Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Mustafa Destici, Samsun Salıpazarı Belediye Başkanı Sayın Refahettin Çakır’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen temel atma töreninde vatandaşlarla buluştu. Cumhur İttifakı ruhuna vurgu yapan Sayın Destici, seçimlerin geride kaldığını ve artık vaktin hizmet vakti olduğunu ifade etti.
"ÇOCUKLARIMIZ DOĞDUĞU YERDE DOYACAK"
İstihdamı artırmak ve göçü durdurmak için yerel yönetimlerin öncelik alacağını belirten Sayın Destici, "Salıpazarı’nı daha da büyütecek, yeni iş yerleri açılmasına öncelik vereceğiz. Gayemiz, çocuklarımızın asgari ücret umuduyla büyük şehirlere gitmesini durdurmaktır. Evlatlarımız ailelerinin yanında, doğdukları topraklarda doysun, burada yuva kursun istiyoruz" dedi.
AİLE KURUMUNA VE ÇALIŞAN KADINLARA DESTEK ÇAĞRISI
Ailenin toplumun temel taşı ve kutsalı olduğunu hatırlatan Sayın Genel Başkanımız, nüfus artış oranındaki düşüşe dikkat çekerek somut adımlar atılması gerektiğini söyledi:
“Kadınlarımız, özellikle üç çocuk sahibi olan annelerimiz, devletten düzenli maaş almalıdır. Ayrıca çalışan kadınlarımıza kolaylık sağlanmalı; işe bir saat geç gelip, bir saat erken gitme imkânı tanınmalıdır. Bunu Genel Merkezimizde uyguluyoruz, belediyelerimize de tavsiye ediyorum."
SOKAK KÖPEKLERİ SORUNU: "MESELE KÖKÜNDEN ÇÖZÜLMELİ"
Sahipsiz sokak köpekleri konusundaki duruşunu net bir şekilde ortaya koyan Sayın Destici, "Sokaklarda bir tane bile sahipsiz köpek kalmamalıdır. Çocuklarımız okula, yaşlılarımız camiye korkuyla gitmemeli" dedi. "Mama lobileri"ne tepki gösteren Sayın Genel Başkanımız, barınak imkânı olmayan yerlerde uyutma seçeneğinin de masada olması gerektiğini belirterek, bütçe kısıtlılıklarına dikkat çekti.
TERÖRLE MÜCADELE VE "KÜRDİSTAN" ÇIKIŞINA SERT TEPKİ
Diyarbakır’daki kutlamalarda Türk bayrağı olmamasını ve bazı siyasetçilerin "Kürdistan" ifadelerini sert bir dille eleştiren Sayın Mustafa Destici, şunları kaydetti:
"Ne Kürdistan’ı? Burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Beğenmeyen, hangi bayrağın altında yaşamak istiyorsa oraya gider. Rengini şehit kanından alan ay-yıldızlı bayrağı eline almayanla biz kardeş olmayız. Terör örgütü unsurları ve uzantılarıyla hiçbir şekilde pazarlık, müzakere yapılamaz. Önce silah bırakacaklar, sonra kendilerini feshedecekler."
"BELEDİYELERİMİZ TEMİZ VE DÜRÜSTTÜR"
Büyük Birlik belediyelerinin ahlaklı ve şeffaf belediyecilik anlayışıyla yönetildiğinin altını çizen Sayın Destici, Salıpazarı Belediye Başkanımız Sayın Refahettin Çakır’ı tebrik ederek, "Bugüne kadar hiçbir belediye başkanımız hakkında bir soruşturma dahi açılmamıştır. Bizim belediyelerimizde yolsuzluğa yer yoktur; vatanına, bayrağına bağlı kadrolarla yola devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
15 AY SONRA AÇILIŞ MÜJDESİ
Mevcut belediye binasının yetersiz kaldığını belirten Sayın Destici, modern bir hizmet binasının temelini dualarla attı. Belediye Başkanı Refahettin Çakır’dan binanın 15 ay içinde bitirilmesi sözünü alan Sayın Destici, Salıpazarı’na hizmet getirmeye devam edeceklerini belirterek konuşmasını tamamladı.
NE KÜRDİSTAN’I? BURASI TÜRKİYE CUMHURİYETİ
Sayın Genel Başkanımız, konuşmasının önemli bir bölümünü milli birlik ve beraberliğe ayırdı. Bölücü terör örgütü ve siyasi uzantısına tepki gösteren Sayın Destici, bazı siyasetçilerin "Kürdistan" ifadesini kullanmasına ve Diyarbakır’daki kutlamalarda Türk bayrağına yer verilmemesine sert çıktı.
Diyarbakır’daki kutlamalarda tek bir Türk bayrağının dahi açılmamasını "niyet bozukluğu" olarak nitelendiren Sayın Destici, "Kürdistan’ın takımı şampiyon oldu" diyenlere şöyle seslendi:
"Çıkmış 'Kürdistan’ın bir takımı Süper Lig’e yükseldi' diyorlar. Ben de buradan bir kez daha haykırıyorum: Ne Kürdistan’ı! Burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Kürdüyle, Türkmeniyle, Alevisiyle, Sünnisiyle bu devlet büyük Türk milletinin devletidir. Eğer bu devleti, bu bayrağı beğenmiyorsan; hangi devletin, hangi paçavranın altında yaşamak istiyorsan defolup oraya gidersin!"
