki kişilerin önemli bir bölümünün 15 Temmuz hain darbe girişimiyle bağlantılı FETÖ yapılanması içerisinde yer aldığına ilişkin bulgular bulunduğunu belirten Sayın Destici, soruşturmanın bütün bağlantılarıyla ele alınması gerektiğini ifade etti.

Sayın Destici, savcılık makamlarının tek bir ihtimale bağlı kalmadan olayın bütün yönlerini araştırdığını belirterek, “İnşallah bütün bu çalışmalar neticesinde gerçek ortaya çıkacaktır” dedi.

“BÜYÜK BİRLİK OLARAK HUKUKİ SÜRECİN RESMİ VE FİİLİ TARAFIYIZ”

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasının Büyük Birlik Partisi açısından özel bir anlam taşıdığını vurgulayan Sayın Destici, Yazıcıoğlu’nun partinin kurucu Genel Başkanı olduğunu, hayatını kaybeden diğer isimlerin de Büyük Birlik Partisi camiasının önemli mensupları olduğunu söyledi.

Sayın Destici, “Biz zaten Muhsin Başkan ve diğer parti yöneticilerimiz, arkadaşlarımızın orada hayatını kaybetmesiyle birlikte fiili olarak ve resmi olarak tarafız. Müdahiliz dosyaya” dedi.

Büyük Birlik Partisi Hukuk Kurulunun, Genel Başkan Yardımcısı Avukat Samet Bağcı başkanlığında dosyayı yakından takip ettiğini belirten Sayın Destici, soruşturma başlamadan önce 11 ceza hukukçusuna olayın baştan sona inceletildiğini ve hazırlanan raporun ilgili makamlara sunulduğunu söyledi.

Sayın Destici, dosyada gizlilik kararı bulunduğu için bazı talepleri ve ayrıntıları kamuoyuyla paylaşamayacağını ifade ederek, elde edilen bilgi ve belgelerin Başsavcılık ve Adalet Bakanlığı ile paylaşılmaya devam edildiğini kaydetti.

“BÜTÜN KUSURLULARIN ORTAYA ÇIKARILACAĞINA İNANIYORUM”

Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında daha somut gelişmelerin yaşanmasını beklediklerini belirten Sayın Destici, 17 yıldır sürdürülen hukuk mücadelesinin sonuçlandırılması gerektiğini söyledi.

Sayın Destici, “Bütün suçlular, kusuru, kastı olanlar mutlaka ama mutlaka soruşturma kapsamında soruşturulacak ve haklarında gerekli işlemler yapılarak gerçek ortaya çıkarılacak. Buna yürekten inanıyorum” dedi.

Sayın Destici, soruşturmanın yeniden kararlılıkla ele alınmasında irade ortaya koyan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’e, ilgili araştırma komisyonuna, başsavcı ve savcılara teşekkür ederek, sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurguladı.

“Büyük Birlik Partisi camiası, Muhsin Yazıcıoğlu sevenleri ve şahsım adına teşekkürlerimi sunuyorum. Bu yolda başarılar diliyorum” diyen Sayın Destici, şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki arkadaşlarının ölümüne ilişkin gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması için hukuk mücadelesini sürdüreceklerini ifade etti.

“SİVAS BELEDİYESİNDEN MEMNUNİYET YÜZDE 80’LERİN ÜZERİNE ÇIKTI”

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Mustafa Destici, Sivas Belediyesi’nin çalışmalarına ilişkin de kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. 2024 yerel seçimlerinde Sivas Belediyesi’nin BBP’ye ve Belediye Başkanı Adem Uzun’a emanet edildiğini hatırlatan Sayın Destici, yaklaşık iki buçuk yıllık dönemde ortaya konulan hizmetlerden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Sivas Belediyesinin özellikle kaynakların verimli kullanılması, altyapı, su yönetimi, çevre, ulaşım, sosyal yaşam alanları ve kentin geleceğine yönelik vizyon projeleri açısından önemli çalışmalar gerçekleştirdiğini belirten Destici, belediyenin çalışmalarının kamuoyunda da karşılık bulduğunu söyledi.

