Sayın Genel Başkanımız Mustafa Destici, hem taziye hem de hayırlı olsun ziyareti için Genel Merkezimize gelen Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Sayın Fatih Erbakan’la birlikte basına açıklamalarda bulundu.
Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici, sözlerine şu şekilde başladı:
“Cümlenizi sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyoruz. Bugün şahsımı ve partimizi ziyaret eden Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı, kıymetli kardeşimizFatih Erbakan Bey'e ve heyetine şahsım ve camiam adına şükranlarımı sunuyorum.
Biliyorsunuz, önce ağabeyimi Hakk’a uğurladık. Sonra da partimizin 13’üncü Olağan Büyük Kurultayı’nı gerçekleştirdik. Hem taziyede bulunmak hem de kongremizi hayırlamak için bu ziyareti gerçekleştirdiler. Kendilerine bir kere daha şükranlarımı sunuyorum.
MİLLÎ GÖRÜŞ VE BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ İLİŞKİLERİ
Bizler, Büyük Birlik Partisinin kuruluşundan itibaren, hatta onun öncesinde MHP, Refah Partisi dönemi, 1991 ittifakı ve sonraki süreçlerin tamamında Millî Görüş camiasıyla, Refah Partisiyle ve onun devamı olan partilerimizle, genel başkanlarıyla hep yakın bir diyalog içerisinde olduk.
Bu konuda kendimize merhum Erbakan hocamızla şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nu örnek aldık. Çünkü onlar da Türkiye'nin, Türk milletinin ihtiyaç duyduğu her dönemde, özellikle inançlı kesimlere, dindar kesimlere 28 Şubat gibi süreçlerde zulümlerin yapıldığı dönemlerde tam bir iş birliği ve dayanışma örneği göstermişlerdi.
Biz de bu iş birliği ve dayanışma örneğini bugün de sürdürüyoruz. Tabii ki bu görüşmemizde Türkiye'nin siyasi gündemiyle, dünya siyasetiyle ilgili de kısa da olsa bir görüş alışverişinde bulunma imkânı da elde ettik.
TÜRKİYE, TÜRK VE İSLAM ÂLEMİ VURGUSU
Her iki partimizin gayesi de elbette ki Türkiye'nin, Türk milletinin, Türk ve İslam âleminin, bu âlemde yaşayan kardeşlerimizin, soydaşlarımızın daha huzurlu, daha güvende, barış içinde, mutlu, her anlamıyla özgür -yani hem devleti bağımsız, özgür hem insanlar hür hem de başta inanç hürriyeti olmak üzere- tüm hürriyetlerin de sağlandığı bir yaşam için mücadele ediyoruz.
Cenab-ı Hak ülkemizin, milletimizin birliğini daim eylesin. Bunu bozmaya çalışanlara da fırsat vermesin.
BÖLGESEL SAVAŞLAR VE ULUSLARARASI GELİŞMELER
Tabii ki savaş var bölgemizde. Yukarıdaki devam ediyor. Rusya, Ukrayna yavaşlasa da. Gazze'ye İsrail'in yaptığı soykırımı lanetliyoruz biz kerdeha. İslam'a saldırılar, işte en son Hollanda'nın eski başbakanının ifadeleri, çirkin küfrü. Bunu da tabii lanetliyoruz, geri iade ediyoruz, geri çeviriyoruz.
Şimdi ABD ile İran'ın anlaştığı haberler akşamdan beri basına yansıdı. 19 Haziran'da İsviçre'de anlaşmanın imzalanacağı duyuruldu. Bundan da memnuniyet duyduk. Tabii biz bölgemizde savaş istemiyoruz. Özellikle dengesiz bir savaştan, güç dengesinin olmadığı bir savaştan bahsediyoruz.
Ve bu savaşta maalesef coğrafyamız kaybediyor. Müslüman kardeşlerimiz hayatını kaybediyor. Onlara zulüm yapılıyor. Onlara soykırım yapılıyor. Onlar bombalanıyor. Onun için elbette ki ateşkesin sağlanmış olmasından, anlaşmanın imzalanmış olacağından da büyük memnuniyet duyuyoruz.