“SELAHATTİN VE AHMET İSİMLERİ SİZE YAKIŞMIYOR"
Terörle arasına mesafe koymayan ve bölücü söylemlerde bulunan siyasetçilerin kullandığı isimlerin, İslam ve Türk tarihindeki mübarek isimler olduğunu hatırlatan Sayın Destici, bu isimlerin bölücülere yakışmadığını ifade etti:
“Madem Diyarbakır’ın adını değiştirmeye kalkıyorsunuz, madem bölücülük yapıyorsunuz; o zaman kendi adınızı ve soyadınızı da değiştirin kardeşim! Selahattin ismi size yakışmıyor, Ahmet ismi size yakışmıyor, Mehmet ismi size yakışmıyor. Bu isimler tarihte devlete, millete ve dine büyük hizmetler vermiş kahramanların isimleridir. Siz ise hainlik yapıyorsunuz, bölücülük yapıyorsunuz. Rengini şehit kanından alan ay-yıldızlı bayrağı eline almaktan imtina eden adamla ben kardeş olmam, olamam!"
“MEYDANI BÖLÜCÜLERE BIRAKMAYACAĞIZ"
Devletin terörle mücadelede kararlı olduğunu ve siyaseten de bu hadsizlere cevap vermeye devam edeceklerini belirten Sayın Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:
Bunların amacı farklı, niyetleri bozuk. Ancak şunu bilsinler ki; bu meydanı onlara bırakmayacağız. Devletimizi de, ezanımızı da, bayrağımızı da bunlara yedirmedik, yedirmeyeceğiz. Gerektiğinde anladıkları dilden de konuşmasını biliriz."
SAYIN GENEL BAŞKANIMIZIN KONUŞMASININ TAMAMI
Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici, Samsun Salıpazarı Belediyemizin yeni hizmet binasının temel atma töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Kıymetli Kaymakamım, Büyükşehir Başkan Vekilimiz, Salıpazarı, Terme, Çarşamba belediye başkanlarımız, siyasi partilerimizin il ve ilçe başkanları, sivil toplum örgütlerimizin değerli temsilcileri ve siz her daim, her an yüreği vatan, millet, ezan, bayrak sevgisiyle yanıp tutuşan kıymetli Karadenizli kardeşlerim, Samsunlu kardeşlerim, Salıpazarlı kardeşlerim; cümlenizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle, muhabbetle ve Cenab-ı Hakk'ın selamıyla selamlıyorum. Selamünaleyküm. İşçi kardeşlerimizi de ayrıca sevgiyle, saygıyla, muhabbetle selamlıyor, kolaylıklar diliyorum.
Kıymetli kardeşlerim, değerli Salıpazarlılar; bugün Dünya Hemşireler Günü. Sağlık, hayatımızın vazgeçilmezi ve olmazsa olmazıdır. Hekimlerimiz, hemşirelerimiz, sağlık görevlilerimiz; gece gündüz demeden bizlerin, çocuklarımızın, kadınlarımızın, yaşlılarımızın, velhasıl tüm vatandaşlarımızın, tüm insanlarımızın sağlığı için uğraş vermektedir. Tüm sağlık çalışanlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Sağlığımızı önce Cenab-ı Hakk'a, sonra onlara borçluyuz. Ama bugün Hemşireler Günü. Dolayısıyla da hemşirelerimizin bu gününü özellikle ve hassaten buradan da kutluyor, hepsine başarılı, sağlıklı ömürler diliyorum. Cenab-ı Hak işlerini kolaylaştırsın ve her daim yar ve yardımcıları olsun. Milletimiz adına, Türkiye'miz adına, insanlarımız adına hepsine şükranlarımızı sunuyoruz ve Dünya Hemşireler Günü'nde bütün hemşirelerimizin Hemşireler Günü'nü tebrik ediyorum.
SALIPAZARI'NA HİZMET VE BELEDİYE ÇALIŞMALARI
Kıymetli kardeşlerim, değerli Salıpazarlılar; Refahattin Karaca Başkanımız aday olduğu günden bugüne kadar defalarca Salıpazarı'na geldim. Hemen hemen her davetlerine icabet etme gayreti içerisinde bulundum. Ve gerçekten hem Refahattin Başkan'da, hem meclis üyelerimizde, hem teşkilatımızda ve siz kıymetli Salıpazarlılarda; erkeğiyle, kadınıyla, yaşlısıyla, genciyle, çoluğuyla, çocuğuyla büyük bir samimiyet gördüm. Her gelişimizde bizleri bağrınıza bastınız. Misafirperverliğin en üst noktasını gösterdiniz. Onun için sizlere şahsım ve camiam adına şükranlarımı sunuyorum. Sağ olun, var olun, Cenab-ı Hak cümlenizden razı olsun inşallah, diyorum.
Her geldiğimde büyük bir kıvançla ve mutlulukla buradan ayrıldık. Çünkü her geldiğimizde elhamdülillah yatırımı ya da bir desteği Salıpazarı'na getirdik. Altyapıdan üstyapıya, sosyal hizmetlerden sosyal yardıma kadar, köy yollarımıza kadar, mahalle yollarımıza kadar; yani Salıpazarı'na ne ihtiyaç varsa, Salıpazarı'nın öncelikli talepleri neyse bunları bir bir, tek tek yerine getirdik. Tabii bu hizmetleri yerine getirirken bizim de paydaşlarımız var, ortaklarımız var. Büyük Birlik Partisi olarak Cumhur İttifakı'nın bir parçasıyız. Burada bütün belediyelerimizde aynı hizmeti gösterdik ve göstermeye devam ediyoruz. Sadece Yerel Yönetimler Başkanlığımız değil, onların da gayreti büyük; bizzat ben belediyelerimizin işleriyle, Salıpazarı'nın da işleriyle birebir ilgileniyorum, birebir takip ediyorum. Bunun bir numaralı şahitlerinden birisi de Refahattin Karaca'dır. Her telefonuna cevap vermişimdir. Her gelmek istediğinde davet etmişizdir. Hangi kurumda ne talebi varsa onun çözülmesi için elimizi taşın altına koymuşuz. Az çok çözmüşüzdür.
