AKK yönetiminin ziyaretinde Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici’ye, Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Tevfik Eren, İletişim, Basın ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Fehmi Güney, Ankara İl Başkanımız Sayın Hamza Kurt, , Yüksek Danışma Kurulu Üyemiz ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyemiz Sayın Üzeyir Tunç, MKYK Üyemiz ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyemiz Sayın Mahir Alay, Alperen Ocakları Ankara İl Başkanımız Sayın Mücahit Kaplan, Ankara İl Kadın Kolları Başkanımız Sayın Av. Şeyma Akgümüş eşlik etti.
MUHSİN YAZICIOĞLU DA ANILDI
Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen ziyarette, Kent Konseyleri’nin ve yerel yönetimlerin el ele vererek kentlerdeki sosyal, kültürel ve ekonomik çalışmalarda ulaşabilecekleri başarılar başta olmak üzere, siyaset dışı yaklaşımların vatandaşlar üzerindeki olumlu etkisi, ortak akıl ve çalışmayla kat edilebilecek yollar ve Ankara Kent Konseyi’nin farklı disiplinleri aynı çatı altında birleştirici gücü gibi birçok önemli konunun altı çizildi. Toplantıda ayrıca Büyük Birlik Partimizin kurucusu, ilk Genel Başkanımız, şehit liderimiz merhum Muhsin Yazıcıoğlu da defaten yâd edildi.
Toplantıda AKK Başkanı Sayın Halil İbrahim Yılmaz’a, AKK Danışma Kurulu Üyesi ve Büyükelçi Sayın Ümit Yardım, AKK Başkan Yardımcısı Sayın Ceren Anadol, AKK Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri eski Milletvekili Sayın Feramuz Üstün ve Sayın Nuh Acar, AKK Genel Sekreter Yardımcıları Sayın Büşra Dok Dağdelen ve Sayın Daver Baytaz, AKK Esnaf Meclisi Başkanı Sayın Yusuf Yavuz, AKK Bisiklet Meclisi Başkanı Sayın Murat Görücü, AKK Hacı Bayram-ı Veli Kültürel Etkileşim Çalışma Grubu Sözcüsü Sayın Pınar Öztürk, AKK Hayvan Hakları ve Sokak Hayvanları Çalışma Grubu Sözcüsü Sayın Rabia Kocakavak, AKK Diplomasi Meclisi Temsilcisi Sayın Serenad Altan, AKK Yürütme Kurulu Üyeleri Sayın Nazmi Şahin, Sayın Arzu Balkan, Sayın Anıl Serin, Sayın Edibe Sinem Ersoy, TMMOB Ankara Mimarlar Odası Başkanı Sayın İsmail Coşkun, Başkent Gençlik Meclisi Başkanı Sayın Hilal Gedik ve Başkent Gençlik Meclisi Başkan Yardımcısı Sayın Tarık Önol da eşlik etti.
ANKARA KENT KONSEYİ ÇALIŞMALARI
Bazı illerde kent konseylerinin usulen kurulduğunu ancak Ankara Kent Konseyi’nin görevlerini layıkıyla yerine getirdiği belirten Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici, ziyarette yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Ankara Kent Konseyi görevlerini layıkıyla yerine getiriyorlar. Ama bazı illerimizde de bakıyorum, usulen kurulmuş kent konseyleri. Yani usulen bir başkan seçilmiş, yönetim seçilmiş. Yani o şehrin gelişimiyle de, idaresiyle de, kent vizyonuna uygun olup olmadığıyla da çok ilgilenmiyor. Sadece bir kent konseyi var mı? İşte usulü yerine getirelim, bir kent konseyi var gibi duruyorlar. Ama Halil İbrahim Yılmaz, Ankara Kent Konseyi Başkanı olması itibarıyla, tabii yönetimin bunda mutlaka büyük katkısı var, Ankara Kent Konseyi'nin ismini biz daha fazla duyar olduk. Faaliyetlerini daha fazla duyar olduk. Hem de güzel faaliyetler, olumlu faaliyetler; şehrin hemen hemen her alanıyla ilgili, yani tarihinden kültürüne, sporundan gençliğine, kadınına, her alanıyla ilgili çalışan, projeler üreten ve bunu da paydaşlarıyla ortak bir şekilde hayata geçiren...
