Yükleniyor...
24 Mart 2026 • Büyük Birlik Partisi Genel MerkeziBüyük Birlik Partisi

Sayın Ahmet Yelis, "Muhsin Yazıcıoğlu'nu Anma Programı"nın ayrıntılarını açıkladı

Genel Sekreterimiz Sayın Ahmet Yelis, 25 Mart Çarşamba günü gerçekleştireceğimiz "Muhsin Yazıcıoğlu’nu Anma Programı" hakkında kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basın toplantısı düzenledi. Sayın Ahmet Yelis, ''Muhsin Yazıcıoğlu'nu Anma Programı''nın ayrıntılarını açıkladı

Genel Sekreterimiz Sayın Ahmet Yelis, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Değerli dava arkadaşlarım, aziz milletim, teşkilatımızın değerli mensupları; hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetlerimle selamlarım.

Şehadetinin 17. seneidevriyesinde, şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nu; yarın saat sekiz otuzda Taceddin Dergâhı’nda kabri başında, saat on otuzda Grand Mercure Otel Söğütözü’nde düzenleyeceğimiz anma programında rahmetle yâd edeceğiz. Teşriflerinizi bekleriz.

Programımızda, rahmetli şehit liderimizi detaylı bir şekilde anlatan slayt gösterimiz olacaktır. Misafirlerimizden, Muhsin Başkanımızla anısı olan, birlikteliği olan, davasını dava edinmiş kişilere söz verilip görüşleri ve sözleri alınacaktır. Tabii ki Sayın Genel Başkanımız da kişiliğini, hayatını ve mücadelesinde çekmiş olduğu çileleri çok detaylı bir şekilde sizlerle paylaşacaktır. Saat on üçte programımız nihayete erecektir.

MUHSİN YAZICIOĞLU’NUN MÜCADELESİ

O, siyasetin yüz akı, umudu, yüreklerin gür sesiydi.

Değerli vatandaşlarım, rahmetli Muhsin Başkanımız; İslam’ın getirdiği güzelliklerin rehber olması, Türk Devleti’nin bekası ve milletimizin refahı için hayatını adamış örnek bir şahsiyet, dava ve devlet adamıydı. Siyasi hayatında, nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilmemiş; kendi tabiriyle, bir nefeslik ömür için fırıldak olmaya gerek duymamıştır. Dünya menfaati için yapılan politikayı tercih etmemiş ve milletimizin gönlünde yer bulup milletin adamı olmayı başarmıştır.

Rahmetli şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu, “Bizim görevimiz millete doğruları söylemek, tercih; halkın lütuf ve ihsanı Allah’ımdır. Biz çalışmalarımızı birileri plaket versin, rozet taksın diye yapmıyoruz. Atalarımızdan miras kalan ve üç asırdır dumura uğrayan i‘lâ-yi kelimetullah için nizam-ı âlem davasını yaşamak ve yaşatmak için uğraş veriyoruz.” demiş ve bu uğurda ömrünü vakfetmiştir.

Bin dokuz yüz seksen öncesindeki şanlı mücadelesi, cezaevindeki çileli hayatı ve ülkülerini hayata geçirmek için verdiği siyasi mücadelesiyle tam bir dava adamına yakışan hâldeydi.

SUİKAST DOSYASI VE ADALET ÇAĞRISI

Aklımızdan bir an dahi çıkarmadığımız suikast dosyası hâlâ tüm yönleriyle açıklığa kavuşmamıştır. Bugün, şehadet sürecini çözüme kavuşturmadan, vicdani, yasal ve hukuki olarak süreci aydınlatmak görevi olanlar rahat uyuyamazlar. Dünyada ve ahirette de sorumluluktan kurtulamazlar.

Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nu ve tüm şehitlerimizi minnet ve hasretle anıyoruz. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.

PROGRAM SAATLERİNİN TEKRARI

Ben programımızın gününü ve saatini tekrar vermek istiyorum. Yirmi beş Mart Çarşamba, yani yarın; sekiz otuzda Taceddin Dergâhı’nda kabri başında, saat on otuzda Grand Mercure Hotel Söğütözü’nde düzenleyeceğimiz toplantı ile rahmetli şehit liderimizi anacağız. Teşkilatımızı da bekleriz.