Sayın Destici, “Geriye dönüp baktığımızda bizi ziyadesiyle memnun ediyor. Neden? Çünkü yaptığımız kamuoyu araştırmalarında Sivas Belediyemizden, Belediye Başkanımızdan, belediye hizmetlerinden memnuniyetin yüzde 80’lerin üzerine çıktığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

“ADEM UZUN TÜRKİYE’NİN EN BAŞARILI BELEDİYE BAŞKANLARINDAN BİRİ”

Sivas Belediye Başkanı Sayın Adem Uzun’un çalışmalarını yakından takip ettiklerini belirten Sayın Destici, bazı kamuoyu araştırmalarında Uzun’un Türkiye’nin en başarılı il belediye başkanları arasında gösterildiğini söyledi.

Sayın Destici, özellikle Sivas Belediyesi’nin su yönetimi konusunda gerçekleştirdiği çalışmaları örnek göstererek, belediyenin teknolojiyi kullanarak kamu kaynaklarının daha verimli değerlendirilmesini sağladığını ifade etti.

Sivas Belediyesinin 2026 Performans Programı’nda da SCADA sisteminin suyun kaynağından tüketiciye kadar olan sürecin tek bir otomasyon sistemi üzerinden izlenmesine imkân sağladığı belirtiliyor.

“SU YÖNETİMİNDE TÜRKİYE’YE ÖRNEK BİR SİSTEM KURULDU”

Sayın Destici’nin özellikle dikkat çektiği konuların başında SCADA sistemi geldi.

Sivas Belediyesi tarafından kurulan Su Yönetim Merkezi ve SCADA sistemi sayesinde suyun daha etkin ve verimli yönetildiğini belirten Sayın Destici, kayıp-kaçak oranındaki düşüşün önemine dikkat çekti.

Belediyenin açıkladığı verilere göre SCADA sistemiyle son bir yılda 57 milyon liralık tasarruf sağlanırken, su kayıp-kaçak oranı yüzde 53’ten yüzde 43’e düşürüldü.

Sayın Destici, Sivas’ın su kaynaklarının korunması açısından bu uygulamanın son derece önemli olduğunu belirterek, ortaya çıkan tasarrufun yeni bir su kaynağı oluşturmak kadar değerli olduğunu ifade etti.

“BİR BARAJ YAPMAK YERİNE SUYU TASARRUF EDEREK KAZANIYORSUNUZ”

Su yönetimindeki başarının yalnızca teknik bir yatırım olmadığını, aynı zamanda ekonomik açıdan da ciddi bir kazanım sağladığını belirten Sayın Destici, kayıp-kaçakların önlenmesinin yeni su kaynakları oluşturulmasına duyulan ihtiyacı azaltacağını söyledi.

Sayın Destici, SCADA sisteminin sağladığı tasarrufun önemini anlatırken, “Bir baraj yaptığınız zaman suyu yağmur suyuyla ya da göl, dere, ırmak sularıyla dolduracaksınız. Burada ise tasarrufla yeni bir su kaynağı oluşturmuş oluyorsunuz” değerlendirmesinde bulundu.

Sivas’ın bu uygulamayla yalnızca kendi vatandaşına hizmet etmediğini, diğer belediyelere de örnek oluşturduğunu ifade eden Sayın Destici, Devlet Su İşleri’nin de Sivas Belediyesi’nin su yönetimi çalışmalarını incelemesinin önemli olduğunu söyledi.

“KIBRIS’TAKİ SU KAYIP-KAÇAK SORUNU İÇİN DE ÖRNEK OLABİLİR”

Sayın Destici, su yönetiminde yaşanan kayıp-kaçak probleminin yalnızca Sivas’ın değil, farklı bölgelerin de önemli sorunlarından biri olduğunu belirtti.

