Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Mustafa Destici, Ramazan Bayramı arefesinde Ankara’daki Taceddin Sultan Dergâhı’nı ziyaret ederek önemli açıklamalarda bulundu. Kurucu genel başkanları ve şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu’nu da kabri başında yad eden Destici, konuşmasında hem bayram mesajı verdi hem de güncel gelişmelere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
“ELVEDA YA ŞEHR-İ RAMAZAN: BAYRAMA HÜZÜN VE UMUTLA GİRİYORUZ”
Ramazan ayının son gününde olunduğunu belirten Sayın Destici, “Elveda ya Şehr-i Ramazan” diyerek 11 ayın sultanına veda ettiklerini ifade etti. Ramazan’ın nasıl geçtiğini anlamadıklarını dile getiren Sayın Destici, tüm İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.
Bu mübarek ayda rahmet, bereket ve mağfiretten istifade edildiğini temenni eden Sayın Destici, tüm Müslümanların kurtuluşa eren kullardan olması için dua etti.
“TÜRKİYE HUZURLU, İSLAM COĞRAFYASI ATEŞ ALTINDA”
Türkiye’de Ramazan’ın huzur içinde geçirildiğini ancak birçok İslam coğrafyasında durumun çok farklı olduğunu vurgulayan Sayın Destici, Doğu Türkistan’da Müslümanların esaret altında, Filistin ve Gazze’de ise yıkıntılar ve çadırlar içinde Ramazan geçirdiğini söyledi.
Suriye, Irak, Yemen, Somali ve daha birçok bölgede Ramazan’ın kan ve gözyaşıyla geçtiğini belirten Sayın Destici, ABD, İsrail ve emperyalist güçlerin saldırılarına dikkat çekti.
“Filistin’e, Gazze’ye, Lübnan’a ve İran’daki masum insanlara Cenab-ı Hak yardım etsin” diyen Sayın Destici, tüm mazlum coğrafyaların kurtuluşa ermesi temennisinde bulundu.
“BAYRAMDA EN BÜYÜK TEHLİKE: TRAFİK KAZALARI”
Bayram öncesinde vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Sayın Destici, trafik kazalarının her bayram büyük acılara yol açtığını hatırlattı.
Sürücülerin daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Sayın Destici, hız yapılmaması, emniyet kemeri takılması ve alkollü araç kullanılmaması konusunda hassasiyet çağrısı yaptı. Kazaların yaşanmadığı, can kayıplarının olmadığı bir bayram temennisinde bulundu.
“YAZICIOĞLU’NUN DAVASI YAŞIYOR: HEDEF NİZAM-I ÂLEM”
Genel Başkanımız Sayın Destici, konuşmasında şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nu da rahmetle anarak, onun davasının bugün de dimdik ayakta olduğunu vurguladı.
Yazıcıoğlu’nun hayatını Allah rızasını kazanmak ve millete hizmet etmek üzerine kurduğunu belirten Sayın Destici, büyük bedeller ödediğini, 7,5 yıl cezaevinde kaldığını ve bunun 5,5 yılını hücrede geçirdiğini hatırlattı.
Tüm zorluklara rağmen mücadelesinden vazgeçmediğini ifade eden Sayın Destici, “Onun davası bugün de Büyük Birlik Partisi ve Alperen Ocakları ile yoluna devam ediyor” dedi.
“MAZLUMLARIN YANINDA BİR LİDERDİ”
Yazıcıoğlu’nun sadece Türkiye’de değil, Bosna’dan Çeçenistan’a, Doğu Türkistan’dan Filistin’e kadar geniş bir coğrafyada mazlumların yanında olduğunu belirten Sayın Destici, bu nedenle tüm Türk ve İslam dünyasında büyük bir sevgi kazandığını söyledi.
“HEDEF: DARBESİZ TÜRKİYE VE KARDEŞLİK”
Sayın Destici, Yazıcıoğlu’nun hedeflerinden birinin darbesiz bir Türkiye olduğunu belirterek, hukukun üstünlüğünün hâkim olduğu, demokrasinin tam anlamıyla işlediği bir ülke idealine vurgu yaptı.