Tabii bu herkese ders olmalı. Başta da Amerika'ya da bir ders olmalı. Artık bu terörist İsrail'in katliamcı ve soykırımcı başbakanının sözüyle kuyuya inilmeyeceğini de artık anlamıştır diye düşünüyoruz.
ŞUŞA BEYANNAMESİ VE AZERBAYCAN MESAJI
Bugün ayrıca Şuşa Beyannamesi’nin imzalanmasının beşinci yılı. Tekrar Azerbaycan halkının ve devletinin, ordusunun Karabağ zaferini bir kez daha kutluyorum.
Oraya asılan Türk bayrağı, evet, can Azerbaycan'ın bayrağı ama o bayrak bütün Türk dünyasını ve Türk milletin her bir ferdini gururlandırmıştır bu zafer. Zaferleri kutlu olsun diyorum. Tebrik ediyorum.
Orada yaptıkları inşa, imar çalışmalarını da yerinde gördük. Muhteşem işler yapıyorlar. O anlamda da Azerbaycan'ı tebrik ediyorum.
MUHARREM AYI MESAJI
Yarın Muharrem ayı başlıyor ve bu vesileyle tüm canların ve İslam âleminin Muharrem ayını da tebrik ediyorum. Hayırlara, birliğe, kardeşliğe vesile olmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum.
Tekrar Genel Başkan'a ve heyetine teşekkür ediyorum.”

FATİH ERBAKAN'DAN TEŞEKKÜR VE TAZİYE MESAJI
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Sayın Fatih Erbakan ise şunları söyledi:
“Bendeniz de kıymetli hazirunu, değerli genel başkan yardımcılarımızı, basın mensuplarını ve tabii ki hepsinden önce değerli genel başkanı, Sayın Destici’yi en kalbî duygularımla selamlıyorum ve bu ziyaretimizin hayırlara vesile olmasını, hayırlı sonuçlara vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum.
Sayın Genel Başkan, Sayın Destici, misafirperverliği dolayısıyla, ev sahipliği dolayısıyla kendilerine ve heyetine ayrı ayrı teşekkürler ediyorum.
Tabii bu ziyaretimizin sebepleri vardı. Bir defa çok yakın zamanda Sayın Genel Başkan'ın ağabeyi rahmet-i Rahman’a kavuştu. Allah gani gani rahmet eylesin. Bu sebeple bir taziye ziyaretini gerçekleştirme maksadımız vardı.
Ve tabii ki aynı zamanda büyük kongrelerini yakın zamanda pazar günü gerçekleştirdiler. Bununla ilgili olarak da kendilerine bir hayırlı olsun ziyaretini gerçekleştirme gereğini duyduk.
Bu yapmış oldukları büyük kongrenin Büyük Birlik Partisi camiasına, ülkemize, milletimize de hayırlı olmasını, hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum. Rahmetli ağabeylerine bir kez daha Allah'tan gani gani rahmet diliyorum.
Tabii ki burada şehit başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu'na, merhum Erbakan hocamıza Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyoruz bu vesileyle.
GÜNCEL SİYASİ MESELELER
Kendilerinin de ifade ettiği gibi görüşmemizde güncel siyasi meseleler de ele alındı. Karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu.
Özellikle yapılacak olan seçimlerin tarihi ve yapısıyla ilgili birtakım görüşmeler, fikir alışverişleri; muhtemel bir anayasa değişikliğiyle ilgili bir fikir alışverişi ve aynı zamanda da yine güncel siyasi konularla ilgili bir fikir alışverişini gerçekleştirmiş olduk.
Biraz evvel de söylediğim gibi inşallah bu ziyaretimizin hayırlı olmasını diliyorum. Bir kez daha Büyük Birlik Partisi'ni yapmış oldukları Büyük Kongresi dolayısıyla tebrik ediyorum.
Ve bir kez daha Sayın Başkanımıza ve bütün Büyük Birlik Partisi camiasına, ailesine Cenab-ı Allah'tan sabır vermesini diliyorum. Başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Sizlere de ilginiz dolayısıyla, teşrifiniz dolayısıyla ayrıca teşekkürler ediyorum.”