Tabii bu iki yıllık dönem, vaat ettiklerimizin, belediye başkanımızın vaat ettiklerinin, söz verdiklerinin büyük çoğunluğunun aslında yapıldığı dönem olmuştur. Bundan sonra bu geriye kalan üç yıllık dönemde de yapamadıkları, yani vaat edip de şu ana kadar yapılmayan, çünkü bunlar bir süreç tabii, yapılmayanlar da fazlasıyla, ziyadesiyle yapılacak. Biz bunun destekçisi olacağız, bunun takipçisi olacağız ve dönem sonu geldiğinde belediye başkanımız ekibiyle birlikte, meclis üyeleriyle birlikte, teşkilatıyla birlikte bütün vaatlerini gerçekleştirmiş olarak tekrar sizin karşınıza aday olarak çıkacaktır.

BİRLİKTE YÖNETİM, İSTİHDAM VE AİLE
Kıymetli kardeşlerim, biz seçimlerde ne dedik? Birlikte kazanacak ve birlikte yöneteceğiz, dedik. Salıpazarı'nda elhamdülillah bunu görmekten de büyük bir memnuniyet duydum. Burada başta Cumhur İttifakı'mızın iki ortağı AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partimizin ilçe başkanları olmak üzere diğer partilerimizin de ilçe başkanları var. İşte Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz burada. Terme, Çarşamba belediye başkanlarımız burada. Ve pek çok diğer siyasi partilerden de arkadaşlarımız da var. Bunlardan da büyük memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. Seçimler yaptık, seçimler geride kaldı. Şimdi iki sene geçti üstünden. Hepimiz birlikte Salıpazarı için çalışacak, Salıpazarı'nı daha da genişletecek, daha da büyütecek, istihdamı arttıracak, yeni iş yerleri açılması için öncelik vereceğiz. El ele, hep birlikte çalışacağız. Çocuklarımızın burada, yani doğduğu yerde doymasına öncülük edeceğiz. Çocuklarımızın büyük şehirlere, farklı şehirlere sırf asgari ücretle bir iş bulabilir miyim umuduyla gitmelerini bu şekilde durdurmuş olacağız ve çocuklarımız aileleriyle birlikte, anne babalarıyla birlikte, doğdukları Salıpazarı'nda doyacaklar, evlenecekler, onlar da çoluk çocuk sahibi olacaklar ve hep birlikte mutlu bir şekilde hayatlarını burada yaşayacaklar.
Bizim önceliğimiz bu, bizim gayemiz bu. Çünkü aile bizim kutsalımızdır. Hem İslam öncesi Türk toplumunda ve özellikle de biz Türklerin İslam'la şereflendiği günden bugüne de aile bizim kutsalımız olmuştur. Aile olmazsa toplum olmaz. Toplum olmazsa millet olmaz. Millet olmazsa devlet olmaz. Devlet olmazsa insan hür, bağımsız ve refah içerisinde yaşayamaz. Onun için devletimizi de, vatanımızı da, ülkemizi de, milletimizi de kimseye yedirmedik ve yedirmeyeceğiz.
CUMHUR İTTİFAKI, BAKANLIKLAR VE BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI
Kıymetli kardeşlerim, tabii bu hizmetlerde, biraz önce de söyledim, eğer bir mesele Cumhurbaşkanımızdan çözülmesi gerekiyorsa onun desteğini istiyoruz. Biraz önce belediye başkanımız ifade etti. Çevre, Şehircilik Bakanımız, kıymetli kardeşimiz Murat Bey gerçekten tüm belediyelere olduğu gibi bizim belediyelerimize de her kapısını çaldığımızda gereken her türlü desteği verdi. Ulaştırma Bakanımız, Enerji Bakanımız, diğer bakanlarımız da, İçişleri Bakanımız; yani hangi bakanımız olsa bir talebimiz olsa bizi asla geri çevirmediler. Keza devlet bürokrasisi de öyle. Dolayısıyla da biz evelallah her kapıyı açtık, açacağız ve Salıpazarı'na lazım olan hizmetleri buraya getireceğiz.
Büyük Birlik Partili belediyeler; başta Sivas İl Belediyemiz olmak üzere, 14 ilçe belediyesi ve 5 belde belediyesiyle birlikte seçimlerden çıktığı sayıyla yoluna kararlı bir şekilde devam etmektedir. Tabii bu başarının en önemli mimarları belediye başkanlarımızdır. Tıpkı Refahattin Başkanımızda olduğu gibi; temizdirler, dürüsttürler, ahlaklıdırlar, çalışkandırlar, vatanlarına, milletlerine, devletlerine, ezan ve bayraklarına bağlıdırlar. Şimdi işte her gün televizyonlarda görüyoruz. Yolsuzluklar, hırsızlıklar, ahlaksızlıklar; teferruata girmek istemiyorum. Elhamdülillah, bugüne kadar hiçbir belediyemizde böyle bir yanlışa rastlanmamıştır ve rastlanmaz. Çünkü biz ülkemizi, milletimizi, inançlarımızı, kimliğimizi önceleyerek siyaset yapıyoruz ve bunları önceleyerek belediye başkanlarımız belediye başkanlığı görevlerini ifa ediyorlar ve bu temelde hareket ediyorlar. Elhamdülillah, bugüne kadar hiçbir belediye başkanımızla ilgili bırakın bir ceza muhakemeyi, bir soruşturma dahi açılmamıştır. Onun için ben hepsine, işte buradayız, Sivas Belediye Başkanımıza, işte Refahattin Başkanımıza ve diğer belediye başkanlarımıza da sizlerin huzurunda teşekkürlerimi sunuyorum.
