Yükleniyor...
28 Haziran 2026 • Büyük Birlik Partisi Genel MerkeziBüyük Birlik Partisi

Alperen Ocakları Sivas İl Başkanlığımızın yeni hizmet binası açıldı

Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici, Alperen Ocakları Sivas İl Başkanlığımızın yeni hizmet il binası açılışına katıldı. Açılışta yaptığı konuşmada Alperen gençliğine vurgu yapan Sayın Genel Başkanımız, "stand-up gösterisi" adı altında Kur'an-ı Kerim'e yönelik çirkin saldırıyı kınadı, LGBT gemisinin Türkiye'de demirlemesine izin vermeyen İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi'yi tebrik etti. Alperen Ocakları Sivas İl Başkanlığımızın yeni hizmet binası açıldı

Büyük Birlik Partimizin (Büyük Birlik) Genel Başkanı Sayın Mustafa Destici, Sivas’ta Alperen Ocakları Vakfımızın yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı. Yoğun bir katılımla gerçekleşen açılışta partililerimize ve Sivaslı hemşehrilerimize seslenen Sayın Destici, terörle mücadeleden siyasi gelişmelere, inanç değerlerine yönelik saldırılardan gençliğin eğitimine kadar pek çok konuda önemli açıklamalarda bulundu.

Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici, açılış töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Kıymetli dava arkadaşlarım, değerli hanımefendiler, değerli beyefendiler. Öncelikle sözlerimin başında, şehit liderimiz Muhsin Başkanımızı; onunla birlikte şehadete yürüyen Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya ve İsmail Güneş kardeşlerimizi rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyoruz. Ruhları şad olsun, mekânları cennet olsun inşallah.

ALPEREN OCAKLARI HİZMET BİNASI AÇILIŞI

Kıymetli Alperen kardeşlerim, değerli dava arkadaşlarım, bugün burada Büyük Birlik Partimizin kurucusu, liderimiz Şehit Muhsin Başkanımızın memleketinde, Sivas'ta, Alperen Ocakları Vakfımızın yeni hizmet binasının açılışı vesilesiyle bir araya gelmiş bulunmaktayız.

Öncelikle bu hizmet binamızın açılışının başta Alperen gençliğimize, Sivas'ımıza, Türkiye'mize ve camiamıza hayırlar getirmesini Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum.

Hareketimizin kuruluşundan bugüne kadar burada emeği geçen tüm kardeşlerime; tüm ocak başkanlarımıza, tüm il başkanlarımıza, ilçe başkanlarımıza, belediye başkanlarımıza, kadın kollarımıza, vakıf yöneticilerimize, velhasıl emeği olan herkese şükranlarımı sunuyorum.

Şehit Muhsin Başkanımız, "Milletin uğruna adamışım kendimi.", "Bir doğrunun imanı bir eğriyi düzeltir.", "Zulüm Azrail olsa hep hakkı tutacağım.", "Mukaddes davalarda ölüm bile güzeldir." diyerek çıktığı bu yolda şehadet şerbetini içti. Tam on yedi yıl oldu. Ama davası, fikirleri, ocağı ve partisi dimdik ayakta.

Neden? Çünkü o, doğru bir yolda gidiyor. Onun arkadaşları da onunla birlikte doğru bir yolda gidiyor. Siyasi partiler kurulur; belli bir oy oranını yakalayamazsa, Mecliste temsil imkânı bulmazsa, iktidar ortağı olmazsa varlıklarını kaybederler. Ama Büyük Birlik Partisi 33 yıldır var.

Neden var? Çünkü Büyük Birlik Partisi'nin iddiası var. Büyük Birlik Partisi'nin fikri var. Büyük Birlik Partisi'nin ülküsü var. O ülkünün adı da Türk İslam ülküsüdür.

MUHSİN YAZICIOĞLU DOSYASI

Şimdi şehit liderimiz Muhsin Başkanımızın şehadet süreciyle ilgili de başından itibaren biliyorsunuz hiçbir noktayı atlamadan sürecin takipçisi olduk.

Şimdi bizim de talebimiz ve gayretlerimizle dosya Maraş'tan Ankara'ya geldi. Sıkı bir çalışma var. İnşallah çok fazla beklemeyeceğiz bu sefer. Birkaç ay gibi kısa bir süre içerisinde yeni soruşturma sürecinin sonuçları Türk toplumuyla paylaşılacak ya da toplum görecek neler yapıldığını.