Kıbrıs’taki yüksek su kayıp-kaçak oranına dikkat çeken Sayın Destici, yeni su kaynakları ve baraj yatırımlarının çok yüksek maliyetler gerektirdiğini, buna karşılık mevcut suyun verimli kullanılmasının çok daha düşük maliyetle gerçekleştirilebileceğini söyledi.

Sayın Destici, Sivas Belediyesinin SCADA uygulamasının bu yönüyle farklı şehirler için de örnek alınabilecek bir model olduğunu ifade etti.

“KIZILIRMAK PROJESİ SİVAS’IN VİZYON PROJESİ OLACAK”

Sayın Destici’nin Sivas Belediyesine ilişkin değerlendirmelerinde ikinci önemli başlık ise Kızılırmak Projesi oldu.

Kızılırmak’ın Sivas için uzun yıllardır büyük bir potansiyel taşıdığını belirten Sayın Destici, yıllardır kullanılan “Kızılırmak akar, Sivas bakar” sözünün artık geride bırakıldığını söyledi.

Sayın Destici, “Bakma işini bitirdik. Bakılacak ama nereden bakılacak? Çok güzel yeşil alanlardan, mesire alanlarından, 45 metre yükseklikteki dönme dolaptan bakılacak. İnsanların akşam oturabileceği, hafta sonlarını ailesiyle geçirebileceği güzel mekânlardan bakılacak” dedi.

Sivas Belediyesinin 2026 performans programında Kızılırmak Projesi’nin yaklaşık 650 bin metrekarelik alanı kapsayan stratejik bir proje olarak planlandığı ve projenin şehrin marka değerine, turizmine ve sosyal yaşamına katkı sağlamasının hedeflendiği belirtiliyor.

Projenin ilk etabında çalışmaların başladığı, 2026 yılında da uygulamanın sürdürüldüğü belediye tarafından açıklanmış durumda.

“SİVAS’IN 40 YILLIK HAYALİ GERÇEĞE DÖNÜŞÜYOR”

Sayın Destici, Kızılırmak Projesi’nin Sivas’ın uzun yıllardır beklediği önemli yatırımlardan biri olduğunu vurguladı.

Projenin yalnızca bir çevre düzenlemesi olmadığını belirten Sayın Destici, Kızılırmak’ın iki yakasının sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan yeniden şehre kazandırılacağını ifade etti.

Belediyenin projesinde yeşil alanlar, yürüyüş ve bisiklet yolları, seyir alanları ve sosyal donatıların yer alması planlanıyor.

Sayın Destici, projenin tamamlanmasıyla Sivaslıların şehir içerisinde nefes alabileceği yeni bir yaşam alanına kavuşacağını belirterek, “Kızılırmak Projesi tarihi bir proje olacak. Sivas’ın vizyon projesi olacak” dedi.

“TARİHİ KALE PROJESİ DE TAMAMLANIYOR”

Sivas Belediyesinin tarihi ve kültürel mirasa yönelik çalışmalarına da değinen Sayın Destici, Tarihi Kale Projesi’nin önemine dikkat çekti.

Onlarca yıldır gündemde olan ancak tamamlanamayan projenin bu dönemde ilerletildiğini belirten Sayın Destici, Sivas’ın tarihi dokusunun korunması ve turizme kazandırılması açısından çalışmaların önemli olduğunu söyledi.

Sayın Destici, altyapı ve üstyapı yatırımlarının yanı sıra sosyal, kültürel ve çevresel projelerin de aynı anda yürütüldüğünü belirterek, belediyenin farklı alanlarda hizmet üretmeye devam ettiğini ifade etti.

“BELEDİYE KENDİ ÖZ KAYNAKLARINI VERİMLİ KULLANIYOR”

Sayın Destici, Sivas Belediyesinin mali kaynaklarının verimli kullanılmasına da dikkat çekti.

Belediyenin kendi öz kaynaklarını mümkün olduğunca verimli ve tasarruflu şekilde değerlendirdiğini belirten Sayın Destici, hizmet üretirken kamu kaynaklarının israf edilmemesinin önemine vurgu yaptı.