“Başı açık-kapalı, doğulu-batılı, Alevi-Sünni herkesin kardeşçe yaşadığı bir Türkiye” hedefini yineleyen Sayın Destici, bu mücadeleden vazgeçmeyeceklerini ifade etti.
“ECDADIN EMANETİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ”
Ankara’da bulunmaları vesilesiyle Hacı Bayram Veli ve Taceddin Sultan başta olmak üzere tüm manevi büyükleri rahmetle andıklarını belirten Sayın Destici, ecdadın bıraktığı bağımsız vatan mirasını koruyacaklarını söyledi.
Sayın Genel Başkanımız, “Gelecek nesillere bağımsız ve güçlü bir Türkiye bırakacağız, buna andımız var” dedi.
“HAYIRLI BAYRAMLAR”
Sayın Destici, konuşmasının sonunda Büyük Birlik Partisi camiası başta olmak üzere tüm vatandaşların ve İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı kutladı.
Genel Başkanımız Sayın Destici, “Bayramın ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa barış ve huzur getirmesini diliyorum. Ramazan Bayramınız mübarek olsun” ifadelerini kullandı.
SAYIN GENEL BAŞKANIMIZIN KONUŞMASININ TAMAMI
Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici'nin açıklamalarının tamamı şu şekilde:
"Öncelikle kurucu genel başkanımız, şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu Başkanımızı şehadetinin 17. yılında bir kez daha rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyoruz.
Mekânı cennet olsun, makamı âli olsun. Biz ve Müslüman Türk milleti, Türk dünyası, İslam dünyası; hepimiz ondan razıydık.
Bunu şehadetiyle, vefatıyla birlikte gördük, bu tezahür etti. Cenab-ı Hak da ondan razı olsun inşallah.
Cennetinin en güzel köşesinde, Peygamber Efendimiz'in Livâü'l-Hamd sancağının altında, onu inşallah ahirete kadar bizlerle buluşuncaya kadar güzel bir şekilde orada bulunmasını niyaz ediyoruz, dua ediyoruz. Cenab-ı Hak bizlere ve bütün ümmet-i Muhammed'e Peygamber Efendimiz'in Livâü'l-Hamd sancağı altına sığınmayı, orada gölgelenmeyi nasip etsin ve inşallah bizleri de cennetinde buluştursun; çünkü hem Kur'an-ı Kerim'de hem Peygamber Efendimiz'in hadis-i şeriflerinde “Kişi sevdiğiyle beraberdir.” diyor.
Ben ve arkadaşlarım ve Müslüman Türk milleti, şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nu çok sevdi. İnşallah bu sevginin bir karşılığı olarak da ahiret hayatında birlikte olacağımıza biz kalpten iman ediyoruz ve inanıyoruz. Kendisini bir kez daha rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyoruz.
DAVASI VE MÜCADELESİ
Tabii o hayatını kaybetti, şehit oldu ama davası yürüyor, davası dimdik ayakta; çünkü onun zaten hedefi, gayesi neydi? Davasının iki ana gayesi vardı.
Birincisi rıza-yı ilahiye, yani Allah'ın rızasını kazanmak; ikincisi de milletine ve devletine, İslam'a, inançlarına, milletine, Türklüğe hizmet etmekti. Ve hayatı boyunca da bunu tereddütsüz bir şekilde gerçekleştirdi.
Bu yolda, bu uğurda büyük bedeller de ödedi. Yani 7,5 yıl cezaevinde kaldı.
80'den sonra, 80'in öncekileri söylemiyorum. Ve bunun 5,5 yılını tek başına bir hücrede geçirdi.
Ama tabiri caizse öf bile demedi. “Ya Rabbi, lütfun da hoş, kahrın da hoş.” diyerek ve iyiliğin de kötülüğün de Allah'tan geldiğini bilerek sabırla iman etti.