Yani hem yerel yöneticilerle, Büyükşehir Belediye Başkanımız başta olmak üzere ilçe belediye başkanlarımız, Ankara'mızın milletvekilleri, bürokrasisi; bütün bunlarla, hepsiyle beraber böyle üst düzey ilişkiler kurabilmek, onların kent konseyinin çalışmalarına daha destek vermesini sağlamak, bunlar çok kıymetli şeyler. Yani dolayısıyla burada bir başarı var. Tabii bu başarı kendiliğinden gelmiyor. Bu da büyük bir çabanın, gayretin ve dostlukların; tabii bunda katkısı var ama bir de paydaşlara değer vermenin de bunda büyük bir katkısı var. Yani siz değer veriyorsunuz, milletvekilleri de size değer veriyor ve sahip çıkıyor ya da katkı sunuyor. Belediye başkanlarıyla ilgili aynı şey geçerli. Diğer kurumlarımızla ilgili diyelim, millî eğitimle ilgili, sağlıkla ilgili, sporla ilgili, kültürle ilgili... Bütün bunlarla ilgili siz olumlu yaklaştığınızda onlar da tabii ki olumlu dönüyor.
Onun için ben takdir ediyorum, tebrik ediyorum. Ve çalışmalarınızın bundan sonraki süreçte daha da başarılı olacağına inanıyorum. Çünkü kent konseyi başkanımız ve yönetim, işte burada hazır olan önemli bir kısmı, bu kadro başarılı bir kadro. İnşallah bu başarıyı daha da yukarıya taşıyacaktır diye inanıyorum.”
ENGELLİLERLE İLGİLİ DÜZENLEMELER
Engellilerle ilgili beklentilerin de gündeme geldiği toplantıda, Büyük Birlik Partimizin hassasiyetini ifade eden Sayın Genel Başkanımız, özel gereksinimli insanlarımız için yıllarca kullanılan “özürlü” ayıbından şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun girişimleriyle kurtulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Rahmetli Muhsin Başkan, Allah mekânını cennet etsin, 2008 yılında Meclisteyken o zamana kadar engelliler, özürlüler federasyonu ya da özürlüler idaresi, özürlüler okulu diye ifade ediliyordu. Bu ‘özürlü’lerden ‘engelli’lere dönüşmesini kanunla sağlayan ve o kanun teklifinin sahibi Büyük Birlik Partisi'nin merhum genel başkanıdır. Artı, sadece o kanunda o çıkmadı. Ona ilave istihdam oranları artırıldı. İstihdam oranları artırıldı. Ve birtakım yine sosyal ve engellilerimizle ilgili iyileştirmeler de var o kanunda.
Dolayısıyla da sizler zaten, hepimiz birbirimizin aslında Allah'ın emanetiyiz. Ama bir de özel bir durum var ki özellikle iki kesim, rahmetli Muhsin Başkanın en son kanun teklifi verdiği ve kanunlaştığı; birisi engelliler, birisi de bu özel güvenlik personeli ki hatta o vefat ettikten sonra da ilk defa belki Meclis tarihinde Meclis dışında bir parti olmamıza rağmen bizi komisyonlara davet edip, Meclisteki bütün o komisyonlara da biz katıldık. O çalışmaları tamamladık yani. Muhsin Başkanın yarım kalmıştı, henüz kanun çıkmamıştı. Daha sonra biz parti heyeti olarak, ben Genel Sekreterdim o zaman, bizatihi bütün o toplantılara ben katıldım.
Onun için engellilerimiz bizim için çok ayrı bir yerdeler, çok ayrı bir noktadalar. İnşallah bir gün biz sizi müstakil misafir edelim, ağırlayalım. Orada daha uzun bir vakit sizi dinleyip, ne yapılması gerekiyorsa, üzerimize ne düşüyorsa, bunu ziyaretinizle yapmaktan büyük mutluluk duyacağımı ve bunun bir vicdan meselesi olduğunu söylüyorum. Onun için çok kıymetli buluyorum.”
SİYASET ANLAYIŞI VE KENT KONSEYİNE DESTEK
Büyük Birlik Partimizin hem muhalefet olduğu dönemde hem iktidar ya da ittifak ortağı olduğu bütün dönemlerde her zaman yapıcı, yol gösterici, sorumlu bir siyaset yaptığının altını çizen Sayın Genel Başkanımız, “Biz doğruya destek, yanlışa köstek ya da doğruya doğru, yanlışa yanlış diyerek bu siyasetimizi sürdürüyoruz.” dedi.
Sayın Mustafa Destici, partimizin bu duruşunun basından kamuoyuna yansımasını da şu sözlerle hatırlattı:
“Hatta son dönemlerde bize, ‘Siz ittifaklısınız ama bunları söylüyorsunuz, şunlara itiraz yapıyorsunuz. Emeklilerle ilgili söylüyorsunuz, asgari ücretlilerle ilgili söylüyorsunuz. Terörle mücadele için söylüyorsunuz.’ deniyor. Evet, biz inandığımızı söylüyoruz. Zaten bunun için siyasette varız. Söylemeye de devam edeceğiz. Ama bunu söylerken tabii istisnalar hariç kimseyi kırmadan, dökmeden, incitmeden, toplumumuzun birliğine, beraberliğine helal getirmeden katkı sunacak bir şekilde bunu yapıyoruz.”
