Yükleniyor...
25 Nisan 2026 • Büyük Birlik Partisi Genel MerkeziBüyük Birlik Partisi

Genel Başkanımız Sayın Destici’den “Yüzleşme” bildirisine cevap!

Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici, DEM Parti’nin “yüzleşme” bildirisini “tarihi hakikatleri tersyüz eden siyasi bir çarpıtma” olarak nitelendirdi. Genel Başkanımız Sayın Destici’den “Yüzleşme” bildirisine cevap!

Sayın Genel Başkanımız açıklamasında, DEM Parti’nin yakın zamanda Ermeni askerlerinin Hocalı soykırımını görmezden gelerek, 111 yıl önce, aralarında Kürtlerin de olduğu sivil Müslüman halkı Ermeni çetelerinden korumak için gerçekleştirilen zorunlu güvenlik tedbirlerine karşı yayımlanan ve kan dökenlerin yasını tutan bildiriye “tarihsel bir utanç, celladına aşık bir kimliksizlik” tepkisini verdi.

Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici, açıklamasında şunları kaydetti:

Ermeni çevrelerin “sözde Ermeni soykırımı”nın yıl dönümü olarak andıkları 24 Nisan’da, terör örgütünün siyasi uzantısı DEM Parti MYK’sının “yüzleşme” adıyla yayımladığı bildiri, tarihi hakikatleri tersyüz eden siyasi bir çarpıtmadır.

Dönemin çatışma ortamında, Anadolu’da faaliyet gösteren Ermeni silahlı grupların saldırıları karşısında uygulanan tehcir, devletin bekâsını ve sivil halkın güvenliğini sağlamaya yönelik bir tedbir olarak hayata geçirilmiştir. Osmanlı Devleti’nin sistematik bir yok etme amacı olsaydı, bu denli kapsamlı ve maliyetli bir sevk politikası yerine farklı yöntemler tercih edilebilirdi. Buna karşılık devlet, güvenlik gerekçesiyle nüfusun yer değiştirmesini esas almıştır.

Bugün tek taraflı “mağduriyet” söylemi kuranların, Anadolu’da Türklerle birlikte Kürtlerin de ağır kayıplar yaşadığı gerçeğini görmezden gelmesi en hafifiyle ciddi bir tarihsel eksikliktir. Dün sivil Müslüman halkı hedef alan saldırılarla, yakın dönemde Hocalı’da yaşanan ve Ermeni askerlerinin sebep olduğu soykırımı yok sayarak, geçmişte zorunlu devreye sokulan güvenlik tedbirlerini “suç” gibi sunmak, geçmişi düşmanca art niyetli ve tek boyutlu okumaktır. Hakikati inkârdır.

Ermeni çetelerince katledilen kendi halkının kanı üzerinden siyaset yapıp, bugün o kanı dökenlerin yasını tutmak; siyasi bir tercihten öte, tarihsel bir utanç ve celladına aşık bir kimliksizliktir!

Tehcir sürecinde tek bir tarafı sorumlu tutmak hakkaniyetli değildir. Barış ve hakikat, ancak geçmişte yaşanan şiddet ve nefretin tüm boyutlarıyla dürüstçe ele alınmasıyla mümkündür. 

PKK uzantısı DEM Partisi’nin bu gayri-milli ve çarpık tarih okumasını şiddetle reddediyor, katledilen binlerce Müslüman-Türk ve Kürt vatandaşımızı rahmetle ve saygıyla anıyoruz.