Toplantımıza; siyasi partilerimizden, sendikalardan, odalardan, derneklerimizden, birliklerimizden, Türk dünyasından, elçiliklerden ve şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu sevdalılarından geniş bir katılım olacağını ifade etmek isterim.

DIŞ POLİTİKA VE SAVAŞ DEĞERLENDİRMESİ

Değerli basın mensuplarımız, bu kısımdan sizlere bahsetmek istiyorum. Trump’ın savaş planlarının altüst olduğunu söyleyebiliriz. Trump, Hamaney’i öldürürüm, İran’ı teslim alırım diye düşünürken tam tersi oldu. Hamaney ölmedi ama İran birbirine kenetlendi, bir nevi dirildi.

İran savaşı kontrolü petrol silahını kullanıyor. Eğer petrol fiyatları bu yıl boyunca yüzde otuz seviyesinde artışını sürdürürse, bunun dünyaya maliyetinin bir nokta bir trilyon dolar olacağı söyleniyor. Bu şekilde tehlikeli bir döneme girildi. Trump iyice sıkıştı. Herhangi bir çıkış planı da yok. Hark Adası’nı planlıyor. Bunun için de savaşa beş günlük bir ara vermek istediğini beyan etti. Yani Amerika’dan yola çıkan deniz piyadelerinin Körfez’e ulaşmasını bekleyecek bir zamana ihtiyacı vardı. Bunun için beş günlük bir aradan bahsediyorum.

Savaşta en tehlikeli döneme de girilmiş durumda. Çünkü Trump kontrolü kaybediyor, paniklemeye başladı. Şimdi bir de NATO kartını devreye sokmaya çalışıyor. İsrail’in kuyruğuna takılıp girdiği savaşı NATO’nun sırtına yükleyip aradan çekilmeyi planlıyor.

Türkiye, ABD-İsrail savaşında çok akıllı bir politika yürütmekte; aynen Rusya-Ukrayna savaşında olduğumuz gibi. Ancak iki önemli tehlikeyle de karşı karşıyayız. NATO kartı ve İngilizlerin üslerini ABD’ye açma kararı bizim için de tehditler oluşturuyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI VE KÜRESEL ENERJİ DENGESİ

Değerli basın mensupları, Hürmüz Boğazı; günde ortalama yirmi milyon varilin taşınabildiği ve dünya deniz yoluyla taşınan petrol ticaretinin yaklaşık yüzde yirmi beşini oluşturduğu bir alan. Ana ithalatçı ülkeler ve diğer Asya ülkelerini de dâhil edecek olursak, bu bölgedeki ülkeler ihtiyaçlarının büyük bir bölümünü bu bölgeden karşılıyorlar. Çin otuz yedi nokta yedi, Hindistan on dört nokta yedi, Güney Kore yüzde on iki, Japonya on nokta dokuz, diğer Asya ülkeleri ise on üç nokta dokuz. Bu veriler, durumun öneminin bir göstergesidir.

İran’a yapılan saldırıda öncelikle hedeflerden birisinin Çin’in büyümesi olduğunu da bilmekteyiz. Ancak İsrail’in arz-ı mevud hedefini de unutmuyoruz. Nitekim İsrail’in Lübnan’a saldırısını bir adım öteye taşıyarak kara harekâtına döndürmesi, farklı bir boyuta geçtiğimizin göstergesidir.

Bu savaş kısa vadede sonlanacak gibi görünmüyor. Sonlanmış gözükse bile, bir süre sonra başka bir şekilde yine kendisini gösterecek. Bu sürede taraflar kendilerince tahkimat yapacaklar. Öyle ya da böyle üçüncü dünya savaşının içerisindeyiz.