Aynı şekilde burada Çarşamba Belediye Başkanımız var. Özellikle Terme Belediye Başkanımız var. Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz var. Onlar da hep birlikte, uyum içerisinde, Cumhur İttifakı olarak yollarına devam ediyorlar. İnşallah Çarşamba Belediye Başkanımız da en kısa zamanda Cumhur İttifakı'mızda buluşur, diyor; kendisine de başarılar diliyorum.

SAHİPSİZ SOKAK KÖPEKLERİ MESELESİ
Kıymetli kardeşlerim. Tabii gündemde olan bir iki konuyu da söyleyip çok da sizi sıcağın altında tutmak istemiyorum. Birincisi bu başıboş sokak köpekleri. Şimdi biz seçimlerden önce de bunu dillendirdik, toplumumuza, vatandaşımıza vaat ettik ve Allah'a şükür belediyelerimiz de bunu uygulama gayreti gösteriyorlar. Ama bizim hedefimiz ne? Bizim hedefimiz sokaklarda bir tane bile sahipsiz, başıboş köpek bırakmamaktır. Çünkü çocuklarımız okula gidiyor. Yaşlılarımız camiye gidiyor. Kadınlarımız pazara gidiyor, çalışmaya gidiyor. Sırf köpek var diye yol değiştirmek zorunda kalmamalılar. Ya da yaşlılarımız sabah erken saatlerde, özellikle sabah namazına ya da yatsı namazına, köpek korkusuyla gidememezlik yapmamalılar. Onun için mutlaka ama mutlaka bu mesele kökünden çözülmelidir.
İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi Bey, yüzde seksenini topladık, dedi. Toplandı bunların, dedi. Geriye yüzde yirmi kaldı, dendi. İnşallah önümüzdeki aylarda bu yüzde yirmi de toplanmalı ve dolayısıyla da bu sorun artık gündemimizden çıkarılmalıdır. Bu masum bir mesele değildir. Bu, hayvan sevgisiyle ya da köpek sevgisiyle açıklanabilecek, izah edilebilecek bir şey değildir. Bakın, her gün yeni bir şey çıkıyor. Mama lobileri bir taraftan. Türkiye'de her yıl mama satışları, köpek mama satışları, köpek yemi satışları yüzde yüzün üstünde artarak devam ediyor. Bunların lobileri var. Bunlar dernekleri destekliyorlar ve sürekli sahipsiz köpeklerin sokaklarda olmasını istiyorlar. İşte en son ne çıktı gazetelerde, sosyal medyada? Sahipleniyorlar ve ondan sonra tekrar sokağa bırakıyorlarmış. Yani sahiplenmiş gibi yapıp tekrar sokağa bırakıyorlar. Yani bu vicdansızlıktır, bu kabul edilemez. En son Van'daki küçücük yavrumuz onlarca köpek tarafından parçalanarak öldürüldü arkadaşlar.
Onun için biz diyoruz ki biz elbette yaratılanı severiz, Yaradan'dan ötürü. Ama öbür taraftan şunu da unutmayacağız: İnsan, yaratılmışların en şereflisidir. Onun için önceliğimiz yaratılmışların en şereflisidir. Dünyadaki bütün diğer canlılar ve efendim cansızlar insan için yaratılmıştır. Çünkü dünya insanlık içindir. Diğer taraftan biz aynı zamanda "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." diyen Şeyh Edebali'nin izinden giden kardeşleriyiz, evlatlarıyız, torunlarıyız. Onun için bu sahipsiz sokak köpekleri meselemizde başta kendi belediyelerimize sesleniyorum ki biz bunu hemen hemen tamamen çözdük. Ve diğer bütün belediyelere sesleniyorum. Bazı partilerin, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi, baştan bu kanuna da muhalefet etti, biliyorsunuz. Bu kanuna da muhalefet etti. Ama hepsine sesleniyorum ki bu mesele kökünden çözülmeli ve sokaklarımızda sahipsiz köpekler çocuklarımıza, kadınlarımıza, yaşlılarımıza saldırmamalıdır.
Belediyelerimiz, kaymakamlıklarımız, valiliklerimiz imkânları ölçüsünde bunları toplamaktadır. Yeterli barınakları olmayanlar da toplanıp mutlaka ama mutlaka uyutulmalıdır. Bunu da açıkça ve mertçe söylüyoruz kardeşim. Bakın, biz 2009'da Sivas Belediyesi'ni aldık. Bin 100 sahipsiz köpek vardı. 2 bin kapasiteli hayvan barınağı yaptık. On sene sonra tekrar geldik. 11 bin köpek olmuş. Nasıl yapacaksın bunu? Bu da bir maliyet. Belediyelerin çoğunun bütçesi ortada. Birçoğu borçlu belediyelerimizin, hatta bazıları elhamdülillah bizim böyle bir belediyemiz yok ama duyuyoruz, görüyoruz, işçi maaşlarını ödemekte zorlanıyor. Nasıl binlerce hayvan için saldırgan köpek için barınak yapacak ve onu her gün besleyecek? Devletin bütçe vermesi lazım. Devlet bütçesi nasıl verecek? Emeklisine geçtiğimiz Ramazan ayında ikramiyeyi dört bin liradan beş bin liraya çıkarmayan bir Maliye Bakanımız var. Nasıl olacak yani? Emekliye bin lira arttırılmamış. Nasıl yani milyonlarca köpeği her gün mamayla beslemeye nereden para harcanacak? Bunları ben açıkça dile getiriyorum. Onun için imkânı olan belediyelerimiz toplasın, kaymakamlıklarımız, valiliklerimiz toplasın. Elbette ki hiçbirimiz cana kıyılmasından yana değiliz. Böyle imkânı olmayan bir yerde de elbette Atatürk'ün ta 1930’larda çıkardığı kanunun harfiyen uygulanmasında da fayda olduğunu söylüyorum. Bu bahsi de burada kapatıyorum. Evet, belediyelerimizi de diğer hizmetleriyle birlikte bu yönde de vatandaşımızı koruyarak çalışmalarını sürdürdükleri için kendilerini de tebrik ediyorum.