Sivas Belediyesinin 2025 faaliyet raporunda da altyapı yatırımlarının yanı sıra SCADA sistemiyle 57 milyon liralık tasarruf sağlandığı ve yatırımların belediyenin öz kaynaklarıyla finanse edildiği ifade ediliyor.

Sayın Destici, belediye yönetiminde tasarruf ile hizmet anlayışının birlikte yürütülmesinin mümkün olduğunu belirterek, Sivas Belediyesi’nin bu konuda ortaya koyduğu uygulamaların önemine dikkat çekti.

“CUMHUR İTTİFAKI OLARAK SİVAS İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Sivas’ın ihtiyaç duyduğu yatırımların yalnızca belediye imkanlarıyla sınırlı olmadığını belirten Sayın Destici, merkezi hükümetle yerel yönetim arasında kurulan iş birliğinin önemine dikkat çekti.

Cumhur İttifakı’nın bir parçası olarak Sivas için gerekli yatırımların kente kazandırılması konusunda ilgili bakanlıklarla temas halinde olduklarını belirten Sayın Destici, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın desteği gerektiğinde kendisiyle de görüştüklerini söyledi.

Sayın Destici, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm bakanlıklarla Sivas’ın ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.

AK Parti Grup Başkanı Sayın Abdullah Güler ve milletvekilleriyle de iş birliği içerisinde olduklarını belirten Sayın Destici, “Sivas’ımız için her şeyi yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz” dedi.

“BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ, SADECE SİVAS’TA YEREL İKTİDARLA KALMAYACAK”

Sivas Belediyesinin başarısını Büyük Birlik Partisinin yerel yönetim anlayışı açısından da değerlendiren Sayın Destici, partinin önümüzdeki dönemde Türkiye genelinde daha güçlü bir siyasi temsil elde edeceğine inandığını söyledi.

Sayın Destici, Büyük Birlik Partisinin yalnızca Sivas’taki yerel iktidarla sınırlı kalmayacağını belirterek, önümüzdeki seçimlerde Türkiye Büyük Millet Meclisinde güçlü şekilde temsil edileceklerini ifade etti.

Sivas’ın da Büyük Birlik Partisini Meclis’te temsil edecek milletvekillerini çıkaracağına inandığını söyleyen Sayın Destici, “Bunlara inanıyoruz. Şu anda kamuoyu araştırmaları da bunu gösteriyor. Tabii böyle deyip rahatlamıyoruz. Çalışmalarımızı daha da artırmak zorundayız” dedi.

“SİVAS’TA TEŞKİLAT VE BELEDİYE EL ELE”

Sayın Destici, Sivas’taki belediye yönetimi ile Büyük Birlik Partisi teşkilatlarının uyum içerisinde çalışmasının da önemli olduğunu söyledi.

İl teşkilatı, merkez ilçe, kadın kolları ve mahalle teşkilatlarının çalışmalarına dikkat çeken Sayın Destici, Sivas’ın bütün mahallelerinde teşkilatlanma çalışmalarının sürdüğünü belirtti.

Belediye, il ve ilçe teşkilatları ile genel merkez yöneticilerinin Sivas için ortak bir anlayışla çalıştığını ifade eden Sayın Destici, “Ekibimiz tam bir uyum birliği içerisinde. Belediye, teşkilat, il, ilçeler, genel merkez yöneticilerimiz hep birlikte çalışıyoruz” dedi.

Sayın Destici, Sivas’ta Büyük Birlik Partisinin yerel yönetim başarısını kalıcı hale getirmek ve Türkiye genelinde daha güçlü bir siyasi yapıya ulaşmak için çalışmaların artırılarak sürdürüleceğini vurguladı.

“SİVAS DAHA YAŞANABİLİR BİR ŞEHİR OLACAK”

Sivas’ın tarihi kimliğiyle Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri olduğunu belirten Sayın Destici, önümüzdeki iki buçuk yıllık süreçte devam eden projelerin tamamlanmasıyla şehrin çok daha güçlü bir sosyal ve ekonomik yapıya kavuşacağına inandığını söyledi.