İMAR KANUNU TEKLİFİ
Toplantıda gündeme gelen bir başka konu ise imar düzenlemeleri oldu. Sayın Mustafa Destici, bu konuyla ilgili de şu açıklamayı yaptı:
“Bir imar kanunu teklifi verdim, depremden 10-15 gün önceydi. Sonra tabii o art niyetli bir şekilde istismar edildi. Ve çok aleyhime kullanıldı. Hâlbuki o teklifi biz size de gönderelim, yani Meclise verdiğimiz teklifi. Bizim teklifimiz şuydu: Türkiye'de milyonlarca kaçak yapı var. Siz de biliyorsunuz şu anda. İmar affından, barışından sonra bile var. Bizim teklifimizin özü şuydu: Bu kaçak yapılar tespit edilsin. Mesela sadece Ankara'da 350 binin üzerinde kaçak yapı var şu anda. İstanbul'da 800 binin üzerinde kaçak yapı var. Yani Türkiye'de milyonlarca hâlâ kaçak yapı var. Bunlar tespit edilsin. Değerlendirme yapılsın. Depreme dayanıklı olanlar, kent yapısına uygun olanlar kazandırılsın. Yani diğerleri de yıkılsın. Eğer bir rantı varsa da devletin kasasına girsin, dedik. Ama maalesef sanki biz yeni bir imar affı istiyormuşuz gibi takdim edildi.”
ANKARA’NIN TANITILMASI
Ankara’nın tarihî ve doğal güzelliklere sahip olduğunu, siyasete merkezlik yapmasına rağmen layıkıyla tanıtılamadığını kaydeden Sayın Destici, üzüntüsünü şu sözlerle dile getirdi:
“En üzüldüğüm şeylerden bir tanesi Nallıhan'da Tapduk Emre'nin anlatılamamış olması. Hâlâ Ankara'da yaşayanların milyonlarcası Tapduk Emre'nin Nallıhan'da olduğunu bilmiyor. Çamlıdere'deki Semerkandî Hazretleri daha çok biliniyor. Çünkü neden? Altyapısını yapmış belediye başkanı. Yani gelen orayı ziyaret edebiliyor. Ankara'da Roma dönemine de, Selçuklu dönemine de, Osmanlı dönemine de ait eserler var. Geniş arazisine baktığınız zaman ta Frigyalılara, Etilere, Hititlere kadar gidiyor. Ankara o konuda maalesef bütün devletin gücü burada olmasına rağmen o güçten bu anlamda ciddi anlamda nasibini alamamış.
Yani Ankara deyince gezmeye getirenler de nereyi geziyor? Anıtkabir'den başlıyor, Etnografya Müzesi, Hacı Bayram Camisi. Ankara Kalesi'ne bile çoğu çıkmıyor. Birkaç daha yer, bitti. Hâlbuki Ankara tarih açısından, turizm açısından ve gezilecek yer bakımından çok kıymetli. Bir de bize tarih bilincimizi de hatırlatma noktasında hem Cumhuriyet; Kurtuluş Savaşı, Sakarya Meydan Muharebesi Ankara sınırları içinde gerçekleşmiş. Hem onun öncesinde Osmanlı ve Selçuklu dönemi, özellikle Selçuklu. Yani Ankara daha çok Selçukludur. Baktığınız zaman eserler de böyledir.
Ben de bir Selçuklu evladı olarak, bizim köyümüz de bir Selçuklu köyüdür, 1200 yılında kurulmuştur. Camimizin yapılış tarihi 1220'dir, Umur Bey tarafından yaptırılmıştır. Bütün Eskişehir sınırları içinde ilk yapılan camidir. Selçuklu batıya yürürken yapmıştır. O dağların eteğine dört başı mamur oba yerleştirmiştir. Halil İbrahim Başkan geldi bizim köyümüze, biliyor.
Sivrihisar'daki cami bizim köydekinden 50 sene sonra, o 1270. Yani bizimkinde de direkleri var ama tabii küçük. Sivrihisar'daki Ulu Cami, Camiikebir. O ikisinin arasında bir cami daha var. Hamamkarahisar dediğimiz köyde, mahallede o da, hamam da var. O da mesela çok işletilemedi. Hâlbuki Ankara'ya çok yakın, 100 kilometre kadar. Orada da bir cami var. O da Selçuklu, 1250. Yani 1220, 1250, 1270.