ABD tarafı bizim müttefikimiz ama ABD’deki iktidarın sahibi Evanjelik ve Siyonist yapı müttefikimiz diyebilir miyiz? Asla diyemeyiz. Dolayısıyla bugün değilse bile yarın hedeflerden birisiyiz. Bu durum, her şekilde bizim de kıyamet senaryosuna hazırlıklı olmamız gerektiğini göstermektedir.

TÜRKİYE’YE YÖNELİK TEHDİTLER VE TARİHSEL VURGU

Sıra bizde değil; sıra katil, zalim, soykırımcı İsrail’e geliyor aslında. Biz Türk milleti olarak Sevr’i yırtmış, Kurtuluş Savaşı’nı kazanmış, yedi düveli Anadolu topraklarından söküp atmış büyük Türk milletiyiz. Yüz yıl önce bu emperyalistleri bu coğrafyadan, inanç saydamızdan, Anadolu topraklarından ayrık otu söker gibi nasıl söküp attıysak, bugün daha fazlasını yaparız Allah’ın izniyle.

Değerli arkadaşlar, savaşın ne kadar süreceği konusunda belirleyici olacak olan ABD gibi de görünüyor. İsrail, Amerika Birleşik Devletleri üzerinde etkili olmaya çalışacak ve kısa sürede barışa ulaşılmasını engellemek isteyecektir. Bu savaşı bitirebilecek en önemli aktörlerin Amerika’daki güç merkezleri olduğu kanaatindeyiz. Ekonomik açıdan zararları artarsa Trump’ı durdurabilecek tek güç bu ekonomik devlerdir. Onun haricindeki ülkeler aciz kalır.

EKONOMİK ETKİLER VE ENFLASYON RİSKİ

Şu anda savaşın etkileri hep petrol ve akaryakıt fiyatları üzerinden tartışılıyor. Ancak kısa bir süre sonra arz sorunları ve ekonomideki durgunluk riski de mevcut. Enflasyon ile durgunluğun eş anda başlaması, stagflasyon dediğimiz bir olayı meydana getiriyor. Ekonomi yönetimi bu olasılıkları hesaplama ve tedbirleri de bugünden almak zorunda.

Motorine geçen yıl sonundan bugüne yüzde seksen bir, yirmi yedi Şubat’tan bu yana yüzde kırk dokuz nokta sekiz zam geldiği ortada. Gübre fiyatları uçarken gıda enflasyonu da hızla yukarı çıkma ihtimali yükselmektedir.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) net rezervleri savaştan etkilenmekte. On üç Mart itibarıyla elli dört nokta dört milyar erimiş vaziyette. Takipteki alacaklar, toplam kredilerde iki nokta kırk altıdan iki nokta altmış üçe çıkmış durumda. Bireysel krediler dört nokta sıfır yediden dört nokta otuz dörde yılbaşından bu yana artmış vaziyette. Gelişmekte olan ülkelerde de artış aynı şekilde devam etmektedir.

Haftanın ilk işlem gününde dolar kırk dört nokta otuz ikiden elli bir nokta yirmi altı seviyesine yükseldi. Parite bir nokta yüz elli dört. Savaşın ilk gününden bu yana sert satış yaşayan devlet tahvillerinin faizi, Mayıs iki bin yirmi beş sonrası en yüksek seviyelere çıktı. Savaşın ilk iki haftasında yabancı yatırımcının hisse senedinden çıkışı bir milyar doları geçti.

Merkez Bankası haftalık para ve banka verilerine göre, on üç Mart ile biten haftada yurt dışı yerleşiklerin yabancı para mevduatı, parite etkisinden arındırılmış olarak, bir milyar iki yüz on beş milyon dolar azaldı. Bu gerilemede altın fiyatları da geçen hafta etkili oldu. Altın, Körfez ülkelerinde nakde sıkışan ya da Körfez ülkelerinden varlığını bir başka ülkeye aktarmak isteyenlerin satışıyla bir taraftan düşüşe geçti. Bir taraftan, elinde dolar nakit olmayanlar altın satarak nakde, dolara dönmeye karar verdiler ve bu işlemleri gerçekleştiriyorlar.