AİLE, SOSYAL HİZMETLER VE KADINLARA DESTEK
Kıymetli kardeşlerim, değerli Salıpazarlılar. Şimdi biraz önce ifade ettim. Aileden bahsettik. Aile olmazsa olmazımız, dedik. Onun için bizim burada altyapı, üstyapı, hizmet binası; bütün bunları yaparken asla ihmal etmeyeceğimiz ve birinci sırada tutacağımız, ön planda tutacağımız şey de sosyal hizmetler ve sosyal yardımlardır. Ailenin dağılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Gençlerimizin evlenmesini teşvik edeceğiz. Gençlerimizin çalışması için yeni istihdam alanları, yani iş yerleri yapılmasına öncelik vereceğiz ki gençlerimiz işini bulabilsin, evlenebilsin ve mutlu bir yuva kursun.
Bunun için kadınlarımıza gerekli kolaylıkların sağlanması gerekiyor. Daha önce de ifade ettim. Buradan da ifade ediyorum. Kadınlarımız, özellikle üç çocuk sahibi olan kadınlarımız, mutlaka ama mutlaka devletten düzenli bir maaş almalıdır. Ki hem çocuklarına iyi bakabilsin hem diğerlerine iyi örnek olabilsin. Çalışan kadınlarımıza kolaylık sağlanmalıdır. Onlar bir saat işe geç gelmeli ve bir saat erken gitmelidir. Bunu da kendi belediyelerimize de tavsiye ettiğimi başta burada açıkça ifade ediyorum. Biz kendi parti genel merkezimizde bunu uyguluyoruz. Dolayısıyla da bunları yapmadan, yani sadece sözle bu mesele çözülmez. Aileyi kurtaramayız. Çocuk sayımızın düşüşünü engelleyemeyiz.
Devletimizin, hükûmetimizin, Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde attığı adımlar var. Aile Bakanlığımızın attığı adımlar var. Elbette ki bunları takdir ediyoruz. Ama görüyoruz ki yetersiz kalıyor. Eğer yetersiz kalmasaydı nüfusumuz oranı, yani çocuk sayısı, 3.1’lerden 1.4’lere düşmezdi. Onun için daha somut, daha gerçekçi adımlar atılmalı. Aile kurumumuz, evlenecek gençlerimiz mutlaka ama mutlaka en üst düzeyde desteklenmelidir.

TERÖRLE MÜCADELE VE PAZARLIKSIZ SÜREÇ VURGUSU
Kıymetli kardeşlerim, değerli Salıpazarlılar. Ülkemiz kırk yılı aşkın bir süre terörle mücadele etti. Binlerce şehit verdik. On binlerce insanımız hayatını kaybetti. Şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyorum. Ruhları şad olsun, mekânları cennet olsun. Hayatını kaybeden gazilerimizi de rahmetle yâd ediyorum. Hayatta olanlara da sağlıklı ömürler diliyorum. Milletimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Onların hakları ödenmez. Şehitlerimizin hakkı ödenmez. Şehit annelerinin, babalarının, kardeşlerinin hakkı ödenmez. Elhamdülillah devletimiz de şehitlerimizin geride kalan ailelerine ve gazilerimize sınırsız bir şekilde neredeyse sahip çıkmakta ve destek vermektedir. Türkiye büyük bir devlettir ve elbette ki şehidine, şehit yakınına, gazisine sahip çıkacaktır ve çıkmaktadır.
Tabii hepimiz istiyoruz ki terör bitsin. Hepimiz istiyoruz ki Türkiye terörsüz olsun. Ve şu anda elhamdülillah zaten terörsüz bir Türkiye var. Bunu da sağlayan, elbette geçmişte de büyük mücadeleler verilmiştir ama bunu da sağlayan bu iktidar ve Cumhur İttifakı olmuştur. Haklıya hakkını teslim etmek gerekir. Özellikle silahlı kuvvetlerimiz, polislerimiz, güvenlik korucularımız büyük bir mücadele vermişlerdir. Ve elbette ki biz, biraz önce de ifade ettiğim gibi, devletimiz niye trilyonlarca dolarını terörle mücadeleye ayırsın? Bakın, bizim iç dış kamu özel toplam borcumuz 550 milyar dolar. Bunun dört katını, 2 trilyonun üzerinde bir parayı terörle mücadeleye harcamışız. Elbette bu bitsin istiyoruz. Ama bu bitsin derken PKK'nın, PKK'nın uzantılarının haksız, hukuksuz, efendim, pervasız, devletin varlığına yönelen, ülkenin bütünlüğünü sarsacak, milletin kardeşliğini bitirecek taleplerine de evet ya da eyvallah diyecek değiliz.
Pazarlıksız, şartsız, müzakeresiz bir sürece hepimiz evet deriz. Neydi? Silahlar bırakılacaktı. Şartsız. Sadece Türkiye'deki PKK değil, Suriye'deki, İran'daki, Irak'taki; her yerdeki bırakacaktı. Bıraktı mı? Hayır. Kendini feshedecekti. Etti mi? Hayır. Şimdi ne diyorlar? Önce yasaları çıkarın, anayasayı değiştirin, sonra bırakırız, diyorlar. Sonra kendimizi feshederiz, diyorlar. Devletimiz de, ittifakımız da, hükûmetimiz de, biz de, milletimiz de ne diyor? Önce sen şartsız, pazarlıksız silahı bırakacaksın. Hepsini, her yerde. Türkiye'de, Suriye'de, Irak'ta, İran'da; her yerde. Sonra bütün unsurlarını feshedeceksin. Yani Türkiye'dekini de, yine İran'dakini de, Irak'takini de, Suriye'dekini de feshedeceksin. Avrupa'daki bürolarını da kapatacaksın. Ondan sonra ben elbette ki benim milletimin bir talebi varsa elbette ki bunu otururum, konuşurum ve anayasa değişikliği gerekiyorsa yaparım, yasa değişikliği gerekiyorsa yaparım. Ama bunu PKK'yla müzakere ederek, bebek katilinin ya da Kandil'deki Karayılanların talebidir diye yapmam.