Başından itibaren ne dedik? Şüpheler ortada durduğu sürece biz buna kaza demeyeceğiz dedik ve demedik. İnşallah tüm şüpheler ortadan giderilip, aydınlatılıp bu işte kusuru ve kastı olanlar hukuk yönünde her türlü hesabı verene kadar da mücadelemiz devam edecek.

Tekrar şehitlerimizi rahmetle, minnetle, şükranla yâd ediyorum. Ruhları şad olsun, mekânları cennet olsun.

HİZMET VE YEREL YÖNETİMLER

Kıymetli dava arkadaşlarım, biz millet sevdalısıyız. Biz memleket sevdalısıyız. Biz insan sevdalısıyız. Onun için hizmet için çıktığımız bu yolda her türlü zorluğa rağmen hizmete devam ediyoruz.

Hem parti olarak devam ediyoruz hem Alperen Ocakları olarak devam ediyoruz hem de şu anda yerel yönetimlerde devam ediyoruz. İşte Sivas Belediyemiz. Belediye Başkanımız burada. Daha önce Büyük Birlik Partimizden Sivas Belediye Başkanlığı yapmış Doğan Ürgüp Bey burada.

Şu anda biz Sivaslıya sorduğumuz zaman halkın yüzde sekseni büyük bir memnuniyet ifade ediyor. Sivaslıya altyapıdan üstyapıya; sosyal, kültürel her anlamda, hizmet anlamında her türlü çalışmanın en iyisi yapılıyor. Halkın da büyük bir memnuniyeti var.

Onun için ben Belediye Başkanımızı burada da bir kere daha tebrik ediyorum ve ekibiyle birlikte çalışmalarında başarılar, daha da üstün başarılar diliyorum inşallah diyorum.

TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNDEKİ KONULAR

Kıymetli kardeşlerim, bunu akşamki programda Sıcak Çermik'te daha uzun bir şekilde konuşacağız. Şimdi bu açılış vesilesiyle Türkiye'nin gündeminde olan birkaç konuya da hızlıca değinip inşallah açılışımızı gerçekleştireceğiz.

Bunlardan bir tanesi nedir? Türkiye, kırk yıldan fazla bir süredir hain, kahpe bir terör örgütüyle mücadele etmektedir. Binlerce şehidimiz olmuştur. On binlerce insanımız hayatını kaybetmiştir. On binlerce gazimiz vardır.

Ülkenin kazanımları bu uğurda heba edilmiştir. Daha doğrusu emperyalistlerin, siyonistlerin maşası olan bu kahpe terör örgütü, onların emir ve direktifleriyle eylemlerine devam etmiş ve ülkemizin kaynaklarının heba edilmesine de yol açmıştır.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ

Bir süreç başlatıldı Türkiye'de: Terörsüz Türkiye. Hepimiz terörsüz Türkiye isteriz. Kim istemez ki? Ne dendi? Pazarlıksız, şartsız, müzakeresiz bir süreç. Buna da eyvallah. Buna da kimse bir şey demez.

Şimdi bütün bunlara rağmen PKK silah bıraktı mı? Bırakmadı. Kandil'deki yöneticiler de bunu açıklıyor, Suriye'dekiler de açıklıyor. Kendini feshetti mi bütün unsurlarıyla?

Dolayısıyla biz, Büyük Birlik Partisi olarak açık ve net olarak diyoruz ki PKK tümüyle silah bırakmadı. Ve tüm unsurlarıyla kendini feshetmeden herhangi bir yasal ya da anayasal adım atılmamalıdır, diyoruz.

DEM PARTİ VE BAYRAK TEPKİSİ

Bu hafta sonu PKK'nın siyasi uzantısı DEM Parti, dört ilde bebek katili için, İmralı canisi için mitingler düzenliyor, toplantı düzenliyor. Peki, gösterilerde bir tane Türk bayrağı var mı?

O zaman buradan, Sivas'tan, yiğidoların memleketinden soruyoruz: Siz hangi ülkenin vatandaşısınız? Siz hangi milletin mensubusunuz? Sizin bayrağınız ne?

Bu ay yıldızlı al bayrağı kendi bayrağı olarak kabul etmeyen, eline almayan; bu milletin bağımsızlık iradesi olan İstiklal Marşı'nı okumaktan imtina edenler bu milletin parçası değildir. Bu aziz ve necip Müslüman Türk milletinin bir ferdi olamaz.

Biz burada Türk milleti derken etnik bir kökenden bahsetmiyoruz. Kürdüyle, Türkmen'iyle, Çerkez'iyle, Boşnak'ıyla, Alevisiyle, Sünnisiyle bir büyük milletten bahsediyoruz.