Dolara yöneliş ise Amerikan tahvillerinde hareket ediyor ve burada yüksek faiz uygulanmak zorunda kalınıyor. Bu yüksek faiz uygulandığında da enflasyonist etkisi tekrar bir başka açıdan ortaya çıkıyor. Kısa dönemde altın bu iniş çıkışı yaşasa da uzun dönemde her zaman ilk geldiği yerleri zorlayacağı açık bir vakadır.

Yükselen petrol fiyatları, gümüşü bu kez jeopolitik risklerden destek bulma yerine enerji şokunun etkisinde bıraktı. Ons altı dört bin yüz dolara kadar, yani üç bin beş yüz doları ons başı maliyet kabul edecek olursa, maliyet fiyatına kadar yaklaşmış vaziyette. Haftalık kayıp yüzde on beş, aylık kayıp yüzde on yedi oldu.

TARIM, TİCARET VE TEŞVİK VERİLERİ

Savaş nedeniyle petrol ve gübre fiyatlarında yaşanan yüksek artışlar, tarımsal üretimi de tehdit ediyor. Türkiye’nin gübre ve akaryakıtta yüzde doksan oranındaki dışa bağımlılığı, tarımsal üretimi baskılamanın yanı sıra gıda enflasyonuna da yönelik risk oluşturmakta.

Yurt dışı platformlardan alışverişin fiilen sonlandırılması, yurt dışı kartlarla yurt dışından alışveriş tutarı Şubat’ta bir önceki aya göre yüzde on beş düşüş gösterdi. Teşvik sisteminin değiştiği iki bin on beş yılından bugüne, teşvik belgeli yatırımlarda yüzde yirmi bir düşerek bir trilyon seviyesine inerken, belge sayısı da yüzde kırk dört azalışla dört bin yedi yüz seksen altıya geriledi.

EKONOMİ KOORDİNASYON KURULU TOPLANTISI

Bugün Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz Başkanlığı’nda toplanacak. Toplantıda makroekonomik gelişmeler, ABD-İsrail-İran Savaşı’nın dış ticarete etkileri değerlendirilecek. Toplantının diğer bir gündem maddesi ise AB ile ticari ilişkilerde son dönem gelişmeler ve serbest ticaret anlaşmaları olacak.

Bizler, bu toplantıda hayırlı kararlar çıkmasının, önümüzdeki bir hafta içerisinde de özellikle Körfez’deki gelişmelerin kara savaşına dönmesi sonucunda oluşabilecek olan kaosta bugünden acil tedbirler alınmasının, kriz yönetimi ekibinin geniş bir şekilde her alanda kurulmasının gerekli olduğunu değerlendiriyor ve teklif ediyoruz..

Bugünkü toplantımızın hayırlara vesile olmasını yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

SORU VE YANIT

İsa Sabır Ajansı’ndan Dilara Öztürk, Adana. Aralarında eski emekli korben Nurem Ali Zavallı’nın da yer aldığı dört tanık vardı. Görevi kötüye kullanma suçundan bir yıl bir ay ile bir yıl altı ay arasında değişen hafif cezalara çarptırılmıştı. Bu ceza size yeterli mi? Yani sizi tatmin etti mi bu ceza süresi? Ve güncel olarak mahkeme süreci...

Cezalar ve bu dosyalar, tali dosyalar diyebileceğimiz kapsamdaki dosyalar ve bu cezalar da onlardan dolayı veriliyor. Fakat Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici’nin ilk günden bu yana davaya gösterdiği hassasiyetle, kapanmış olan dosyaları tekrar açtırdık ve bugün de ana dosya üzerinden çalışmalarımız, hukuk işlerinden sorumlu genel başkan yardımcımızın, beyefendinin öncülüğünde, takibimiz devam etmekte.

Beklentimiz, en kısa sürede bu dosyanın açılıp gerçek anlamda bu suçun faillerinin ortaya çıkması, bununla ilgili dosyanın tekâmül etmesidir. Teşekkürler."

SONRAKİ HABER Bekir Doğan ağabeyimizi uğurladık Bekir Doğan ağabeyimizi uğurladık