DİYARBAKIR, BAYRAK VE BÖLÜCÜLÜK ELEŞTİRİSİ
Şimdi bakın, en uysallarından gözüküyor değil mi? Eski Mardin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili. Diyarbakır'da takımın adı Diyarbakırspor'du. Şimdi oldu başka bir şey. Peki bu Türk ismi mi? İslam ismi mi? Hatta Kürtçe mi? Değil. Peki niye Diyarbakır yerine başka bir şey tercih ediyorlar? Eğer bölücülükten vazgeçtiyseniz, terörden vazgeçtiyseniz, teröristlik yapmaktan vazgeçtiyseniz Diyarbakır'ın hangi harfi sizi rahatsız etti? Neresi diyeceğim de hangi harfi sizi rahatsız etti? Yani Diyar-ı Bekir'in neresi rahatsız etti sizi kardeşim? Kardeşim de değiller de lafın gelişi söylüyorum.
Daha da önemlisi bakın, dün kutlama yapıyorlar. Diyarbakır'da. Meydana bütün PKK ve PKK sevenleri, sempatizanlarını, terör sevicileri doldurmuşlar ve PKK'ya yazılan şarkılarla, türkülerle, onları öven türkülerle kutlama yapıyorlar. Biz sizin hangi samimiyetinize güveneceğiz ya? Hangi? Ve bir tane Türk bayrağı yok. Bir tane Türk bayrağı yok. On binlerce insandan bir tanesinin elinde Türk bayrağı yok. Nevruz kutlamasında da yoktu. Eline ay yıldızlı al bayrağı almaktan kaçan, almayan, onun yerine başka bayraklar, paçavralar alanlarla biz nasıl kardeş olacağız, nasıl anlaşacağız? Nasıl iç cepheyi güçlendireceğiz? Bunların niyeti bozuk, amacı farklı.
Ve işte dün o kutlamadan çıkarken eski Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı, ismini söylemiyorum. Çünkü o isim ona yakışmıyor. Madem Diyarbakır'ın adını değiştirdin, adını soyadını da değiştir kardeşim. Adını soyadını da değiştir. Ahmet, Mehmet size yakışmıyor. Türk soyadı size yakışmıyor. Yakışmıyor. Bölücülere yakışmıyor. PKK'lılara yakışmıyor. Selahattin ismi yakışmıyor. Çünkü bu isimler devlete, millete, dine büyük hizmet vermiştir geçmişte, bu isimler. Bunlar bölücülük yapıyor. Bunlar hainlik yapıyor. Rengini şehitlerimin kanından alan Türk bayrağını eline almayanla ben kardeş olmam kardeşim. Önce bayrağı alacak.
Ve çıkışta diyor ki: Kürdistan'ın diyor, bakın ülkeyi bölmüşler, haberimiz yok. Tırnak içinde Kürdistan'ın diyor, bir takımı diyor Süper Lig'e yükseldi, diyor. Mutluyuz, diyor. Mutluyuz, diyor. Ben de dün açıkladım sosyal medyadan, burada da bir kere daha söylüyorum. Ne Kürdistan'ı? Burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. Kürdüyle, Türkmeniyle, Alevisiyle, Sünnisiyle Büyük Türk milletinin devletidir. Beğenmiyorsan gidersin. Hangi devletin, hangi bayrağın altında yaşamak istiyorsan orada yaşarsın.
Evet, bu hadsizlere elbette ki hadsizliklerini bildiririz. Cevaplarını da veririz. Devletimiz hukuk içinde merhamet yönünü de gerektiğinde kullanarak mücadelesini vermektedir. Ama biz siyasetçiler olarak elbette bunları cevapsız bırakmayacağız. Meydanı bunlara bırakmayacağız. Devletimizi de, ülkemizi de, milletimizi de, insanımızı da, hangi etnik kökenden, hangi mezhebi anlayıştan olursa olsun insanımızı da, ezanımızı da, bayrağımızı da bunlara yedirmeyeceğiz. Bunlara yem etmeyeceğiz. Gerektiğinde anladıkları dilden de konuştuk ve konuşmaya devam edeceğiz.

KARADENİZ'E VE SALIPAZARI'NA TEŞEKKÜR
Kıymetli kardeşlerim, Karadeniz, Samsun, Salıpazarı; her zaman devletinin varlığının, ülkesinin bütünlüğünün, milletinin kardeşliğinin, ezanının ve bayrağının yanında durmuştur. Onun için sizlerin her biri bizler için gurur vesilesisiniz. Bizler için kıymetlisiniz, bizler için değerlisiniz. Sizlere şahsım, camiam ve büyük Türk milleti adına şükranlarımı sunuyorum. İyi ki varsınız ve Allah'ın izniyle de hep var olacaksınız.
HİZMET BİNASI TEMEL ATMA TÖRENİ
Kıymetli kardeşlerim, bugün burada en başta toplanmamızın sebebi elbette ki belediyemizin yeni hizmet binasının temel atma töreni ve diğer hizmetlerimizin hem açılışı, hem başlangıcı, hem teşekkürü; bütün bunları burada gerçekleştiriyoruz. Ben bir kere daha belediye başkanımız Refahattin Bey'e çalışkanlığı için, hizmetleri için, ekibiyle birlikte hem şahsım, hem camiam, hem tüm Salıpazarı adına da teşekkür ediyorum. Tabii belediye binamızı görüyorsunuz. Gerçekten hizmet vermekten çok uzak. Çok dar, çok küçük ve bir belediye hizmet binası niteliğinde değil. O evsafa sahip değil. Bugüne kadar yapılamamış. İmkân olsaydı yapılırdı. Ama yapılamamış.