Ama bu ülkede terörden daha tehlikeli olan nedir? Siyasi bölücülüktür. Bunlar hâlâ açıktan siyasi bölücülük yapmaya devam ediyorlar.

Onun için eğer samimililerse ellerine Türk bayrağını alacaklar, saygı duruşunda bulunacaklar, İstiklal Marşı'nı okuyacaklar ve biz bu milletin bir ferdiyiz diyecekler.

Bunu demedikleri sürece bizim nezdimizde teröristtirler, siyasi bölücüdürler. Açık ve net olarak söylüyorum. Yaptıkları mitinglerde, gösterilerde Türk bayrağı yerine eline bebek katilinin ya da diğer teröristlerin fotoğraflarını alanlar ya da başka bölgelerin bayraklarını sallayanlar, PKK paçavralarını sallayanlar bu milletin bir parçası olamaz.

Bunlarla da bir süreç yürütülemez. Bir sonuç alınamaz. Onun için biz burada çok açık ve netiz. Biz gelene elbette ki git demeyiz. Ama gelen de edebiyle, ahlakıyla ve en önemlisi milletin değerleriyle barışarak gelecek.

Bu milletin birliğini kabul edecek, bu devletin varlığını kabul edecek, bu ülkenin bayrağını kabul edecek, bu ülkenin marşını kabul edecek, bu ülkenin kimliğini kabul edecek. Bu devletin varlığına, ülkenin bütünlüğüne, milletin birliğine karşı çıkanlar vatan düşmanlarıdır.

İNANÇ VE DEĞERLER

Kıymetli kardeşlerim, biz inançlı bir toplumuz. Bizim değerlerimiz her şeyin üzerindedir. Hatta bu toplumda beş vakit namaz kılmayan, orucunu aksatarak tutan birisinin yanında bile siz Cenab-ı Hakk'a, O'nun sevgili peygamberine, Kur'an-ı Kerim'e laf söyleseniz sizi boğar. Sizi boğar.

Şimdi Türkiye'de yeni bir akım başladı: Bir stand-up. Şimdi siyasi eleştiri yapabilirsiniz. Siyasi mizah yapabilirsiniz. Bizleri de eleştirebilirsiniz. Bizlerin de mizahını yapabilirsiniz. İş adamlarını da yapabilirsiniz. Sporcuları da yapabilirsiniz. Günlük toplumsal olaylarla ilgili de yapabilirsiniz. Hükûmetin, iktidarın icraatlarıyla ilgili yapabilirsiniz. Meclisle ilgili de yapabilirsiniz.

Ama sen benim inancımla, benim bir Allah'ımla, benim kutsal kitabımla, benim peygamberimle ilgili mizah yapamazsın! Yapamazsın! Onu eğlence hâline getiremezsin! Onu hafife alamazsın! Onunla alay edemezsin!

Sen kimsin? Senin bir inancın yok mu? Bari inancın yok, bu ülkenin yüzde doksan dokuzu Müslüman. Saygılı olacaksın. Edepli olacaksın. Ahlaklı olacaksın.

STAND-UP TEPKİSİ

Sen Selman Rüştü mü olmak istiyorsun? O zaman belanı bulursun. Bu millet, bu Müslüman Türk milleti ve özellikle de Muhsin Yazıcıoğlu'nun dava arkadaşları, Büyük Birlik Partililer, Alperenler var olduğu sürece ne Cenab-ı Hakk'a ne sevgili peygamberimize ne kutsal kitabımıza el uzatamazsınız; onu alay konusu, mizah konusu, stand-up'ınızın bir aleti hâline getiremezsiniz.

Onun için buradan uyarıyoruz. O şahsı da uyarıyoruz. Ona yol verenleri de uyarıyoruz. Ve savcılarımızı da göreve davet ediyoruz. Millet arasında kin, nefret ve ayrımcılık oluşturan bu tip sözde stand-up'çı ama özde şaklabanlara, şarlatanlara asla müsaade edilmemelidir.

Maalesef Türkiye'de şöyle bir grup var: Birisi birlikle, İslam'la, Allah'la, kitapla, peygamberle, ülkenin seçilmiş siyasetçileriyle eğlendiği zaman hoşlarına gidiyor. Vallahi biz orada eğlenilecek bir şey göremiyoruz. Tam tersine çok kızgın ve öfkeli olduğumuzu buradan açıkça söylüyorum. Açıkça ifade ediyorum.

Kimse Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya yeltenmesin diyorum. Haddini bildiririz. Bu ülke elbette ki özgür bir ülkedir. Elbette ki insan hak ve hürriyetlerine saygılıyız. Ama hiçbir özgürlük başka bir özgürlüğü kısıtlayamaz.