ÖĞRETMENLER VE MADENCİLERLE İLGİLİ SORU
Gazetecilerin, “özel sektör ve mülakat mağduru öğretmenler” ile “eylem yapan madenciler” üzerine yönelttiği soruya ilk olarak Sayın Fatih Erbakan cevap verdi. Sayın Erbakan şunları kaydetti:
“Tabii biz her zaman Yeniden Refah Partisi olarak önce millet anlayışına sahip olunması gerektiğini ifade eden bir hareketiz, bir partiyiz.
Önce imtiyazlılar, önce faiz ödemeleri, önce kamudaki lüks ve şatafat harcamaları değil; önce millet, önce mazlumlar, önce ezilenler anlayışının hâkim olması gerektiğini düşünüyoruz.
Bu sebeple de öğretmenlerimizin ve madencilerimizin hak arayışlarında yanlarında olduğumuzu, destek olduğumuzu ve taleplerinin mümkün olduğu kadar, kaynakları elverdiği kadarıyla mutlaka karşılanması gerektiğini de ifade etmek istiyorum.”
ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU VE ÖZEL OKUL ÖĞRETMENLERİ
Aynı soruya Genel Başkanımız Sayın Destici’nin cevabı ise şöyle oldu:
“Öğretmenlik Meslek Kanunu yürürlüğe girmesiyle birlikte şu anda çeşitli bölgelerde akademiler eğitime başladılar. İyi de gidiyor. Kadroları kuruldu.
Her bir bölgede altı yüz, yedi yüz öğretmen adayı bir yıldan fazla bir süre kurs olarak, sonunda gelecekleri bir sınav sonrası atamaları yapılacak. Böylece bu mülakat işi de artık geride kalmış oldu.
Tabii burada öğretmenlerle ilgili esas eylem yapan ve problem olan, şu anda güncel olan özel okul öğretmenleri. Maalesef özel okul öğretmenleri, ben de geçmişte özel okulda uzun yıllar öğretmenlik yapmış birisi olarak, büyük bir mağduriyet yaşadıklarını görüyorum.
Yani hem sosyal haklar konusunda hem maaş konusunda hem ek ders ücretleri konusunda. Dolayısıyla burada yapılacak bir yasal düzenlemeyle özel okullarda yapılan öğretmenler devletteki öğretmenlerle aynı haklara sahipler diye bu net bir şekilde yapılırsa bu mağduriyet önlenir diye düşünüyorum.
Biz bunun teklifini de vermiştik geçtiğimiz dönemde. Yapılacak düzenleme açık. Yani burada Meclise görev düşüyor. Meclis bu işi süratli bir şekilde çözmeli. Tabii ki Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü de bu işin sıkı bir takibatını gerçekleştirmelidir.
MADEN İŞÇİLERİNİN HAKLARI
İşçilerle ilgili gerçekten hayret verici bir tabloyla karşı karşıyayız. Yani yerin yüzlerce metre altında alın teriyle ekmek kazanan, evinin rızkını kazanan, ailesinin rızkını kazanan işçilerin maaşlarının ödenmemesi, haklarının verilmemesinin hiçbir gerekçesi olamaz. Hiçbir gerekçesi olamaz.
Ve burada mutlaka yine ilgili kurumlarımız, bakanlıklarımız, devlet kesin kararlar almalı, net kararlar almalı ve gerekiyorsa o şirketler uzun süre bunu sürdürürse onlara kayyum atayarak işletmeleri belli bir süreliğine devre almalı ya da ehliyetli olanlara devredilmeli ve işçilerin maaşları düzenli bir şekilde ödenmelidir.
Böyle keyfiyet olmaz. Yani patronun iki dudağı arasında ben işçinin maaşını ödüyorum, ödemiyorum. Böyle bir keyfiyet olmaz.
Çünkü bunlar büyük kuruluşlar ve neticede bunlar bu maden sahalarını devletten almışlar. Müsaadeyle ruhsatlandırmışlar. Onun için devletin ya da ilgili kurumların bunlara karşı bu hususta kesinlikle tavizsiz olması gerekiyor.
Ve işçilerin hakkının zerre yenmesine ve geciktirilmesine müsaade edilmemesi gerekiyor.”