Sayın Destici, “İki buçuk yıl daha önümüzde. Önümüzdeki iki buçuk yılı da tamamladığımızda bütün bu projeler bitmiş olacak, ortaya çıkacak ve Sultanşehir diye nam salmış olan Sivas’ımız daha da güzel ve yaşanabilir bir şehir olacak” ifadelerini kullandı.

Sayın Destici, Belediye Başkanı Adem Uzun ve ekibini çalışmalarından dolayı tebrik ederek, Sivas’ın geleceğine yönelik yatırımların aynı kararlılıkla sürdürülmesi temennisinde bulundu.

“GIDA GÜVENLİĞİ EN AZ SAVUNMA SANAYİİ KADAR ÖNEMLİ”

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Mustafa Destici, Türkiye’nin tarım politikaları, çiftçilerin üretim maliyetleri, gıda güvenliği ve yaklaşan kuraklık riskiyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.

Sivas’ta düzenlenen 11’inci Tarım Fuarı’na da değinen Sayın Destici, fuarın başta Sivaslı çiftçiler ve üreticiler olmak üzere tarım ekipmanları sektöründe faaliyet gösteren firmalar ve tüm paydaşlar açısından hayırlı olmasını diledi.

Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı’nın da ilk kez fuara katıldığını belirten Sayın Destici, bunun organizasyonun önemini artırdığını ifade etti.

“ÇİFTÇİLERİMİZ BAKANIMIZA SORUNLARINI BİZZAT ANLATTI”

Fuarda çiftçiler, üreticiler, Ziraat Odası, Ticaret Borsası ve Ticaret Odası temsilcileriyle bir araya geldiklerini belirten Sayın Destici, üreticilerin sorunlarını doğrudan Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı’ya aktarma fırsatı bulduğunu söyledi.

Sayın Destici, kendisinin de üreticilerin sorunlarını yakından takip ettiğini belirterek, tarım sektörünün Türkiye’nin geleceği açısından stratejik bir sektör olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin pandemi ve savaşlar döneminde önemli tecrübeler yaşadığını ifade eden Sayın Destici, bu süreçlerin ülkelere kendi kendine yetebilmenin önemini bir kez daha gösterdiğini söyledi.

“ÜÇ SEKTÖRDE KENDİ KENDİMİZE YETMELİYİZ”

Türkiye’nin en az üç stratejik alanda kendi kendine yeterli olması gerektiğini belirten Sayın Destici, bunları ilaç ve aşı, savunma sanayii ve gıda olarak sıraladı.

Sayın Destici, özellikle gıda üretiminin diğer iki alan kadar, hatta daha da önemli olduğunu belirterek, “Pandemi ve savaşlar bize şunu gösterdi ki üç sektörde en azından kendi kendimize yetmeliyiz. Birisi ilaç ve aşı sektörü, ikincisi savunma sanayii, üçüncüsü ve belki de en önemlisi gıda” dedi.

Kriz dönemlerinde ülkelerin öncelikle kendi vatandaşlarının ihtiyaçlarını karşılamaya yöneldiğini belirten Sayın Destici, ekonomik gücün tek başına gıda, ilaç veya savunma ürünlerine erişimi garanti etmediğini ifade etti.

“Paranız olsa da size kimse ilaç vermiyor, aşı vermiyor. Önce kendi ülkesinin insanına veriyor, sonra istediğine, en son size veriyor” diyen Sayın Destici, pandemi döneminin Türkiye için önemli bir ders olduğunu söyledi.

“PANDEMİ BİZE İLAÇTA DIŞA BAĞIMLILIĞI GÖSTERDİ”

Pandemi döneminde Türkiye’nin ilaç ve aşı konusunda dışa bağımlılığının daha net görüldüğünü belirten Sayın Destici, son yıllarda bu alanda üretim kapasitesinin artırılmasının önemli olduğunu ifade etti.

Sayın Destici, Türkiye’nin stratejik ürünlerde dışa bağımlılığını azaltması gerektiğini belirterek, kriz dönemlerinde tedarik zincirlerinin kesilebileceği gerçeğinin unutulmaması gerektiğini söyledi.