BÜYÜK BİRLİK PARTİMİZİN TERÖRLE MÜCADELEDE İLKESEL DURUŞU
Ziyaretin sohbet havasında gerçekleşen basına açık bölümünde ayrıca “Terörsüz Türkiye” konusu da gündeme geldi. Genel Başkanımız Sayın Destici, bu konuda partimizin duruşunun net olduğunun altını çizerek şunları kaydetti:
“Biz ilkesel olarak terörle, teröristle müzakere değil, mücadele tarafında olduğumuzu hep söyledik. Ama buna rağmen devletler, devleti yönetenler adım atamaz mı? Elbette adım atar. Burada da önemli bir adım atılmıştır. Biz sürecin başında da dedik ki biz devletimize güveniyoruz. Cumhur İttifakı ortaklarımıza da güveniyoruz ama biz terör örgütüne ve onun uzantılarına, elebaşlarına güvenmiyoruz. Çünkü geçmiş dönemde de adımlar atıldı ve maalesef sonuçlanamadı. Neden? Çünkü onların ipi başkalarının elinde, emperyalistlerin elinde, siyonistlerin elinde. Onlar dur derse dururlar, yürü derse yürürler. Bu kadar net, bu kadar açık.
Bu sürecin başında da ne dendi? Şartsız, pazarlıksız, müzakeresiz; PKK tüm unsurlarıyla ve sadece Türkiye'dekiler değil, İran'daki de, Irak'taki de, Suriye'deki de, Kandil'deki de hepsi silah bırakacak. Ve yine tüm unsurlarıyla kendini feshedecek. Kandil'deki de, Suriye'deki de, İran'daki de, Irak'taki de, buradaki de, hatta Avrupa'da büroları kapatacak. Yani net söylenen bu. Şimdi bu gerçekleşmedi henüz. Onun için PKK ve uzantılarının bu gerçekleşmeden, yani silah bırakmadan, kendini feshetmeden devletten bir şey istemesi ya da Meclisten yasa ya da anayasa talebinde bulunmasının hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur.
Yani ancak silah tam anlamıyla bırakılırsa, örgütün tüm uzantıları ve üyeleri kendini feshederse ve daha da önemlisi, açık ve belirgin olanı ne? Ellerine Türk bayrağı aldıkları gün onlarla el sıkışılabilir. Nevruz kutlaması yapıyorsun, on binlerce insan var, bir tane Türk bayrağı yok. Takım Süper Lig'e çıkıyor, on binlerce insan var, bir tane Türk bayrağı yok. Türk bayrağını eline almaya imtina edenlerle -ki rengini şehitlerin kanından almış ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ve Türk milletini temsil ediyor, biz bu Türk milleti kavramını etnik bir temele dayanmıyor, sadece Türkler yok bunun içinde. Türk, Kürt, Türkmen, Arap, Zaza, Çerkez, Boşnak; bunların hepsi var. Arnavut, hepsi var. Alevi, Sünni; hepimiz Türk milletinin bir ferdiyiz. Dolayısıyla da bizim ortak bayrağımız, en önemli birlikteliğimizin sembolü, devletimizin sembolü.- Bunu eline almaktan imtina edenle biz nasıl el sıkışacağız, nasıl birlikteliği sağlayacağız? Önce burada bir duruş sergilenmesi gerekiyor. Aynı şey İstiklâl Marşı'nın okunması.
Onun için biz Büyük Birlik Partisi olarak netiz. Bu konuda gösterilen çabaları elbette ki biz de takip ediyoruz. Hepimiz terörsüz Türkiye istiyoruz. Kim ister vatanını, milletini seven, daha doğrusu içinde insan sevgisi taşıyan kim terör olsun ister, devam etsin ister, şehitlerimiz olsun, insanlarımız ölsün? Bunu hiçbirimiz istemeyiz. Ama devlet, devlet olmanın gerektirdiği şartları yapacak güce ve kudrete sahiptir.
Onun için ben bu silah bırakılmadan, terör örgütü kendini feshetmeden atılacak adımların terör örgütü lehine hem meşruiyet kazanma noktasında hem de uluslararası alanda da, içeride de dışarıda da hem de halkımızda... Şimdi orada milyonlarca insan var, devletin yanında durmuş 40 yıl boyunca. Şehit ailelerimiz var. Bunları da incitmeden bir süreç yürütülmeye çalışılıyor. Bu hassasiyet gösteriliyor. Ve yine gösterileceğini ben ümit ediyorum.”
GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN DESTİCİ’YE SEYİR DEFTERİ TAKDİM EDİLDİ
Gerçekleşen ziyaretin akabinde karşılıklı hediyeleşme gerçekleşti. Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici’ye 2019 yılından bu yana AKK tarafından hayata geçirilen çalışmaları içeren Seyir Defteri, AKK tarafından oluşturulan ve kent genelinde kültür sanat alanında yol gösterici olması hedeflenen AKS 101 kitabı ve Bir Zamanlar Ankara isimli kitap takdim edildi.
Genel Başkanımız Sayın Destici'nin katılımıyla İstanbul Kongremizi coşkuyla yaptık