Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Mahmut Arıkan, kıymetli ağabeyi Halil Nural Destici'nin vefatı dolayısıyla Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici’yi Genel Merkezimizde ziyaret etti.
Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici, Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Mahmut Arıkan’la birlikte basına açıklamalarda bulundu. Sayın Genel Başkanımız şu açıklamayı yaptı:
“Kıymetli basın mensupları, değerli arkadaşlar, kıymetli vatandaşlarım, öncelikle sizleri sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum.
Bugün bizleri hem ağabeyimin vefatından dolayı taziye için hem de 13. Büyük Kurultayımız sonrası hayırlı olsun demek için ziyaret eden Saadet Partimizin değerli Genel Başkanı Sayın Mahmut Arıkan Bey'e ve heyetine şahsım, ailem ve camiamız adına teşekkür ediyorum. Bizleri mutlu ettiler. Acımızı paylaştılar. Kongremiz için de içten ve samimi bir şekilde hayırlı olsun dileklerini ilettiler.

SAADET PARTİSİ İLE DİYALOG
Saadet Partisi'yle, devamı olduğu önceki Fazilet Partisi'yle de Refah Partisi'yle de hatta ta süreci Millî Selamet ve Millî Nizam Partilerine kadar da götürebiliriz. Bizim hep samimi diyaloglarımız ve dönem dönem de Türkiye, Türk milleti, Türk ve İslam coğrafyası için, dünya mazlumları için iş birliklerimiz olmuştur.
Onun için kıymetli bir camiadır, bizim için değerli bir camiadır. Kardeş olarak gördüğümüz bir camiadır. Onun için bu ziyaret, bu yönden de bizi mutlu etmiştir, bahtiyar etmiştir. Kendilerine, ziyaretleri için heyetine teşekkür ediyorum. Tekrar hoş geldiniz, şeref verdiniz. Allah razı olsun diyorum.”
Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici’nin ardından söz alan Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Mahmut Arıkan ise şunları söyledi:
“Çok teşekkür ederim değerli Genel Başkanım. Geçtiğimiz hafta Sayın Genel Başkanımızın muhterem ağabeyinin vefatını öğrendik. Telefonuna taziyemizi verdikten sonra bugün hem hafta sonu yapmış oldukları kongre vesilesiyle hayırlı olsun ziyaretimizi hem de muhterem büyüğümüzün taziyesi için ziyarette bulunduk.

SAADET PARTİSİ VE BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ İLİŞKİSİ
Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi'nin çok uzun yıllara dayalı arasında bir dostluk, bir muhabbet söz konusu. Özellikle 28 Şubat döneminde merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun, o 28 Şubat'ın en gaddar olduğu dönemlerde ortaya koyduğu asil duruş bizler için çok kıymetli.
Tarihe altın harflerle yazılan bir cümle kullanmıştı: "Firavunun karşısında olmak yetmez, Musa'nın da yanında yer almak gerekir." demişti. Çok kıymetli bir duruştu.
SEÇİM İŞ BİRLİKLERİ VE YENİ DÖNEM
Yine geçtiğimiz seçimlerde Büyük Birlik Partisi'yle Saadet Partisi arasında çok güzel seçim iş birlikleri gerçekleşti. O yüzden her manada muhabbet duyduğumuz Büyük Birlik Partisi camiasının yeni dönemde Türkiye'de çok önemli işler yapacağına, çok önemli süreç yaşadığımız dönemde inisiyatif alacağından hiç şüphemiz yok.
Yeni dönemde değerli Başkanımıza, kıymetli çalışma arkadaşlarına ben başarılar diliyorum.
TÜRKİYE’NİN KRİTİK DÖNEMİ
Tabii Türkiye gerek içeride yaşanan hadiseler, gerek bölgede yaşanan hadiseler, gerekse dünyadaki hadiselere baktığımızda çok kritik bir dönemde, çok kritik hadiselerin yaşandığı, büyük sıkıntıların olma ihtimali olduğu bir dönemde çok dikkatli olması gerekiyor.
İçerideki siyasetin sağlıklı bir şekilde yürüyebilmesi, dışarıdaki Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin olumlu işler yapması noktasında önemli olacaktır. Ne kadar içeride az sorun olursa Amerika'nın, emperyalizmin bölgemizde planlamalar yaptığı bir süreçte devletimizin elini rahatlatacaktır.
ANA MUHALEFET PARTİSİNDEKİ SÜREÇ
Zor bir dönem. Muhalefetin, ana muhalefet partisindeki yaşanan hadiseleri kaygıyla takip ediyoruz. Her ne kadar bu parti içi bir tartışma, parti içi bir süreç gibi görülse de Türkiye demokrasisi adına dikkat edilmesi gereken bir dönemdeyiz.
Biz Millî Görüş Hareketi olarak birçok kez partimiz kapatıldı. Dört sefer siyasi partimiz kapatıldı. Her kapatılmadan sonra bölünmeler yaşadık. Her bölünmede de siyasi hareketimiz adına da olumsuzluklar yaşandığını gördük.
Eminim Cumhuriyet Halk Partisi'nin de ileri gelenleri, akil insanları bu sürecin sağlıklı bir şekilde atlatılmasıyla alakalı gerekli katkıları sağlayacaktır.
İSRAİL VE BÖLGESEL TEHLİKE
Dün yine İsrail Başbakanı Netanyahu'nun ülkemizle alakalı, bölgemizle alakalı hadsiz açıklamalarını kaygıyla takip ettik. Biz hep söylüyoruz, yıllardır hep söylüyoruz: İsrail ancak güçten anlayacaktır.
İsrail'in hiçbir diplomatik dil ile, uluslararası hukuk ile hizaya getirilmesi mümkün değildir. Türkiye içerideki demokrasisi ne kadar sağlıklı işlerse, ekonomisi ne kadar sağlıklı olursa; eğitimi, bütün politikaları ne kadar sağlıklı olursa İsrail'in karşısında o şekilde mücadele edebilir. İsrail'in karşısında güçlü bir Türkiye portresi ortaya çıkabilir.
İÇ HUZUR VURGUSU
Bugün bunun çok mümkün olmadığını görüyoruz. Kısa zaman içerisinde bölgemizde cereyan etme ihtimali olan tehlikenin önüne geçebilmek için bir an önce iç huzuru sağlama durumunda olmamız gerekiyor.
Biz Saadet Partisi olarak üzerime düşen ne varsa bugüne kadar olduğu gibi, yarım asırlık geçmişte olduğu gibi bugünden sonra da üzerimize düşen her şeyi yapmaya hazırız.
Değerli Başkanımıza kıymetli ev sahiplikleri için tekraren teşekkür ediyorum.”
Genel Başkanımız Sayın Destici, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun hadsiz açıklamalarına tepki göstererek şunları kaydetti:
“Sadece terörist İsrail'in katil ve soykırımcı Başbakanı Netanyahu'nun Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk milleti ve Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik hadsiz, çirkin ve iftira dolu açıklamalarını şiddetle kınıyorum, lanetliyorum ve kendisine iade ediyoruz.
Tabii açıklamanın en dikkat çekici yönlerinden bir tanesi, Kürt kardeşlerimizi istismar ederek Türk toplumu içerisinde, Türk milleti arasında ve ülkemiz sınırları içerisinde bir kargaşa çıkarmaya ya da başından beri terör örgütünü, bu bölücüleri, ayrılıkçıları desteklediğinin de aslında bir itirafı niteliği taşımaktadır.