Aynı durumun savunma sanayii açısından da geçerli olduğunu ifade eden Sayın Destici, geçmişte Türkiye’nin savunma alanında yaşadığı dışa bağımlılığın çeşitli operasyonlar sırasında ciddi sorunlara yol açtığını belirtti.

Türkiye’nin bugün savunma sanayii alanında önemli bir noktaya geldiğini söyleyen Sayın Destici, benzer bir anlayışın tarım ve gıda sektöründe de ortaya konulması gerektiğini vurguladı.

“GIDA ÜRETİMİ MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR”

Gıdanın yalnızca ekonomik bir sektör olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Sayın Destici, tarımsal üretimin milli güvenliğin önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi.

Sayın Destici, Türkiye’nin temel gıda ürünlerinde kendi kendine yeterli olmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu belirterek, çiftçinin üretimden kopmasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda milli bir mesele olduğunu ifade etti.

Tarım arazilerinin korunması, üretimin sürdürülebilir hale getirilmesi ve genç nüfusun tarımda tutulmasının önemine dikkat çeken Sayın Destici, çiftçinin önünü görebileceği bir üretim ortamının oluşturulması gerektiğini söyledi.

“ÇİFTÇİNİN MAZOTUNDAN ÖTV ALINMASINI ANLAYABİLMİŞ DEĞİLİM”

Sayın Destici, çiftçilerin en önemli maliyet kalemlerinden biri olan akaryakıt fiyatları üzerinden hükümete çağrıda bulundu.

Tarım üreticilerinin kullandığı mazottan KDV ve ÖTV alınmasını eleştiren Sayın Destici, özellikle ÖTV uygulamasının üretim yapan çiftçi açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sayın Destici, “ÖTV’nin açılımı ne arkadaşlar? Özel Tüketim Vergisi. Peki çiftçi traktörüne koyduğu mazotla özel tüketim mi yapıyor?” diye sordu.

Çiftçinin traktörüne koyduğu mazotu tüketim amacıyla değil, üretim yapmak için kullandığını belirten Sayın Destici, “Çiftçi tarlasındaki traktöre mazotu üretmek için koyuyor” ifadelerini kullandı.

Sayın Destici, üretim amacıyla kullanılan akaryakıtta vergi yükünün azaltılması gerektiğini vurgulayarak, çiftçinin maliyetlerinin düşürülmesinin doğrudan tüketiciye de olumlu yansıyacağını söyledi.

“KDV VE ÖTV MUTLAKA GÖZDEN GEÇİRİLMELİ”

Tarım sektöründe kullanılan mazottan alınan KDV ve ÖTV’nin kaldırılması gerektiğini savunan Sayın Destici, çiftçiye desteklerin artırılması çağrısında bulundu.

Sayın Destici, “Bunun behemehâl kaldırılması gerekiyor. KDV’nin behemehâl kaldırılması gerekiyor. Tam tersine desteklerin artırılması gerekiyor” dedi.

Mazot desteğinin yanı sıra gübre ve tohum desteklerinin de artırılması gerektiğini belirten Sayın Destici, üreticinin girdi maliyetleri karşısında yalnız bırakılmaması gerektiğini ifade etti.

Sayın Destici, tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için çiftçinin kazanç elde edebilmesinin şart olduğunu belirterek, “Üreten insan desteklenmeli” mesajı verdi.

“MAZOT, GÜBRE VE TOHUM DESTEĞİ ARTIRILMALI”

Çiftçinin üretim maliyetleri içerisinde mazot, gübre, tohum ve diğer girdilerin önemli yer tuttuğunu belirten Sayın Destici, destekleme politikalarının üretim merkezli olarak yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

Sayın Destici, çiftçinin tarlasını ekebilmesi, üretime devam edebilmesi ve gelecek yıl için yeniden yatırım yapabilmesi için desteklerin zamanında ve yeterli miktarda verilmesinin önemine dikkat çekti.