Bu kadar çile çektikten sonra tekrar aynı kaldığı yerden “Nerede kalmıştık?” diyerek adeta yine davası için çalıştı ve Anadolu'yu karış karış gezdi. Ve Anadolu insanı da, Türk milleti de, Müslüman Türk milleti de, Türk-İslam coğrafyası da Doğu Türkistan'dan Filistin'e, Kafkaslar'dan Türkmenistan'a kadar, Balkanlar'da Bosna'ya kadar, daha ileri içlerine kadar herkes şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nu sevdi ve onun bir Türk milliyetçisi olduğunu, bir Türk-İslam ülküsü olduğunu ve gerçekten bir İslam eri olduğunu, insanlığın hizmeti için çalışan birisi olduğunu gördü ve onun için de çok sevdi. Onun için vefatında da adeta bütün Türk ve İslam coğrafyası ağladı.
Çünkü o Bosna Savaşı'nda Bosna'daydı. Efendim, Çeçenistan işgal edildiğinde oradaydı.
Kosova'nın bağımsızlık mücadelesinde oradaydı. Her zaman Doğu Türkistanlıların yanında olduğu, Suriye Türkmenlerinin yanında olduğu, Filistin'in yanında olduğu, yani nerede bir mazlum varsa onların yanında oldu.
Ve sonunda da şehadete yürüdü. Bir kez daha şehadeti kabul olsun.
Biz kendisini rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyoruz. Biz, bize emanet ettiği bayrağı, partisini, ocağını ayakta tutarak, daha da güçlendirerek hem şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nun hem de hepimizin davası olan İlâ-yı Kelimetullah için Nizam-ı Âlem davasında yürümeye devam ediyoruz.
Bunun için Büyük Birlik Partisi, Alperen Ocakları; bu Muhsin Yazıcıoğlu'nun ve hepimizin inandığı değerlerden taviz vermeden yoluna devam edecek. İnşallah onun bir hedefi daha vardı, o da milletin muktedir iktidarını gerçekleştirmek.
Darbesiz bir Türkiye, millî iradenin ve demokrasinin tam olarak, hukukun tam olarak yaşatıldığı, üstünlerin değil hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu ve kimsenin yatağa aç girmediği bir Türkiye hayal ediyordu. Yine aynı şekilde başı açığıyla başı kapalısının, doğulusuyla batılısının, Kürt'ü, Türkmen'i, Alevi'si, Sünni'si hepsinin kardeşçe yaşadığı bir Türkiye arzu ediyordu.
Bu arzusu büyük oranda gerçekleşmiş oldu aslında. Bundan sonra da biz bu mücadelenin yolcusu olmaya, bayrakçısı olmaya devam edeceğiz.
RAMAZAN’A VEDA VE MAZLUM COĞRAFYALAR
Kıymetli kardeşlerim, tabii bugün bayramın bir gün öncesindeyiz. Arefe günündeyiz ve Ramazan'ın son günündeyiz.
“Elveda ya şehr-i Ramazan, elveda.” diyoruz. Elveda ya şehr-i Ramazan, elveda.
Tabii hüzünlüyüz, gerçekten Ramazan'ın nasıl geçtiğini anlamadık. 11 ayın sultanına veda ediyoruz.
Ben bir kere bütün İslam âleminin, ülkemizin, milletimizin, kardeşlerimizin Ramazan-ı Şerif'ini bir kere daha kutluyorum. Bu Ramazan'ın son gününde inşallah cümlemiz, cümle ümmet-i Muhammed rahmetinden, bereketinden, mağfiretinden istifade etmiştir.
Kurtuluşa eren kullarından ermişizdir inşallah diye niyaz ediyoruz, dua ediyoruz.
Tabii biz burada Türkiye'de rahat bir şekilde Ramazan'ı geçirirken, iftarlarımızı yaparken, sahurlarımıza kalkarken maalesef Doğu Türkistan'da kardeşlerimiz, soydaşlarımız hâlâ esaret altında bir Ramazan'ı daha karşıladılar. Filistin'dekiler, Gazze'dekiler; işte görüyoruz, yıkık binaların içinde, böyle barakaların içerisinde, naylondan yapılmış çadırların içinde Ramazan'ı yaşadılar, sahura kalktılar ama onlardaki imanı görünce de bir yönüyle bu bize de bir azim ve şevk veriyor.