LGBT TARTIŞMASI

Öyle bir saldırıyorlar ki ülkemize? Bir de bu LGBT sapkınlıkları var, biliyorsunuz. Bunları da normalmiş gibi gösteriyor. Ve içinde binlerce LGBT'nin olduğu bir turistik gemi, gay bar, Türkiye'de demirlemek istiyor; İstanbul'a. Yani binlerce gay, LGBT inecek, İstanbul sokaklarında gezecek. Bu cesarete bakabilir misiniz?

Ama İçişleri Bakanımız, valimiz buna müsaade etmiyor. Kendilerini tebrik ediyorum. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Gerektiği yerde gerektiği tavrın konması gerekiyor.

Bu bir yasak değildir. Şimdi bazı çevreler bunu yasakladı diye duyuruyor. Bu bir yasak değil. Bu, tam tersine Türk İslam değerlerine ve Müslüman Türk toplumuna, özellikle gençlerimize sahip çıkmadır. Bu bir yasak değildir.

İstiyorlar ki biz ülkeyi açalım. Bırakalım çocuklarımızı da onlara verelim. Gençlerimizi de onlara verelim. Bu ülkeden İslam'ı da Türklüğü de silsinler ve yeni bir kutla devlet ya da topluluk oluştursunlar. Bu bizim felaketimiz olur.

GENÇLİK VE ALPEREN OCAKLARI

Bizim en büyük zenginliğimiz inancımızdır. Kimliğimizdir. Yani Türklüğümüz ve Müslümanlığımızdır. Değerlerimizdir. Ahlakımızdır. Aile yapımızdır.

Bak, burada gencecik, pırıl pırıl gençlerimiz var. Bunlar bizim çocuklarımız. Bunlar bizim gençlerimiz. Bunları biz kimseye kaptıramayız. Bunlara sahip çıkacağız.

Bunları İslam örf ve adeti üzerine yetiştireceğiz. Türklük gurur ve şuuru, merhum Ahmet Erabi'ye dediği gibi İslam ahlak ve fazileti üzerine yetiştireceğiz.

İşte bu, Alperen Ocakları'nın kurulmasının tam da sebebi budur. Şehit liderimiz Muhsin Başkanımız bunun için Alperen Ocakları'nı kurmuştur. Bunun için geçmişte Nizam-ı Âlem Ocakları, sonra Alperen Ocakları olmuştur.

Yoksa diğer partiler gibi Büyük Birlik Partisi gençlik kolları deyip geçebilirdi. Ama Nizam-ı Âlem Ocakları demiştir. Alperen Ocakları demiştir. Neden? Çünkü bir ruh olsun istemiştir. O ruh işte İslam ülküsü ruhudur.

Bu çocuklarımız, bu gençlerimiz, buraya gelenler kimliğini öğrenecek. Yani Türklüğünü, hem İslam'ı öğrenecek hem örfünü, âdetini öğrenecek. Ahlaklı olacak, aile yapısına sahip çıkacak, anne baba terbiyesi alacak, annesine, babasına, büyüğüne saygıyı öğrenecek, kadına saygıyı öğrenecek, esnafa saygıyı öğrenecek. Esnaf ise iş ahlakını öğrenecek ve asıl dediğim gibi iyi bir insan, iyi bir Müslüman ve iyi bir Türk olarak buradan çıkacak.

Bütün gayemiz budur. Burada Alperen Ocakları Vakfımızın Sivas Şube Başkanı Doktor Cengiz Ekem kardeşimiz bir eğitimcidir. İyi bir eğitimcidir. İyi yetişmiş bir kardeşimizdir. İnşallah onun riyasetinde burada yüzlerce, binlerce gencimiz; üniversiteli gençlerimiz, liseli gençlerimiz, sanayide çalışan gençlerimiz, hepsi bu eğitimden, bu çalışmadan kendilerine düşen payı alacaktır.

Onun için bütün Sivaslı kardeşlerimizi ve Türk milletinin çocuklarını ve gençlerini Alperen Ocakları Vakfımıza emanet etmeye, oraya göndermeye ve bu Türk İslam ruhundan, bu pınardan çocuklarının da kana kana içmesi için teşvik etmeye davet ediyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle siz kıymetli Sivas halkını, kıymetli dava arkadaşlarını, kıymetli kardeşlerimi, kıymetli çocuklarımızı bir kere daha sevgiyle, saygıyla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

Alperen Ocakları Vakfımızın Sivas Şubesi'nin yeni hizmet binasının hayırlı olmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun."

Galeri