Üretimin azalmasının uzun vadede gıda fiyatlarını ve gıda arz güvenliğini doğrudan etkileyeceğini belirten Sayın Destici, tarımın günübirlik politikalarla değil, uzun vadeli stratejilerle ele alınması gerektiğini ifade etti.

“BU YIL BEREKETLİYDİ AMA GELECEĞİ ŞİMDİDEN DÜŞÜNMELİYİZ”

Bu yıl yağışların ve bereketin iyi olduğunu belirten Sayın Destici, ancak gelecek yıllarda iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle tarımsal üretimde ciddi risklerle karşılaşılabileceği uyarısında bulundu.

Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı’nın da gelecek dönemde kuraklık riskine dikkat çektiğini aktaran Sayın Destici, Türkiye’nin bugünden gerekli tedbirleri alması gerektiğini söyledi.

Sayın Destici, “Bu sene rahmet boldu, bereketli bir yılı geride bıraktık. Ama geçen sene kötüydü. Önümüzdeki senenin kötü olacağını bizzat dün Tarım Bakanımız ifade etti. Yani kuraklık başlayacağını söyledi” ifadelerini kullandı.

Kuraklığın yalnızca çiftçiyi değil, bütün toplumu ilgilendiren bir mesele olduğunu belirten Sayın Destici, su kaynaklarının korunması, tarımsal sulamanın verimli hale getirilmesi ve kuraklığa dayanıklı üretim modellerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.

“ÜRETİMİ HER ALANDA DESTEKLEMEK ZORUNDAYIZ”

Türkiye’nin önümüzdeki dönemde tarımda üretim kapasitesini artırması gerektiğini ifade eden Sayın Destici, çiftçinin üretimden kopmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi.

Sayın Destici, “Onun için biz üretimi her alanda desteklemeliyiz” diyerek, tarımsal üretimin yalnızca çiftçinin değil, devletin ve toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Tarım sektöründe üretim yapan çiftçinin emeğinin karşılığını almasının önemine dikkat çeken Sayın Destici, üreticinin desteklenmesinin aynı zamanda vatandaşın daha uygun fiyatlarla gıdaya ulaşabilmesinin de önünü açacağını belirtti.

“ÇİFTÇİ ÜRETİRSE TÜRKİYE GÜÇLÜDÜR”

Türkiye’nin savunma sanayii, ilaç ve aşı üretiminde olduğu gibi gıda üretiminde de güçlü ve bağımsız bir ülke olması gerektiğini belirten Sayın Destici, tarım sektörünün stratejik bir alan olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

Sayın Destici, çiftçinin toprağını ekmeye devam etmesinin, gençlerin tarıma yönelmesinin ve tarımsal üretimin sürdürülebilir hale gelmesinin Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

“Üreten Türkiye” hedefinin yalnızca sanayi ve teknolojiyle sınırlı olmadığını belirten Sayın Destici, tarladan sofraya kadar bütün üretim zincirinin korunması gerektiğini vurguladı.

Sayın Destici, Sivas Tarım Fuarı’nın da bu anlamda üreticiler ile sektör temsilcilerini bir araya getirmesi bakımından önemli olduğunu belirterek, fuarın Sivaslı çiftçilere, üreticilere ve Türkiye tarımına katkı sağlaması temennisinde bulundu.

MUHSİN YAZICIOĞLU’NUN ADINA BU ORGANİZASYON BÜYÜK BİR VEFA ÖRNEĞİ”

4’üncü Uluslararası Muhsin Yazıcıoğlu Karakucak Güreşleri’ne de değinen Sayın Destici, organizasyonun şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun hatırasını yaşatması açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun gençlik yıllarında güreş yaptığını hatırlatan Sayın Destici, onun adına düzenlenen organizasyonun önemli bir vefa örneği olduğunu belirtti.

Sayın Destici, Sivas’ın yetiştirdiği dünya, Avrupa ve olimpiyat şampiyonu güreşçileri de anarak, Sivas’ın Türk güreşine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

Galeri