Ve bugün inşallah bu yeni belediye hizmet binamızın temelini burada atacağız. Ve belediye başkanımız Refahattin Başkan söz verdi, burada da 15 ay sonra da inşallah açılışını gerçekleştireceğiz. Biz de yine vermemiz gereken her desteği kendisine, belediyemize, Salıpazarı'na Allah'ın izniyle vereceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle siz kıymetli misafirlerimizi, kıymetli protokolü, kıymetli Salıpazarlıları, çevre ilçelerden ve Samsun'dan gelen kardeşlerimizi bir kez daha şahsım, camiam adına şükranla selamlıyorum. Hepinizi Cenab-ı Hakk'a emanet ediyorum. Bu yeni hizmet binamızın temel atma töreninin, diğer yaptığımız hizmetlerin hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum. Sağ olun, var olun, Allah'a emanet olun. Allah yar ve yardımcımız olsun, diyorum."

SALIPAZARI BELEDİYE BAŞKANI SAYIN REFAHATTİN KARACA:
"Çok değerli Sayın Genel Başkanım, Sayın İlçe Kaymakamımız, Sayın Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz, Sayın Çarşamba Belediye Başkanımız, Sayın Terme Belediye Başkanımız, sivil toplum kuruluşlarının çok değerli temsilcileri, Salıpazarımızın Muhtarlar Derneği Başkanı ve muhtarlarımız, siyasi partilerimizin ilçe başkanları ve il başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, hanımefendiler, beyefendiler, sevgili gençler; hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Bugün çok özel bir günümüz. Tabii bugüne kadar gelen bütün belediye başkanlarımız; başta rahmetli Nami Yıldırım amcamız, peşinden Hüseyin Akbulut amcamız, peşinden Nazif Güler abimiz, amcamız, yine Hakk'a yürüyen Hasan Düzenli abimiz, başkanımız; bunlara Hakk'a yürüdükleri için buradan Yaradan'dan rahmetler diliyorum. Hayatta olan Cavit Yıldırım abim, Halil Akgül kardeşim, arkadaşım; onlara da bu hayatlarında hayırlı ömürler, bereketli ömürler diliyorum.
Biliyorsunuz, bizim ilçemiz 1973 yılında belde olmuştu. O zamanın şartlarında rahmetli Hasan Düzenli abimiz 1984 yılında şu an hizmet gören belediyemizin temellerini atmıştı. O zaman beldenin nüfusu 2747. Akabinde 1988 yılında ilçemiz Salıpazarı olarak idari olarak ilçe statüsüne getirildi ve o zamanda 7.200 nüfusa ulaştı. Şu an ise 2012 yılında Büyükşehir Yasası'yla beraber büyükşehir kapsamına alındı ve 20.000 nüfusa ulaştı.
Belediyemizin fiziki yapısının insanlarımıza bugünün şartlarında hizmet edemeyeceğinin farkına vardık. Ve burada çok değerli arkadaşlarımızla, çalışma arkadaşlarımızla, belediye meclis üyesi arkadaşlarımızla, Fen İşleri Müdürlüğümüzle istişare ederek bir belediye binası yapalım, dedik. Tabii burada bu belediye binasını temelini atacağımız yerde otel niyetiyle yapılmış ancak son zamanlarda hastane olarak hizmet yapıyordu. İnceledik, baktık; hastanenin imar edilecek, düzeltilecek bir yanı yok idi. Çatısı çökmüş, betonları patlamış. Ve Çevre İl Müdürlüğümüzle istişare edilerek, Sayın Kaymakamımızın da bize destekleriyle beraber, buranın belediyemize tahsis edilmesi ve bugün burada inşallah belediyemizin de temelini atmak üzere burada güzel bir, günün şartlarına uygun, çok güzel bir belediye binamızın projesini yaptık.
Ve akıllı bir bina. Biliyorsunuz, önceki binamızda asansörümüz yoktu. Kaloriferleri zaten taktırmadık, çünkü burayı boşaltacağız diye. Güzel, üstünde elektrik, yani gaz projesiyle beraber 2800 metre alanı olan, 3700 metre alana inşaatı başlayacak olan arsaya inşaatı başlayacak olan bir belediye binası yapacağız. Evet, burada ilçemize katma değer katacak. İlçemizin vizyonunu artıracak. Bu gibi binaların akıllı bina olması ve beyaz masanın kurularak bütün hemşehrilerimizin zamanında işlerini yapacakları, işlerini görecekleri en yakın kurum olan belediye, belediye hizmetlerinden yararlanması için her türlü gayreti gösterecek bir sistemi oluşturacağız. Burada nikâh salonu, kültür salonu, bunun yanında kütüphane, belediye meclis toplantı odaları yapılarak güzel bir şekilde insanımıza yüz yıl hizmet edecek durumda bir bina yapmaya gayret gösteriyoruz. Binamızı 15 ay içerisinde bitirmeyi planlıyoruz.