Çünkü sanki hiçbir şey olmamış gibi Allah'a inanıp yollarına devam ediyorlar. Allah'a şükrediyorlar.
Cenab-ı Hak bizi de şükreden kullarından eylesin, diyorum. Tabii sadece Doğu Türkistan, Filistin mi?
Efendim, işte Suriye'de de, Irak'ta da, Yemen'de de, Somali'de de, Sudan'da da; işte en son İran, ABD ve İsrail bombardımanıyla; yani İslam dünyasının pek çok noktasında maalesef Ramazan'ı da kan ve gözyaşıyla geride bırakıyoruz. İnşallah önümüzdeki Ramazanlarda bütün bu zulüm altındaki, esaret altındaki Türk ve İslam toprakları, Türk soydaşlarımız, Müslüman kardeşlerimiz inşallah felaha, kurtuluşa ererler ve öyle güzel bir Ramazan yaşarız diye ümit ediyorum.
Tabii bir kez daha ABD'nin, İsrail'in, siyonistlerin, emperyalistlerin saldırısı altında olan Filistin'e, Gazze'ye, Lübnan'a, İran'daki masum insanlara Cenab-ı Hak yar ve yardımcı olsun inşallah, diyorum. Tabii ülkemizde de vatandaşlarımızın, ülkemizin, her bir vatandaşımızın, aziz Müslüman Türk milletinin ve İslam âleminin Ramazan Bayramı'nı da tebrik ediyorum.
BAYRAM, TRAFİK UYARISI
Bayramın ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini, dünya insanlığına barış ve huzur getirmesini Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum. Tabii bu bayramlarda bizi en çok üzen şeylerden bir tanesi de bu trafik kazaları.
Vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin daha dikkatli olmalarına, trafik kurallarına uymalarına, emniyet kemerlerini takmalarına, hız yapmamalarına, özellikle alkollü olarak araç kullanmaktan uzak durmalarını bir kere daha tavsiye ediyorum. Zaten İçişleri Bakanlığımız, yetkililerimiz bu konuda gerekli uyarıları yapıyorlar.
Kazalar olsa bile kazalarda ağır yaralanmaların olmadığı, ölümlerin olmadığı bir bayramı geçirmeyi de Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum. Sizlere de teşekkür ediyorum.
Böyle yağmur altında bizlere eşlik ettiniz. Arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Camiamıza teşekkür ediyorum. Ve sizlerin aracılığıyla bir kez daha başta Büyük Birlik Partisi camiası, Alperenler olmak üzere milletimizin her bir ferdinin ve İslam âlemindeki tüm Müslüman kardeşlerimizin bayramını tebrik ediyorum.
Hayırlı bayramlar diyorum. Ramazan Bayramı'mız mübarek olsun.
ANKARA, MANEVİ BÜYÜKLER VE ECDADA VEFA
Tabii Ankara'dayız. Başta Hacı Bayram Veli Hazretlerini rahmetle ve şükranla yâd ediyorum.
Bu hazretin de bulunduğumuz Taceddin Sultan Hazretlerini rahmetle ve şükranla yâd ediyorum. Bütün manevi büyüklerimizi rahmetle ve şükranla yâd ediyorum.
Bu vatanı bizlere emanet eden ecdadımızı rahmetle ve minnetle yâd ediyorum. Şükranla yâd ediyorum.
Onların da ruhları şad olsun. Mekânları cennet olsun.
Onlar bize hür, müstakil, bağımsız bir devlet ve güzel bir vatan bıraktılar. Biz de inşallah gelecek nesillerimize, bu yavrularımıza bağımsız, hür, müstakil bir vatan bırakacağız.
Buna da andımız var."
Genel Başkanımız Sayın Destici, Günyüzü'ndeki son iftar programımıza katıldı
ÖNCEKİ HABER
Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici’nin Ramazan Bayramı mesajı