TERÖR ÖRGÜTÜ VE İSRAİL VURGUSU
Çünkü dönem dönem PKK'nın üst düzey bazı yöneticilerinden, özellikle Suriye ayağındaki YPG, PYD, SDG yöneticilerinden Türkiye'ye tehdit olarak İsrail'in isminin zikredildiğini defalarca duyduk. Netanyahu'nun dünkü iftira dolu, çirkin ve hadsiz paylaşımında da bunu çok net bir şekilde gördük.
Ama bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra ne terör eliyle, teröristler eliyle ne de başka maşaları yoluyla Türkiye'yi bölemeyecekler, Türkiye'yi karıştıramayacaklar.
TÜRKİYE’NİN BİRLİĞİ VE GÜCÜ
Türkiye'nin ülkesinin bütünlüğüne, milletinin birliğine, devletin varlığına kast edecek her türlü saldırıya cevap verme gücü de kapasitesi de vardır. Bu cevap bazen siyaset yoluyla olur. Bazen diplomasi çok sert ve net bir şekilde kullanılır. Gerektiğinde askerî anlamda da Türkiye'nin her ülkeyle başa çıkabilecek gücü ve kudreti vardır.
Bunun en büyük teminatı da milletidir. Türk milletinin geçmişte almış olduğu zaferlerdir. Ve bugün de milletimiz, ülkesine ve milletine karşı bir saldırı olduğunda hangi partiden olursa olsun, hangi etnik kökenden olursa olsun, hangi mezhebî anlayıştan olursa olsun tek yumruk hâline gelecektir. Bunu defalarca göstermiştir.
İSRAİL HALKINA ÇAĞRI
Tabii ki ben de Sayın Genel Başkanımıza katılıyorum. Terörist İsrail'in bu katil ve soykırımcı Başbakanı ve Savaş Kabinesi'nin ya da onu destekleyenlerin anlayacağı dil elbette ki güçtür. Ve bugün belki bu gerçekleşememektedir. Ama mutlaka bir gün bu gerçekleşecektir.
Benim tek temennim, inşallah bu Netanyahu iktidarı ve sağlığı döneminde olur. Ama bugün onun bu yaptıklarına sessiz kalan ya da destekleyen İsrailli vatandaşlar da bunun bedelini ödeyeceklerdir. Onun için bugün sessiz kalmamalılar, zulme rıza göstermemeliler, soykırıma evet dememelilerdir.”
Sayın Baran'dan Sayın Destici'ye taziye ziyareti
ÖNCEKİ HABER
Sayın Genel Başkanımız, taziye ziyaretlerini kabul ediyor