Tabii bu binanın, yani binanın projenin hazırlanmasında bize yardımcı olan çok güzel kardeşlerimiz var. Bunların burada adını söylemekten şeref duyarım. İlhan Arkan kardeşim bizim proje danışmanımızdı ve arkadaşlarıyla beraber, ofisiyle beraber bu binanın projelerini yaptılar. Ve burada yine ben belediye personelimizin, Fen İşleri Müdürlüğümüzün bu konudaki gayretleri, onlar için teşekkür ediyorum. Burada bütün çalışanlarımız, bütün emekçi kardeşlerimiz A'dan Z'ye; sokaktaki temizlik işlerinde çalışan emekçi kardeşlerim, sahada, kaldırımda çalışan emekçi kardeşlerim, müdür arkadaşlarım, daire amirlerim; bunların hepsine teşekkür ediyorum. Yani bu işler hep beraber el birliğiyle yapılan işler, imece usulü yapılan işler. Ben burada bütün Salıpazarlılar huzurunda, Genel Başkanımın önünde, Sayın Kaymakam'ın önünde, bütün dostlarımın önünde bütün çalışan arkadaşlarıma, belediye meclis üyesiyle beraber, üyelikleriyle beraber bütün çalışanlarıma çok teşekkür ediyorum.
İyi bir ekip oluşturduk, iyi bir çalışma grubu oluşturduk. Salıpazarımızın sorunlarını elimizden geldiği kadar çözmeye çalışıyoruz. Burada Gencay İnşaat bize hiçbir bedel almadan buraların düzenlenmesine ve altyapının hazırlanmasına yardımcı oldular. Ben Gencay İnşaat sahibi Şaban Top kardeşime çok teşekkür ediyorum. Sayın Genel Başkanım, bütün yaptığımız hizmetlerde imzanız var. Ben buradan sizin aracınızla yine Şehircilik Bakanımız Murat Kurum Bey'e çok teşekkür ediyoruz. Bizi gittiğimizde hep karşıladılar, bize yardımcı oldular. İlçemizin kalkınmasında, ilçemizin altyapı hizmetlerinde, ilçemizin daha güzel ileri gitmesinde bizlere yardımcı oluyorsunuz. Bu yardımlarınızın devamını diliyoruz. Ve Kaymakam Bey'le beraber burada çalışıyoruz. Buraların inşasında, hizmetinde bize her türlü bürokratik destekleri oldular. Ben teşekkür ediyorum. Bütün paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Buradan çok heyecanlıyım, çok şey söyleyemiyorum. Ben hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Atacağımız temelin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Kısa zamanda da siz değerli, çok değerli Salıpazarlı hemşehrilerimizin en yakında hizmetlerine sunmalarını diliyorum. Allah'a emanet olunuz, var olunuz, sağ olunuz. Buraları şereflendirdiniz. Hepinize teşekkür ediyorum."
SAMSUN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI SAYIN NİHAT SOĞUK:
"Çok saygıdeğer Büyükşehir Belediye Başkanımız il dışında. Sizlere selamı var Sayın Genel Başkanım. Güzel Samsun'umuza hoş geldiniz. Güzel ilçemiz Salıpazarı'na hoş geldiniz. Şerefler verdiniz. Sayın Kaymakamım, belediye başkanlarım, kıymetli Salıpazarı hemşehrilerim; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Tabii Refahattin Başkanımın heyecanını gayet yakinen anlamış olduk. Salıpazarlı hemşehrilerim de başkanımızın heyecanını paylaşmak üzere alanda yerlerini aldılar. Bu güzel mekânda bu güzel eseri inşallah sizin de şahitliğinizde bugün temeli atılarak güzel ilçemiz Salıpazarı'na hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyor, kazasız belasız tamamlamayı Yüce Mevla'dan niyaz ediyor, tekrar hoş geldiniz Sayın Genel Başkanım. Hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Allah'a emanet olun, diyorum. Allah hayırlı uğurlu eylesin efendim."
SALIPAZARI KAYMAKAMI SAYIN AHMET FARUK BEYAZIT:
"Sayın Genel Başkanım, çok kıymetli belediye başkanlarım, Büyükşehir Belediye Başkan Vekilim, çok kıymetli protokol üyeleri, siyasi partilerimizin ve sivil toplum kuruluşlarımızın çok değerli temsilcileri, sevgili Salıpazarlı hemşehrilerimiz; bugün burada ilçemizin vizyonunu genişletecek, vatandaşlarımıza daha hızlı ve daha konforlu hizmet sunulmasına vesile olacak Salıpazarı Hizmet Binası Temel Atma Töreni'ne hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Sözlerime başlarken sizleri en kalbî duygularımla, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.
Tabii devletimizin en temel gayelerinden bir tanesi de hiç şüphesiz kamu hizmetlerini vatandaşlarımıza en hızlı ve en kaliteli şekilde ulaştırmaktır. Bu bağlamda yerel yönetimlerimiz, vatandaşlarımızla devlet arasında kurulan en güçlü köprüdür. Tabii belediye binaları, tıpkı hükûmet konaklarında olduğu gibi, sadece bir betonarme yapı değil; aynı zamanda o ilin, o ilçenin vizyonunu, kurumsal kimliğini ve vatandaşlarımıza sunulan kamu hizmetinin somutlaştığı mekânlardır. Bu vesileyle bugün burada siz değerli Salıpazarı hemşehrilerimizin huzurunda yeni belediye hizmet binasının temel atma töreni için toplanmış bulunmaktayız. Rabbim kazasız belasız bir şekilde tamamlanmasını ve kıymetli vatandaşlarımıza en güzel, en hızlı ve teknolojik altyapıya sahip bir mekânda hizmet etmeyi nasip ve müyesser eylesin inşallah.
Bu duygu ve düşüncelerle, bu hizmet binasında, bu güzel eserin ortaya çıkmasında emeği geçen başta belediye başkanımıza ve tüm paydaşlara, çiziminden inşasına kadar alın teri dökecek tüm kardeşlerimize şimdiden teşekkür ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Rabbim yeni belediye hizmet binasını hayırlı ve hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ve sizleri de en kalbî duygularımla, muhabbetle tekrardan selamlıyor, sizleri Allah'a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun."
Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici, Ankara Olağan İl Kongremizde konuştu